Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, araç satışında kapora iadesi ihtilafı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasının ticari niteliğini değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki belge, bir araç alım satım sürecinde ödenen kaporanın iadesine ilişkin itirazın iptali davasını ele almaktadır. Davacı, 33.000 TL kapora ödediği aracı almaktan vazgeçince, davalının parayı iade etmediğini iddia ederek icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine bu davayı açmıştır. Davacı, paranın iadesini talep ederken, davalı ise 5.000 TLsinin cayma parası olarak anlaşıldığını, 23.000 TLsinin davacının isteğiyle üçüncü bir hesaba aktarıldığını ve 5.000 TLsinin ise elden iade edildiğini savunarak davacının alacağı olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın ticari dava niteliğini incelemektedir.

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ..
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ..
DAVALI
:..
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... plakalı aracı satın almak için davalı ... ile sözlü olarak anlaşmış olup bunun karşılığında 33.000,00-TL kaporayı davalının ... Bankası ... Nolu İban hesabına gönderdiğini, müvekkilinin bir gün sonra parayı denkleştiremediğinden aracı satın almaktan vazgeçmiş, davalıdan kaporanın iadesini istediğini ancak davalının bu parayı iade etmediğini, davalının kullandığı ... numarası ile birçok kez iletişime geçildiğini, kaparonun mahiyeti ve anlamı itibariyle iadesi gerektiğini, kaporanın ... plakalı aracın satışı için ödendiğini, anlaşmadan vazgeçilmesi sebebiyle ödenen bedelin iadesi gerektiğini, devir amacının ortadan kalktığının söylendiğini ancak davalıdan olumlu yanıt alınamadığını, ödenmiş olan 33.000,00-TL’lik kaporanın iadesi için davalıya ... 3.Noterliğinin █████/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekildiğini, davalı, kaporanın iadesi için yapılan sözlü ve yazılı bildirimlere cevap vermediğini, bunun üzerine Adana Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emrinin █████/2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde itiraz edilerek takibi durdurduğunu, davalının itiraz dilekçesinde davacıya araç sattığını, kendisine gönderilen 33.000,00-TL paranın araç kaporası olduğunu, 5.000,00-TL'nin satışın bozulmasından dolayı kendisinde kaldığını ikrar ettiğini, davalının, 5.000,00-TL 'yi davacıya elden verdiği ve davacının 'bizim hesabımıza iade etme, sana vereceğimiz ibana yolla' dediği ve ... isimli kişinin iban hesabına 23.000,00-TL iade ettiğine ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin, ... isimli şahısa alacağının ödenmesi yönünde bir beyanda ve talepte bulunmadığını, davalı ... ile aralarında ki farklı bir hukuki ilişki sebebiyle ödeme yapmış olabileceğini, bu durum müvekkilinin alacaklı olduğu paraya bağlı bir durum olmadığını, ispat yükü borç ilişkisini (icra dosyasında) kabul etmekle birlikte ödediğini iddia eden davalı tarafa düştüğünü belirterek borçlunun Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptalini ve %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç alım satım işi ile uğraştığını, davacının beraberinde 6 kişi ile birlikte müvekkilinin iş yerine gelerek ... plaka sayılı aracı satın aldığını, bu anlaşma gereği davacının müvekkiline 33.000,00-TL kapora ödemesi yaptığını, kapora ödemesi yapıldıktan sonra aracın satıştan çekildiğini ve davacıya rezerve edildiğini, anlaşmadan 10-15 gün geçmesine rağmen aracın devrini almak için davacının girişimde bulunmadığını, müvekkilinin anlaşmanın ifasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının yanında 6 kişi ile birlikte 10-15 gün sonra ...'dan gelerek aracı satın almaktan vazgeçtiklerini söylediklerini, müvekkilinin de aracın satıştan çekildiğini, bu nedenle zararının söz konusu olduğunu belirtmesi üzerine 5.000,00-TL'sini taraflar aralarında cayma parası olarak belirlediklerini, akabinde davacının talebi üzerine kendi hesapları yerine ...'ınbanka hesabına kaporanın içinden 23.000,00-TL ödenmesini, 5.000,00-TL elden ödenmesini talep ettiğini, kalan 5.000,00-TL tutarı ise müvekkilinin tarafların kararlaştırdığı üzere cayma ücreti olarak aldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, araç alım-satımından kaynaklanan alacağının tahsili için Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafça, davanın ticari dava olduğu değerlendirilerek mahkememize dava açılmışsa da;
TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
TTK'nun 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Diğer yandan TTK'nun 5. maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'de düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4-1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4-1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4-1. maddesine göre; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19-2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı TKHK'nın 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalada tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Uyuşmazlığın araç alım-satımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibi olduğu, davacının ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının vergi kanuna göre basit usule tabi olduğu, vergi beyanname verme yükümlülüğünün kalktığının bildirildiği ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta da, esnaf kaydının bulunmadığının bildirildiği, davalının Tüketicinin Korunması Kanun kapsamında tüketici sıfatı taşıdığı ve uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla davaya bakmak görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşılmıştır.
Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, her aşamada görevsizlik kararı verilmesi de HMK 115/1. maddeye göre mümkün olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenmez ise, alınması gereken harç konusunda, HMK 20/1-son cümle gereğince; açılmamış sayılması kararı ile birlikte karar verilmesine, yargılama giderleri konusunda talep halinde dosya üzerinden karar alınmasına,
4-Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenir ise, harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemede karar verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2022
Katip ...
Hakim ...
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!