SSK aylığı iptal edilen sigortalının Bağ-Kur yaşlılık aylığı başlangıç tarihinin, kurum tarafından belirlenen tarihten önceye alınması talebiyle yapılan temyiz başvurusu.
Özet: Dava, ilk olarak 2010 yılında bağlanan SSK yaşlılık aylığı, kurum denetimiyle fiili çalışma olmadığı gerekçesiyle iptal edilen davacının, Bağ-Kur yaşlılık aylığının 2010 yılı Haziran ayından itibaren bağlanması talebine ilişkindir; davacı, 2010 Mayıs ayındaki tahsis talebine istinaden o tarihte Bağ-Kur emeklilik şartlarını (15 yıl-58 yaş-5400 prim günü) yerine getirdiğini iddia ederken, kurum ise davacının daha sonraki tahsis talebiyle 2018 Eylül ayından itibaren aylık bağlandığını, önceki talebin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olduğunu, ayrıca sigortalılık sürelerinin 5510 ve 7143 sayılı kanunlar kapsamında düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    EK KARAR TARİHİ
    : 01.02.2024
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Samsun 3. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Kurumun ... Bağ-Kur no ile kayıtlı olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı ve emekli olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda ... sicil no ile kayıtlı olarak SSK sigortalısı olduğunu, Haziran 2010’da SSK’dan emekli olmuş ve 10 yıl gibi SSK’dan aylık aldığını, müvekkilime bağlanan SSK aylığı iptal edildiğini, Nisan 2020 itibariyle Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığı bağlandığını 29.04.2020 tarihli talebimiz çerçevesinde Kurum Nisan 2020 itibariyle bağladığı yaşlılık aylığının başlangıç tarihini 01.09.2018 tarihine çektiğini, taleplerinin Haziran 2010 tarihi itibari ile bağlanması yönünde olduğunu, müvekkilimin Haziran 2010’da bağlanan SSK aylığı iptal edilmiş olsa da müvekkilim Haziran 2010 tarihi itibariyle Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığına Mayıs 2010’daki tahsis talebine göre takip eden aybaşı itibari ile müvekkilime Bağ-Kur 4-1/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına engel bir durum olmadığını müvekkilim Mayıs 2010’daki tahsis talebine göre, takip eden aybaşı itibari ile Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan şartlara haiz olduğunu, (15 yıl- 58 yaş-5400 prim günü) müvekkilinin, 2010 yılında ki ilk emekli talebi ile ilgili her türlü talep ve dava haklarını saklı tutarak daha fazla mağdur olmamak için Kurumdan yeniden tahsis talebinde bulunduğunu ve müvekkiline Nisan 2020 itibariyle Bağ-Kur 4-1/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını 29.04.2020 tarihli talebimiz çerçevesinde Kurum Nisan 2020 itibariyle bağladığı yaşlılık aylığının başlangıç tarihini 01.09.2018 tarihine çekildiğini, talebinin Haziran 2010 tarihi itibari ile bağlanması yönünde olduğunu, halbuki müvekkilinin 2010 yılında ki ilk tahsis talebine göre, Bağ-Kur 4-1/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılmış bulunan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, görev yönünden incelenmesi ile aşağıdaki hususlar yönünden davanın usul ve esas yönden reddini talep ettiklerini, dava konusu dönem içerisindeki tespit taleplerinin hakdüşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddi gerektiğini, davacıya 4/a kapsamında 01.06.2010 tarihi itibariyle 2/... tahsis numarası ile bağlanan yaşlılık aylığının, Kurumumuz denetmenliğince düzenlenen denetim raporu gereği çalışmalarının fiili olmadığına karar verilmesi üzerine başlangıç itibariyle iptal edildiğini, 31.03.2020 tarihi itibariyle 4/b (Bağ-Kur) ve 4/a (SSK) hizmetlerinin toplamının 5715 gün olduğu ve emeklilikte dikkate alınan son üç buçuk yıllık hizmetinin 4/b (Bağ-Kur) kanadında kaldığını, bilahare 4/b kapsamında 05.03.2020 tarihli emeklilik başvurusuna istinaden de 01.04.2020 tarihinden geçerli olmak üzere tarafına yaşlılık aylık bağlandığı anlaşıldığını, 05.03.2020 tarihli tahsis talebine davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıtta bulunmadığını, 06.02.2020 tarihli dilekçesine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık durumu düzenlenirken 01.05.2009-31.07.