İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, teslim edilmeyen ayakkabılar karşılığı çek bedeli borçluluğunun tespiti ve istirdat talepli menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi ret kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalıya verdiği çek karşılığında beklediği ayakkabıların teslim edilmemesi üzerine, çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti veya ödenen çek bedelinin istirdadı talebiyle menfi tespit davası açmış; davalı ise taraflar arasında doğrudan ticari ilişki olmadığını, söz konusu çekin üçüncü taraf şirketler arasındaki karmaşık takas ve borç öteleme işlemleri sonucu el değiştirdiğini, davacının ve çeki keşide edenin aslında birbiriyle bağlantılı şirketler olup, başka bir şirketten tahsil edemedikleri alacaklarını haksız yollarla davalıdan talep ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiş, ilk derece mahkemesi bu iddialar ışığında davayı reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin perakende ayakkabı satışı yapan işyeri sahibi olduğunu, davacı ve davalının toptan ayakkabı alım satımı hususunda anlaştığını, bu analaşmaya binaen davacının davalıya ... Bankası AŞ Tahtakale Şubesine ait keşidecisi ... Paz. Ltd. Şti., lehtarı ... San. ve Tic. AŞ olan ... no'lu, █████/2018 keşide tarihli, 63.900,00 TL bedelli çeki teslim ettiğini, ancak bugüne kadar davalı yanca müvekkiline teslimi gereken ayakkabıların teslim edilmediğini, bu hususun müvekkiline ait ticari defter kayıtları ile de sabit olduğunu ileri sürerek, dava konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.09.2018 tarihli dilekçesi ile, dava konusu çekin ödendiğini belirterek istirdat talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının taraflar arasında mal alım satım konusunda ticari ilişki bulunduğu iddiasının yerinde olmadığını, davalı ve davacı tarafın faaliyet konusunun tamamen farklı olduğunu, davacının malın teslim edilmemesi nedeniyle davaya konu olan çekin karşılıksız kaldığı şeklindeki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği toptan ayakkabı alım satım sözleşmesinin davacı tarafla fiili ve organik bağ içerisinde olan ... Paz.San ve Tic.Ltd.Şti.ve ... ayakkabı- ... arasında akdedildiğini, davalı müvekkilinin dava dışı ... ayakkabı-...'ten olan alacağına karşılık keşidecisi dava dışı ... Paz.San ve Tic.Ltd.Şti.olan 31.06.2018 keşide tarihli lehtarı ... ayakkabı -... olan, 70.000 TL bedelli bir adet çek aldığını, davalının da borcuna karşılık bu çeki dava dışı ... San.Tic.AŞ'ye cirolayarak verdiğini, ... San ve Tic.Ltd.Şti.yetkilisi ...'in davalı yetkilisini arayarak keşidecisi olduğu yukarıda bahsedilen çekini ekonomik sıkıntılar nedenyle ödeyemeyeceğini, çeki ötelemesini ve bunun karşılığında çek kime cirolandı ise geri almasını, karşılığında ise eldeki davaya konu çeki ve 10.000 TL nakit para ve vade farkı olarak da 3900 TL verebileceğini bildirdiğini, davalı müvekkilinin farklı keşidecisi olan bir çeki almasının mümkün olmadığını bildirmesi üzerine dava dışı ... San ve Tic.Ltd.Şti.yetkilisinin geri almak istediği ve yerine teklif ettiği çekin keşidecisi şirketin kendisine ait olduğunu, gizli fiili ortağı olduğunu şifahen bildirdiğini, bunun üzerine davalının 3900 TL vade farkı, 10.000 TL hesaba EFT yapılan nakit para ve dava konusu çeki aldığını, bunun karşılığında davalının da 3900 TL vade farkını ve 10.000 TL nakit parayı ... AŞ'ye EFT yaptığını, dava konusu çeki dava dışı ... San.Tic.AŞ'ne iade ettiğini, karşılığında ... San.Tic.AŞ'nin takasa verip yedinde ve zilyetliğinde bulundurduğu diğer, dava konusu olmayan 70.000 TL bedelli bir adet çeki geri alarak ... Paz.San ve Tic.Ltd.Şti.yetkilisine teslim ettiğini, görüldüğü üzere müvekkili davalı ile davacı arasında dogrudan ticari ve hukuki bir ilişki olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının dava dışı ... ayakkabı-...'ten olan ticari ilişkisine konu ayakkabıları, bu şahısın borca batık olması ve piyasada borçlarını ödemede acz halinde olması nedeniyle alamadığını, davacının davaya konu teslim edilemeyen mallar kadarki maddi zararını tahsil edemediğinden davalının ekonomik durumunun iyi olmasını fırsat bilerek ve davalıdan haksız şekilde tahsil etme cihetine gitmeye çalıştığını, dava dışı ... Paz.San ve Tic.Ltd.Şti. ve davacı şirketin faaliyet ve iştigal konularının muhasebe kayıt ve defterlerini tutan mali müşavirleri ve faaliyet adresleri de eşleştiğini her iki şirket adreslerinin sadece kapı numaralarının farklı olduğunu, her iki şirket arasında fiili ve organik bağ olduğunun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi çıktılarından da anlaşılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, davacı yanın bedelsizlik iddiasına dayanarak, dava konusu çekten dolayı davalı yana borçlu olmadığının tespitine ilişkin Menfi Tespit davası olduğu, bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı, celbi talep olunan tüm belge ve kayıtların getirtilerek dosyamız arasına katıldığı, davacı ve davalı yan defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporları alındığı, davaya konu somut olayda, uyuşmazlığa konu çekin kambiyo senedi niteliğinde olduğu ve kambiyo senetlerinin de sebepten mücerret olduğu, çekteki keşideci imzasına itiraz etmeyen davacının, dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak davacı yanın bu iddiasını alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yazılı delillerle ispat edemediği, iş bu kerre davacı vekili tarafından, █████/2020 tarihli celsede, yemin deliline dayandıkları ve yemin metnini hazırlamak ve karşı tarafa tebliğ ettirmek üzere süre verilmesinin talep edildiği, aynı celsede davacı vekiline, usulüne uygun olarak yemin metnini hazırlayarak karşı tarafa tebliğ ettirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından yemin metninin hazırlandığı, mahkememize sunulduğu ancak yemin metninin HMK 225. Maddesindeki usullere uygun olmadığının anlaşıldığı ve davacı vekiline muhtıra çıkartıldığı ve usulüne uygun olarak yemin metnini hazırlayarak karşı tarafa tebliğ ettirmek üzere yeniden 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından yeniden yemin metni hazırlandığı, davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisi ... tarafından, █████/2021 tarihli celsede yeminin ifa edildiği, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, bedelsizlik iddiasına dayanarak açılan iş bu menfi tespit davasında ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını usule uygun yazılı delillerle ispat edemediği, yemin deliline dayanıldığı, yeminin de davalı yanca ifa edildiği anlaşıldığından, davacı yanca ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıya verilen çekin avans niteliğinde olduğunun müvekkilince usulüne uygun tutulan ticari defterlerdeki kayıtlarda belli olduğunu, hatta davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede dahi davalının davacı müvekkiline 63.900,00 TL borçlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, çekin davalının iddiasına göre dava dışı ... Ltd. Şti.'nin borcuna mahsuben alındığını, bu iddia ile birlikte artık ispat yükünün yer değiştirdiğini, hali hazırda artık davalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, çekin müvekkili tarafından ... Ltd. Şti.'nin borcuna mahsuben verildiğine dair davalı tarafça delil dosyaya sunulmadığını, mal teslimine dayanmayan davalı tarafın iddia ettiği ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, davalı tarafın çekin 3. kişi borcuna mahsuben veya çek karşılığında malın teslim edildiğine dair evrak sunulamadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2019 tarih E. ███████-1639 K. ████████ sayılı ilamının benzer olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında avans çeki olarak verildiği iddia olunan çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, avans çeki olarak verildiği iddia olunan çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının davalı şirket ile alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalının, satım konusu malları davacıya verme edimini üstlendiğini, bu kapsamda davalıya dava konusu çekin avans olarak verdiğini ancak davalının malları teslim etmediğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini istemiş, yargılama sırasında çek bedelini ödemesi sebebiyle talebinin istirdat davasına dönüştüğünü bildirmiştir.
Davalı vekili, davacı ile davalının mal alım satım ilişkisi bulunmadığını, dava konusu çekin davacı ile fiili ve organik bağı olan dava dışı ... Paz.San ve Tic.Ltd.Şti.yetkilisi tarafından davalıya verildiğini, davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur.Dava konusu çekin incelenmesinde; Çekin ... Bankası AŞ, Tahtakale Şubesine ait keşidecisi davacı ... Paz. Ltd. Şti., lehtarı davalı ... Tic. AŞ olan, ... no'lu, █████/2018 tarihli ve 63.900,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır. Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır. Poliçenin bir kredi vasıtası olmasına karşı çek, nakit para yerine ödeme amacıyla kullanılır. Çekin şartlarından da anlaşıldığı üzere kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut (mücerret) bir borç ikrarı içerir. Diğer taraftan peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödenir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesine göre asıl olan peşin satıştır. Bir başka anlatımla alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin; somut olayda olduğu üzere menfi tespit davasında davaya konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlu bu iddiasını ispat ile mükelleftir.Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı da bir alım satım ilişkisi bulunmadığını savunmaktadır. TBK'nın 207.maddesinde, satış sözleşmesinde tarafların edimlerini, aksine sözleşme veya adet bulunmadıkça aynı anda ifa etmesi gerektiği düzenlenmiştir. Menfi tespit davasındaki bu iddianın ileri sürülüş şekline göre ispat yükü davacıdadır. Davacı, davalı ile arasında alım satım sözleşmesi bulunduğunu, çeki avans olarak verdiğini ve muaccel bir borç için vermediğini kanıtlamalıdır. Ancak davacı, taraflar arasında bir satım sözleşmesi bulunduğunu dahi dosya kapsamı ve taraf ticari defterlerine göre ispat edemediği gibi diğer hususları da ispat edememiştir. Davalının çeke ilişkin ileri sürdüğü savunması ise talil niteliğinde değildir. Bu nedenle aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince istinaf dilekçesinde yer verilen Yargıtay HGK kararındaki somut olay ile eldeki dava konusu olayın benzerlik arz etmediği anlaşıldığından bu kararın emsal olduğu yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.02.2025
KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava değerine göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!