Hizmet tespiti davasında, çalışanın sigortasız dönem iddiaları ve iş güvenliği eğitimi belgesiyle ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen başvurunun temyizi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir çalışanın sigortasız çalıştırıldığını iddia ederek, resmi kayıtlardaki başlangıç tarihinden (27.10.2014) daha erken bir dönem olan 21.09.2014 - 26.10.2014 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep ettiği bir hizmet tespiti davasını konu almaktadır. Çalışan, bu dönemde iş güvenliği eğitimine katıldığını belge ve tanık beyanıyla ispatlamış; ilk derece mahkemesi, çalışanın bu tarihler arasında çalıştığına kanaat getirerek davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise bu kararı onamıştır. Dava, davalı işveren ve feri müdahil SGK tarafından temyiz yoluyla yüksek mahkemeye taşınmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Düzce 1. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının SGK kayıtlarına göre 27.10.2014-09.03.2015 tarihleri arasındaki dönemde davalı işyerinde çalışmış olarak göründüğünü, ancak müvekkilinin bu işyerindeki iki ayrı dönemde çalıştığını, işyerinde yapılan işin geri dönüşüm işi olduğunu, müvekkilinin fiiili olarak 01.08.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, işverenin bu ilk aylarda deneme süresi henüz bitmedi diyerek müvekkilinin sigorta girişinin bir müddet yapılmadığını, bu haksız uygulama devam ederken müvekkilinin 21.09.2014 tarihinde işyerinde iş güvenliği eğitimine katılmış ve bu katılımından dolayı sertifika dahi düzenlendiğini ve bu hususun resmi olarak tutanak altına alındığını, bu eğitimin müvekkilinin sigortasız çalıstırıldığı dönemlere denk geldiğini ve müvekkilinin sigorta girişinin 27.10.2014 tarihinde yapıldığını belirterek, müvekkilinin ilk çalışma dönemi ile ilgili 01.08.2014-27.10.2014 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine, bu olmadığı taktirde iş eğitimi tarihinin dikkate alınarak 21.09.2014-27.10.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ve tesciline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 10.04.2015-20.12.2015 tarihleri arasında çalıştığını tanık beyanları ve resmi belgelerle sabit olduğunu iddia ettiığini,lakin buna ilişkin sunulmuş resmi bir evrak olmadığı gibi sunulan bilgi alma tutanağına itibar edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki iş yerinin koşullarını ileri sürüp işten çıkan bir kişinin geri dönüp 8 ay boyunca çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, 8 aylık çalışma iddiasına ilişkin başkaca bir delil sunamayan davacı tarafın çalışmışlığını iddia etmiş olduğu dönemde SGK'ya yapmış olduğu bir başvurusunundu da bulunmadığını, kişinin çalışmış olduğu tarihlere ilişkin evraklarını ek olarak cevap dilekçesinde sunulmuş olup iş bu tarihle 27.10-2014-09.03.2015 tarihleri arasında olduğunu, iş bu çalışmalar dışında kişinin çalışmışlığı olmadığını belirterek, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Fer-i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığından taleplerin hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, Düzce Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde kayıtlı 2 3811 01 02 1025012 081 16 58 sicil sayılı Can Atık Mad. Geri Dön. Yeniden Değer. Hurda. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinin 19.03.2005 tarihinde kanun kapsamına alınmış olduğunu ve 12.01.2018 tarihinde kanun kapsamından çıkartıldığını, davacının hizmet dökümünde davalı işyerinde 27.10.2014 tarihinde işe başladığını ve 09.03.2015 tarihinde işten çıkışı bildirildiğini, ayrıca davalı işveren tarafından işe giriş-ayrılış bildirgeleri internet ortamından bildirildiğini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "Davacının imzasının yer aldığı 21.09.2014 tarihli "Eğitim Katılım Formu" ve "Eğitim Katılım Belgesi", 18.10.2014 tarihli muayene formu, 27.10.2014 tarihli KKD Zimmet Formunun mevcut olduğu, kamu tanığı ... duruşmada verdiği beyanında; "ben davalı şirketin kuruluşundan beri