Uyuşturucu madde ihraç etme suçunda etkin pişmanlık hükümleri, non bis in idem ilkesi ve delil değerlendirme hatalarıyla verilen mahkeme kararlarının bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, uyuşturucu ihraç etme suçundan yargılanan sanıklardan birinin, Almanyada aynı fiil nedeniyle ceza alması ve etkin pişmanlık hükümleri ışığında Türkiyede "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirken mahkum edilmesini, diğer sanıkların ise iletişim dinlemeleri ve para transferleri gibi delillerle suçlarının sabit olmasına rağmen beraat ettirilmelerini hukuka aykırı bularak hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ihraç etmeSUÇ TARİHLERİ
: 1. Sanık ... yönünden; "10.07.2009"2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden; "10.07.2009 ve 01.08.2009"HÜKÜMLER
: 1. Mahkûmiyet; sanık ... hakkında2. Beraat; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBozmaya uyulduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ihraç etmesi durumunda, biri "Türkiye'de işlenen ihraç" diğeri ise "yabancı ülkede işlenen ithal" olmak üzere iki suç oluşur. Ancak 5237 sayılı TCK'nın 188/2. maddesindeki "uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir" hükmünden hareketle, aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırmayı önlemek için "non bis in idem" kuralı benimsenmiş ve bu iki suç arasında "görünüşte içtima" olduğu kabul edilmiştir."Görünüşte içtima" durumunda fail, sadece daha ağır sonuç doğuran suçtan, suçlardan birisi için cezalandırma koşulu gerçekleşmediğinde ise diğer suçtan dolayı cezalandırılır.Somut olayda, 10.07.2009 tarihinde Almanya’da suç konusu eroin ile yakalanan sanık savunmalarında eroini, Türkiye’de bulunan Ali isimli birisinden temin edip, Almanya'ya getirdiğini söylemiştir.Almanya Hagen Eyalet Mahkemesince, sanığın, uyuşturucu madde ithali suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olup, 5237 sayılı TCK'nın 13/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dışında kalan "yabancı ülkede işlenen ithal" suçundan dolayı hakkında Almanya'da hüküm verilmiş olan sanığın bu suç nedeniyle Türkiye'de yargılanması mümkün değildir.Belirtilen durumlara göre; suç konusu ve diğer sanıklar hakkında Alman yargı makamlarınca soruşturmaya başlanılmasına rağmen, suç konusu eroinin Almanya'ya ithal edilip edilmediği veya nereden ithal edildiği konularında somut bir delilin bulunmadığı aşamada, suç konusu eroini Türkiye'den ihraç edip, Almanya'ya ithal ettiğini beyan etmek suretiyle işlenen suçun "Türkiye'de işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme" olduğunu ortaya çıkaran sanık hakkında, etkin pişmanlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 192/1. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/4. maddesi uyarınca "uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme" suçundan dolayı "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uygulanmak suretiyle "mahkûmiyet" hükmü kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde;Sanıklar ..., ... ve ...'in, 28.01.2010 tarihli temyiz dışı eylemleri ilgili olarak "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yargılanıp mahkûm oldukları ve bu hükümlerin kesinleştiği, temyize konu iş bu yargılama kapsamındaki eylemleri nedeniyle ise de "uyuşturucu madde ihraç etme" suçundan yargılandıkları, bu nedenle yargılamalara konu eylemleri nedeniyle iddia olunan suçların 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi anlamında "aynı suç" olarak kabul edilmeyeceği anlaşıldığından, 28.01.2010 tarihli eylem nedeniyle görülen dava evrakının getirtilerek zincirleme suç yönünden değerlendirme yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı; Alman yargı makamlarınca temin edilen, para transferlerine ilişkin dekontların ve para gönderen kişilerin tanık olarak verdikleri beyanların dosya içerisinde bulunduğu, bu yönde bir eksik incelemenin bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususlara ilişkin Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.İletişim dinlenmesi çözüm tutanakları, para transferlerini gösterir evrak, sanık ...'nin Almanya Mahkemesinde yaptığı savunma, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanıkların üzerilerine atılı 10.07.2009 ve 01.08.2009 tarihli "uyuşturucu madde ihraç etme" suçları sabit olduğu halde, sanıkların mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA,B. Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde;Mahkemenin, sanığın 10.07.2009 tarihli eyleminin sübut bulmadığına ilişkin olan değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte;01.08.2009 tarihli eylemi ile ilgili olarak, iletişim dinlenmesi çözüm tutanakları, para transferlerini gösterir evrak, sanık ...'nin Almanya Mahkemesinde yaptığı savunma, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı "uyuşturucu madde ihraç etme" suçu sabit olduğu halde, sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.01.2025 tarihinde karar verildi.