Yargıtay 2. Ceza Dairesi, boru hattında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükmünü yetersiz delil nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, boru hattında meydana geldiği iddia edilen basınç düşüklüklerine rağmen, soruşturma raporlarında herhangi bir hırsızlık eyleminin veya hasarın kesin olarak tespit edilemediği, hırsızlık vanası bulunamadığı ve hizmet aksaması yaşanmadığının belirtilmesi karşısında, hırsızlık suçunun tamamlandığına ve mala zarar verme suçunun oluştuğuna dair delillerin nelerden ibaret olduğunun yeterince açıklanıp tartışılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., 2021/3 K.
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
    Siverek İlçe Jandarma Komutanlığının 30.08.2014 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında, boru hattının 317.km.sinde sanığın aracının görüldüğü, şüphelenilerek durdurulduğunda araçta boru hattını delmede kullanılan malzemeler bulunduğu, boru hattındaki basınç düşüklüklerinin boru hattının delinmesi sonucu meydana gelebileceği, 31.08.2014 tarihli olay raporunda, boru hattında yapılan kontrolde, herhangi bir hırsızlık olayının meydana gelmediği ve takılan vananın yerinin tespiti yapılamadığı, Siverek İlçe Jandarma Komutanlığının 15.11.2014 tarihli tutanağında BOTAŞ petrol hattının 317. km.sinde herhangi bir kırık, çatlak ya da vana takılma eylemi tespit edilemediği ve BOTAŞ Bölge Müdürlüğünün 24.05.2019
    tarihli yazısında, olay
    yerine en yakın konumda yer alan LV 7 ana hat
    vanasının giriş basınç ölçerinde görülen ve hırsızlık şüphesi ile güvenlik güçlerine bildirilen basınç düşüklüklerinin tabloda verildiği, ancak söz konusu ana hat vanasında yaklaşık olarak
    280-320. kilometreler arasında hırsızlıktan kaynaklı meydana gelebilecek dalgalanmalar tespit edildiği, bu dalgalanmaların hangi vanadan ve kaçıncı kilometreden alındığının kesin olarak belirlenemediği olayda, hırsızlık vanası bulunamadığından, boru hattı sistemlerinde herhangi bir pompaj duruşu yaşanmadığı ve hizmet aksaması olmadığının bildirildiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlandığına dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan ve mala zarar verme suçunun ne şekilde oluştuğuna dair deliller gösterilmeden mahkûmiyet kararları verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!