7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen beraat kararının temyizinde EPDK vekilinin temyizini reddederken, gümrük idaresi ile savcılığın temyizi üzerine zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürdü.
Özet: Sanık hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen beraat kararının temyizi üzerine, doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun temyiz talebi reddedilmiş; ancak Gümrük İdaresi ve Cumhuriyet Savcısının temyiz talepleri incelenerek, sanığın savunmasının alındığı tarihten itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî bozmaŞikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nun hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi YönündenSanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen EnerjiPiyasası Düzenleme Kurumu vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi YönündenSanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 20.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.