bu işyerinin ortaklarından biriyim, davacının hangi tarihlerde çalıştığını hatırlayamıyorum, bana göstermiş olduğunuz █████/2014 tarihli belgenin imzalandığı dönemde davacı ... işyerinde çalışıyordu, ancak belge düzenlenmeden evvel ne kadar süre önce çalışmaya başladı onu bilemiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, davacının eğitimin verildiği tarihte davalı işyerinde çalıştığının sabit olduğu anlaşılmakla davacının talebinin 21.09.2014- 26.10.2014 tarihlerini ilişkin olarak kabulüne, davacının bu tarihler dışında olan talebine ilişkin olarak, tanıkların davacının ne zaman işe başlayıp, ne zaman işten ayrıldığını hatırlamadıklarını ve bilmediklerini beyan ettikleri, hatta bazı tanıkların kendi çalışma tarihlerini hatırlamadığı, kendi çalışma tarihlerini hatırlamayan tanıkların davacının çalıştığı tarihleri bilmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık beyanlarında davacının net olarak hangi tarihlerde çalıştığının tespit edilemediği ve davacının 21.09.2014- 26.10.2014 tarihleri dışında olan talepleri yönünden delil olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne.." yönünde karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Davalı ... Atık Maddeleri Geri Dönüşüm Yeniden Değerlendirme Hurdacılık Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve feri müdahil Kurum tarafının istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık olarak dinlenmesi hukuken mümkün olmayan kişi hem dinlenilmiş hem esas karara beyanı alınmıştır. Davada ...'ın beyanından başkaca davacının çalıştığını kanıtlar bir delil ve bilgi olmadığı dikkate alındığında davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır. Davacı tarafın açmış olduğu dava tazminat davası olarak devam etmiştir. Dilekçede ıslah olarak nitelendirilmiş olsa bile tamamen ıslah yeni dava dilekçesidir. Kural olarak ıslah işlemi harca tâbi bir işlem olup; ıslah edilen husus, değer artırımı ise nispi tarifeye göre, değilse maktu harç yatırılmalıdır. Davacı taraf, 492 sayılı Kanun kapsamında kendisi harçtan muaf olmadığı gibi, işlemi de yargı harçlarından müstesna değildir. Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, davacının harç ödemediğinden dava tespit davası değil tazminat davasıdır. Davacının, davalı iş yerinde dosya kapsamında yer alan eğitim belgeleri ve alınan beyanlar çerçevesinde 21.09.2014-26.10.2014 tarihleri için 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık tescilinin gerektiği yönündeki değerlendirmeye ise katılmamız mümkün değildir. Davacının, davalı iş yerinde dosya kapsamında yer alan eğitim belgeleri ve alınan beyanlar çerçevesinde 21.09.2014-26.10.2014 tarihleri için 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık tescilinin gerektiği yönündeki değerlendirmeye ise katılmamız mümkün değildir.'' şeklindeki gerekçeleri temyiz yoluna başvurulmuştur.
    Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ''Davacının talepleri hak düşürücü süreye uğradığından taleplerin hak düşürücü süreden reddi gerekir. Bilirkişi raporundaki değerlendirmeyi kabul etmiyoruz. Davacı tarafça sürekli çalışma, ücretle çalışma ve bağımlı yani hizmet akdi ile çalışma olguları ispatlanamamıştır. Davacı tarafça iddia edilen çalışma olgusu ispatlanamamıştır. Fiili çalışma olgusunun ve resmi kurum kayıtlarının aksinin geçerli ve kesin delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalarda yalnızca tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusundadır. Kuruma verilmesi zorunlu belgelerin (sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile prim bordroları gibi) yöntemince düzenlenip süresi içerisinde verilmesi, fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilmemektedir. Ayrıca sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığının, sigortalılığın tespiti davaları yönünden Yargıtayca kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerekmektedir.'' şeklindeki beyanları ile temyiz talebinde bulunmuştur.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!