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin 5510 sayılı Kanun'un geçici 76. maddesi kapsamında resen durdurulduğu görüldüğünü, 06.07.2018 tarih ve 36900 sayılı yazıları ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 76. maddesine göre 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılıkları 01.08.2018 tarihi itibariyle resen durdurulan sigortalıların aylıklarının 01.08.2018 tarihini takip eden ay başından başlatılacağı talimatlandırıldığından daha önce 01.04.2020 tarihinden geçerli bağlanan 4/b kapsamındaki yaşlılık aylığının başlangıcı bu defa 01.09.2018 olarak güncellenmiş ve hak edişleri 27.08.2020 ödeme döneminde gönderildiğini, açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    ''...Davacının ziraat odası kaydına göre Kurumca tarım bağkur sigortalılığının 01.10.2008 tarihinden itibaren yeniden başladığı davacının 01.11.2008-31.01.2009 tarihleri arasında ki tarım sigortalılığının 5510 sayılı yasa'nın 53. Maddesi itibari ile iptal edildiği, 31.07.2009 tarihli muafiyet belgesi ile tarım sigortalılığının sonlandırıldığı davacının 01.10.2008-31.07.2009 tarihleri arasında ki bağkur prim borcunun Mayıs 2010 tarihi itibari ile ödendiği ,2018 yılında çıkan 7143 sayılı yasa kapsamında daha önce 5 yıl ve üzerinde borcu olanların sigortalılığının durdurulmasına ilişkin düzenlemenin 1 ay olarak düzenlendiği ,davacı tarafından 30.04.2009 tarihine kadar döneme ilişkin prim borcunu ödedikleri karşıladığından dolayı davacının 01.05.2009-31.07.2009 arası sürenin durudurlduğu,2008 yılı itibari ile çıkan yasa gereği davacıya 01.08.2018 den geçerli aylık bağlandığı, 5510 sayılı yasa'nın geçici 16. Maddesi gereği davacının 286,03 TL borcu bulunduğu, Sosyal sigortalar işlemleri yönetmeliğinde 05.12.2017 tarihli resmi gazetede yayınlanan değişiklik ile eklenen Ek 9. madde hükmü ve Yukarıda belirttiğimiz yasal hükümler uyarınca; Buna göre Yargıtay kararlarında bahsi geçen cüzi prim borcunun SSİY esas alınarak 2 aylık asgari ücreti geçmeyeceği değerlendirilir ise davacının 2010 tarihinde borcu olmayacağından ya da borcu her zaman ödenebilir nitelikte olduğundan dolayı davacının 24.05.2010 tarihli tahsisi talep tarihli talebinin Kurumca değerlendirilmeli ve Sonuç olarak davacının toplam 5175 güm prim ödemesine göre hem 1479 sayılı hem de 2926 sayılı kanunda uygulanan geçici 10. Maddesi 4. Fıkrası gereği 58 yaş ve 01.01.1949 doğumlu davacının yaşını 2007 yılında tamamladığı anlaşılmak ile davacının borcu ödenmemmiş 01.05.2009-01.07.2009 tarihleri arasında 1 aylık asgari ücretin altında borcunun her zaman ödemesi mümkün olması karşısında 2926 sayılı yasa kapsamında davacıya 01.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına bağlanması mümkün olmaktadır." gerekçesiyle ana dosya ████████ E sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile davacıya 01.06.2010 tarihi itibariyle 4/1b kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi Kurum işleminin iptaline, birleşen dosya ████████ Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum temyiz dilekçesinde
    :
    a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
    b. İstinaf dilekçesindeki hususları tekrar ettiğini,
    c. Kurum işlemlerinin doğru olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler, tanıkların beyanları gözetildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!