Sigortalı hizmet tespiti davasında eksik araştırma, soyut tanık beyanları, hak düşürücü süre ve kamu düzeni gereği resen inceleme zorunluluğunu vurgulayan Yargıtay bozma kararı.
Özet: Davacıya ait işyerinde kesintisiz sigortasız çalışmanın tespiti istemiyle açılan davada, yerel mahkemenin tanık beyanlarına dayalı olarak kısmen kabul ettiği kararın, eksik araştırma, soyut delillerle yetinilmesi ve usul eksiklikleri barındırdığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmiştir; zira kamu düzenini ilgilendiren bu tür hizmet tespiti davalarında, hak kayıplarını önlemek adına mahkemenin resen araştırma yaparak, davacıyla birlikte çalışanlar, komşu işverenler, sigorta müfettişi incelemeleri gibi tüm somut verileri toplaması, davacının diğer işyerlerindeki çalışmalarını ve mevsimlik çalışma olup olmadığını irdeleyerek hak düşürücü süre yönünden de değerlendirme yapması gerektiği, böylece uyuşmazlığın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde çözümlenmesi esastır.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:966-1026Dava, davacının davalıya ait işyerinde 1991/3. dönem ila 01.08.2009 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Yasanın █████ maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.Eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre, hüküm kurulmuş ise de, tanıkların da işveren aleyhine davaları bulunduğu, çalışma olgusu konusundaki beyanları, soyut nitelikte olup herhangi bir somut veriye dayanmadığı, gösterilen tüm tanıkların dinlinilmediği görülmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, mevsimlik çalışma dışında ara verip vermediği araştırılmalı, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.Davacının, tespite konu dönemde başka işyerlerinde de çalışması mevcuttur. Bu işyerlerinin davalı işyeri ile irtibatı araştırılarak çalışmanın başka işyerlerine ait olması halinde burada kayıtlı sürelerin dışlanması gerekir. Ayrıca 506 sayılı Yasanın █████. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Anılan hükme göre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren (= işyerinden ayrıldıkları yılın sonundan itibaren) 5 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeye başvurarak dava açtıkları ve iddialarını kanıtladıkları takdirde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalı hizmet olarak değerlendirilir. Öte yandan, çalışma ilişkisinin kesintisiz biçimde sürdüğü durumlarda; bir başka anlatımla blok çalışmanın varlığı halinde ise, bildirim dışı çalışmalara ilişkin iddia yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, blok çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınmalıdır. Davacının mevsimlik dönem dışında, çalışmaya ara vermesi varsa hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılmalıdır.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile, yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Pet. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.