İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat davasının, zorunlu arabuluculuk tutanağı sunulmadığı için usulden reddi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili talebiyle açılan tazminat davasında, mahkeme, Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a maddesi uyarınca dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında kalan uyuşmazlıkta davacının, arabuluculuk sürecinin tamamlandığına dair son tutanağı veya onaylı örneğini dava dilekçesi ekinde sunmadığını ve mahkemenin verdiği kesin süreye rağmen bu eksikliği gidermediğini tespit ederek, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, adına kayıtlı ----- plakalı aracı ile 29.09.2023 tarihinde ------ istikametinde seyir halindeyken trafik akışının yavaşladığı sırada davalı ---, sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile müvekkilinin aracına arkadan sert bir şekilde çarptığını ve aracı zıplatarak öndeki araçlara çarpmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili önündeki araç ile takip mesafesini koruyarak düşük hızla seyretmesine rağmen dikkatsiz ve tedbirsiz davalı nedeniyle aracına hem arkadan vurulduğunu, hem de öndeki aracı da kazaya dahil ettiğini, yaşanan kaza nedeniyle araçta hasar meydana geldiğini, değer kaybı oluştuğunu, aynı zamanda aracın tamirde kaldığı süre boyunca müvekkili aracını kullanamadığından araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunma gerekliliği de hasıl olduğunu, yaşanan trafik kazası sonucu müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini adına şimdilik 100,00 TL'nin araç sürücüsü ----- yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren, tamir süresince aracın kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet bedeli olan şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın araç sürücüsü yönünden kaza tarihinden itibaren, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili talebine ilişkin tazminat davasıdır.
█████/2019 tarihinde yürürlüğe giren █████/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre: "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen 18/A maddesine göre: "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Tüm dosya kapsamından; dava arabuluculuğa el verişli olmakla beraber dava şartı arabuluculuk kapsamında kalabilmesi için uyuşmazlık konusunun para alacağının ödenmesine ilişkin olması ve talep sonucunun tazminat veya alacağa ilişkin olması ya da her ikisini birlikte içermesi gerekir. TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, tazminat davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekmiştir.Bu hali dava konusu talep bakımından zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesi ile arabuluculuğa başvurulduğunu belirtmiş ise de, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk sürecinin sonlandığına dair arabuluculuk son oturum tutanağını/suretini sunmadığı, Mahkememizin █████/2024 tarihli tensip zaptının 16.maddesi ile "6235 Sayılı Kanuna eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca davacı tarafça ARABULUCUK son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına, (ihtaratın tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına)" dair karar verildiği, tensip zaptı davacı tarafa tebliğ olunduğu, tensip zaptı davacı tarafa tebliğ olunmasına rağmen davacı tarafça belirlenen kesin sürede eksiklik giderilmediği gibi daha sonraki tarihlerde ve dahi ön inceleme duruşma gününe kadar da eksikliğin giderilmemiş olduğu ve arabuluculuk son tutanağının fiziken sunulmadığı, bu hali ile başlangıçta arabuluculuğa başvurulmuş olsa bile süreç sonlandırılmadan davanın açıldığı kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, 04.03.2025 tarihli celsede bu hususta süre istenildiği ancak HMK 94 gereği ilk verilmiş süre kesin süre olduğu ve bu hususun karşı taraflar yönünden usuli kazanılmış hak doğurmasına bağlı olarak, bu hususta yeniden kesin süre verilemeyeceği amir hükmü gereği talebin reddine karar verildiği ve netice olarak dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Aynı yönde ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesi 28.06.2019 tarih ----- sayılı ilamı).
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla arta kalan 187,80 TL harcın dosyanın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!