İnşaat maliyet artışı bahanesiyle ek bedel talep edilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan, tapu iptali ve tescil talepli uyuşmazlık temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, davalı şirketten satın almak üzere anlaştığı daire için artan inşaat maliyetleri nedeniyle davalının ek ödeme talep etmesi ve davacının bu talebi reddederek eski sözleşmeye bağlı kalmak istemesi üzerine açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa menfi zararının tazmini davasında; ilk derece mahkemesince tapu iptali ve tescil ile davacının davalıya belirli bir bedel ödemesi gerektiği yönündeki karar, bölge adliye mahkemesince onanmış olup, temyiz aşamasında davalı, dairenin teslim edilmediğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu ve davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Giresun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının "... evleri" adlı siteden bir ev almak istediğini, davalı Şirket ile inşaatı devam eden A Blok 5 numaralı bağımsız bölümünün 390.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarını ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesini yaptıklarını, müvekkilinin anlaşma gereğince borcunu 13.07.2018 tarihinden itibaren ödemeye başladığını ancak dairenin bitirildiği 30.04.2021 tarihinde borcun tamamını ödeyemediğini, akabinde müvekkilinin bakiye borcu toparlamaya çalıştığını ve teslim tarihinden birkaç ay sonra 2021 yılı Kasım ayında bakiye parayı tamamlayarak davalı Şirkete gittiğini ve bakiye borcu ödeyip tapunun kendisine verilmesini talep ettiğini, ancak davalı Şirketin demir, çimento gibi inşaat malzemelerinin fiyatlarının arttığını, bu nedenle kendilerinin de mağdur olduğunu, bu şartlarla tapunun verilemeyeceğini, sözleşme bedeline ek 100.000,00 TL daha ödenmesi gerektiğini beyan ettiklerini, bu nedenle müvekkili ile yeniden sözleşme yaptıklarını ve satış bedelinin 390.000,00 TL'den 490.000,00 TL'ye çıkardıklarını, tüm bu şartların müvekkilince kabul edilip, yeni sözleşme yapılmasına rağmen davalı Şirketin bu bedel artışı ile kalmadığını, aradan 1 ay geçmeden müvekkiline yeni ihtarname göndererek yine inşaat malzemelerinin fiyatlarında artış olduğunu bahane ederek müvekkilinden daha önce istenen tutara ek olarak 130.000,00 TL daha istendiğini ve müvekkilinin bunu reddederek eski sözleşme ile bağlı kaldığını karşı tarafa bildirdiğini belirterek; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı müvekkili adına kayıt ve tesciline, olmazsa menfi zararının tespiti ile, şimdilik 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının ibraz etmiş olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının avans olarak yapmış olduğu ödemenin ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin davacı ve vekili tarafından iade alınmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile; 2022 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan A Blok 1. bodrum kat 5 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde 691.667,077 TL’nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı vekili; dava konusu dairenin, davacıya hiçbir zaman teslim edilmediğini, davacı da dairenin anahtarının bulunmadığından dolayı davacının daireye girmesinin mümkün olmadığını, dairenin tesliminin tanık beyanı ile ispat edilemeyeceğini, tanıkların davalı ile arasında husumet olması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesince taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, müvekkilinin sözleşmenin açık hükümleri nedeniyle sözleşmeyi haklı gerekçelerle feshettiğini, davacının peyderpey ödeme taahhüdüne uymadığını, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının ödediği kısmi ödemenin getirisiyle birlikte geri iade edildiğini, davacının da ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin iadeyi aldığını, dava tarihi itibariyle davacının, davalıya ödemesinin bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinin depo kararının yasalara aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olmadığını, davacının aksi yönde geçerli bir delil sunamadığını, adi yazılı satış vaadi sözleşmesi yapıldığını kabul ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.A. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, ikinci kademede menfi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.