İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine ödenen sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili davasında alt işverenin sorumluluğunun tespitinde asıl işverenin kusurunun ve 506 sayılı Kanun madde 10un eksik değerlendirilmesi nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Bir iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili davasında, Yargıtay, alt işverenin sorumluluğu değerlendirilirken, 506 sayılı Kanunun 10. maddesindeki kusursuz sorumluluk ilkesi gereği, dava dışı asıl işverene verilen kusurun da davalı alt işverenin toplam sorumluluk oranına dahil edilmesi gerektiğini, hakkaniyet indiriminin ise sadece sigortalının müterafik kusuru oranında yapılabileceğini ve bu orandan az olması gerektiğini belirterek, alt işverenin %90 kusurlu kabul edilmesi gerektiği yönünde karar verilmeyen ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:761-736Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Dava, davalı alt işveren Şirkete ait işyerinde 01.06.2006 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26.maddelerine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, dava konusu iş kazasının oluşumunda dava dışı asıl işveren Şirket’in %40,davalı alt işveren Şirket’in %40 ve sigortalının %20 kusurlu bulunması, giderek, iş bu davada asıl işveren Şirket yönünden teselsüle dayanılmamış olması nedeniyle, davalı alt işverenin sorumluluk oranı 506 sayılı Yasanın 10.maddesi ile birlikte toplam %50 alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı alt işveren Şirket’in 506 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. Hakkaniyet indirimi yapılırken sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması halinde, 26. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.Somut olayda, hükme esas kusur raporuyla davalı alt işveren Şirketin %40, dava dışı asıl işveren Şirketin %40 ve sigortalının %20 kusurlu bulunması nedeniyle, dava dışı asıl işveren Şirket yönünden teselsül hükümlerine dayanılmamakla birlikte, davanın yasal dayanağını oluşturan ve kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 506 sayılı Yasanın 9 ve 10. maddelerinin varlığı karşısında, sadece sigortalıya verilen kusurdan Borçlar Kanunu 43 ve 44.maddeleri gereğince hakkaniyet indiriminin mümkün bulunması nedeniyle, davalı alt işveren Şirket’in toplam kusurunun %90 alınarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, teselsül hükümlerine dayanılmadığından bahisle, dava dışı asıl işverene verilen %40 kusur payının, davalı sorumluluğu dışında tutulması isabetli görülmemiştir.Anılan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.