İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketine karşı açılan TRAMER kayıt düzeltme davasında, adli yargının görevli olduğuna hükmederek ilk derece mahkemesinin usulden red kararını kaldırdı.
Özet: Bu hukuki ihtilafta, bir trafik kazası sonucu aracında oluşan hasarın sigorta şirketi tarafından TRAMER sistemine hatalı kaydedildiği iddiasıyla davacı, bu kaydın düzeltilerek gerçek hasar bedeli olan 73.739,76 TL olarak tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi idari yargının görevli olduğunu belirterek davayı usulden reddetmiş; ancak istinaf mahkemesi, davalı sigorta şirketinin özel hukuk tüzel kişisi olması ve idari yargı kapsamına girmemesi nedeniyle uyuşmazlığın adli yargı görevi kapsamında olduğunu vurgulayarak ilk derece mahkemesinin hatalı yargı yolu kararını kaldırmış ve davanın esasının incelenmesi için dosyayı geri göndermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı .. plakalı aracın 05.08.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olması nedeni ile HMK 106/1. madde gereğince tespit davalarının kabulü ile; 05.08.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça tramer'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 73.739,76-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (tramer'e) gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Yargı yolunun caiz olmaması, davaya bakmakta idari yargının görevli olması nedeniyle HMK 114/1-b maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Güncel BAM kararından da açıkça görüleceği tramer düzeltme davalarında üzere görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, tramer kayıtlarının bildirilmesi sigorta şirketlerinin sorumluluğunda olduğunu, davalı tarafından tramere hatalı veri bildirilerek müvekkili mağdur edildiğini, Sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (tramer)'e 05.08.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olmuş ve bu nedenle müvekkilin mağdur olduğunu, müvekkil tramer kaydının düzeltilmesini bizzat talep edebileceğini, dava açılmadan önce sigorta şirketinden düzeltme talep edilmiş ancak sigorta şirketi tarafından düzeltme sağlanmadığı için dava yoluna gidildiğini, mahkemenin düzeltilmesi istenilen kayıt ile ilgili, görevsizlik nedeniyle reddine dair kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davanın, o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup mahkemece resen dikkate alınması gereklidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararında da açıklandığı üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi gereğince, idari yargı yerlerinde ancak ilgili idari kuruluş dava edilebilir. Bu yasal düzenlemeye göre, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri aleyhine idare mahkemelerinde dava açılamaz. Şu halde, davacı davasını gerçek kişi olan davalıya yönelttiğine göre, davanın görüm ve çözüm yeri adli yargıdır.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, ZMMS sigortacı olan TTK hükümlerine göre tüzel kişi tacir olan davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine dava açıldığı, davalının kamu tüzel kişisi olmadığı gözetildiğinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi gereğince uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacağından İlk Derece Mahkemesince esastan değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yargı yolu nedeni ile usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!