SSK sigortalısı olduğu gizlenerek yersiz bağlanan ölüm aylığının iadesi davasında, mahkemenin kısmi kabul kararının hesaplama dönemi ve icra inkar tazminatı yönünden Yargıtayca bozulması.
Özet: Bu karar, vefat eden babasından bağlanan ölüm aylığını, SSKlı çalışmasını ve yaşlılık aylığını gizleyerek haksız yere almaya devam eden davalıdan yersiz ödenen tutarların tahsili talebine ilişkindir; Yüksek Mahkeme, davalının sosyal sigorta kapsamında çalışırken beyan taahhüt belgesiyle ölüm aylığını yeniden bağlatmasının aylık bağlanma koşullarını başlangıçtan itibaren ihlal ettiğini, dolayısıyla yersiz ödenen aylıkların tahsil döneminin genişletilmesi gerektiğini, ayrıca icra inkar tazminatı talebinin reddinin ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :857-99
    Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    02.05.1974-14.01.1997 tarihleri arası zorunlu SSK’lı olarak çalışan ve 15.01.1997 tarihinden itibaren de SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanan davalı kız çocuğuna, kurum sigortalısı iken vefat eden babası üzerinden 01.02.1972 tarihi itibarıyla bağlanan ölüm aylığı, bilahare 18 yaşını ikmal ettiği gerekçesiyle, 01.04.1973 itibarıyla iptal edilmiş ise de, davacı tarafından verilen 01.06.1974 tarihli beyan taahhüt belgesi ve 02.07.1974 günlü başvuru dilekçesi üzerine, 13.08.1974 günlü onayla, ölüm aylığı 01.10.1973 tarihinden itibaren yeniden bağlanmıştır. Davacı, anılan beyan taahhüt belgesi ve başvuru dilekçelerinde SSK’lı çalışmasına dair bilgi vermeyerek durumunu gizlemiştir. Durumu, 17.03.2006 tarihinde tespit ile davacı Kurum, 02.01.1984-25.03.2006 tarihleri arası dönem için tahakkuk ettirdiği 19.007,47 TL yersiz aylığı işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla Ankara 23.İcra Müdürlüğü’nün █████████ sayılı takip dosyası üzerinden, davaya konu icra takibi başlatılmıştır.
    Mahkemece, istirdat dönemi 17.03.1996 - 14.01.1997 ve 06.08.2003 - 25.03.2006 tarihleri arası alınması suretiyle yapılan hesapla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    a)Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesinde, aylık bağlanma koşulları yönünden “sosyal sigortaya, emekli sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin VI bendi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilmesi nedeni olarak “çalışma ve evlenme” halini kabul etmekteydi. Söz konusu VI numaralı bende 4958 sayılı Yasanın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenerek, böylelikle, “Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama” olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir.
    İnceleme konusu olayda, davalı kız çocuğuna 01.02.1972 tarihinde bağlanan ölüm aylığının, 01.04.1973 tarihi itibarıyla kesilmesi üzerine verilen başvuru dilekçesi ve beyan taahhüt belgesi ile, 13.08.1974 günlü Kurum onayıyla aylığın 01.10.1973 tarihinden itibaren yeniden bağlanması; giderek, anılan dilekçe tarihleri ile aylık bağlama işlem tarihleri itibarıyla SSK’lı çalışmanın mevcut olması ve bu haliyle, ölüm aylığı bağlanma koşullarının başlangıç itibarıyla bulunmadığı anlaşılmakla; 5510 sayılı Yasanın 96.maddesinin a bendi de dikkate alınmak suretiyle, davacı Kurum’un istirdat döneminin 17.03.1996-25.03.2006 tarihleri arası dönem alınarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
    b)Davaya ve dolayısıyla takibe konu yersiz aylıkların, işlemiş faiz alacağı hesap sonu 30.05.2006 tarihi olduğu halde, 12.08.2006 takip tarihi olarak alınması hatalıdır.
    c)İstirdata konu olan asıl alacağın, davalıya yersiz ödenen aylıklar toplamından oluşması, gerek icra takibi, gerekse dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla alacağın likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız olarak itiraz eden davalı borçlunun davacı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan davaya konu asıl alacak tutarının %40’ı oranında inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 31.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!