T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, "paraya son" adlı kitaptan "nakitsiz sistem" projesine intihal iddiasıyla eser sahipliği haklarına tecavüzün önlenmesi istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Davacı, kendi eseri olan "… iktisadi sistem – paraya son!" adlı kitabındaki nakitsiz toplum ve ekonomik sistem teorisinin, davalılar tarafından açıklanan "…" projesine izinsiz olarak intihal yoluyla aktarıldığını ve eser sahipliği haklarına tecavüz edildiğini iddia ederek tecavüzün önlenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise nakitsiz toplum fikrinin yeni olmadığını, davacının eseri ile davalıların projesi arasında benzerlik olsa da intihal veya haksız iktisap tespit edilemediğini belirterek davayı reddetmiştir. Davacı, istinaf başvurusunda, projenin kitabıyla %70ten fazla benzerlik taşıdığını ve bilirkişi raporundaki itirazlarının değerlendirilmediğini öne sürerek ilk derece kararının bozulmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ....
DAVANIN KONUSU
: Eser Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Önlenmesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı, davalı tarafın "..." ismiyle açıkladıkları projenin, "... İktisadi Sistem" adlı kitabından intihal olduğunu, müvekkilinin kitabında “paraya son” sloganı ile nakitsiz sistemin kuramının anlattığını, müvekkiline ait proje ve fikirlerin davalı kişi ve parti tarafından kullanılmasına müvekkilinin rızasının olmadığını, müvekkilinin kitabının kapağında “paraya son” ibaresinin açıkça görüldüğünü, yeni akıl çağı ve gelecek çağdaş dünya düzenin mevcut iktisadi sistemlerin yerine ikame edecek olan iktisadi sistemin yapısı ve işleyişinin kitabın içeriğinden açıkça anlaşılacağını, davalıların dava konusu projede sanki kendilerine aitmiş gibi açıkladıkları nakitsiz ve dijital sistem ile ekonominin kontrol altına alınarak bol nakit oluşturulması fikri ve projesinin kendi kitabından intihal olduğunu, müvekkili kitabında “Paraya Son” denilmesine karşılık ...’da “Nakitsiz Sistem” demekle aynı şeyin farklı kelime ile söyleyerek sanki kendileri bulmuş algısına yol açtıklarını, paranın ekonomide asli unsur olması algısı bittiği anda yeni ekonomik sistem devreye girerek rahatlamanın başlayacağını, bu hususun kitabın temel ana fikri olduğunu, nakitsiz toplum fikrinin dünyada 4 yıl önce tartışılmaya başlandığını, "... İktisadi Sistem" kitabının ise 8 yıl önce yazıldığını, 6 yıl önce basıma verildiğini, parti kurulmadan 3 yıl önce basıldığını, bu sistemin dünyaya hakim olacağını kitabında kendisinin yazdığını, bu sistemi ilk kaleme alıp tüm açılımı ile yazan ilk kişinin de yine kendisinin olduğunu ileri sürerek intihalin ve müvekkilinin izni olmadan müvekkiline ait olan fikir proje ve teorilerin kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... projesinin tüm dünyada bilinen tartışılan nakitsiz toplum fikrinin Türkiye’de nasıl gerçekleşeceğinin izahı olduğunu, kitabın kaynakçasının bulunmadığını, davacının bu konuya ilişkin verilerin daha önce zaten var olduğunu bilmediğini, ... projesi ile davacının kitabı arasında bir intihal ilişkisinin bulunmadığını, davacının söz konusu kitabının geçmişte farklı kişilerce farklı şekillerde somutlaştırılarak anlatılan bir teoriyi içerdiğini ve kendi kitabındaki olağan benzerlikleri ileri sürdüğünü savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davacıya ait ve davanın dayanağını oluşturan “... İktisadi Sistem - paraya son! insan için! insanlık için! insanca yaşam için!” adlı çalışma FSEK'in 2 anlamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğu, soyut bir fikrin farklı bir şekilde ifade ediliş biçiminin iltibas olarak değerlendirilemeyeceği,
Nakitsiz toplum fikrinin dünyada bilinen bir fikir olduğu , yeni bir fikir olmadığı, 1995 yılından beri dile getirildiği, davacı kitabı ile davalıların kitapçığı arasında fikri benzerlik bulunsa da , ... adlı kitapçıkta, davacıya ait “... İktisadi Sistem - paraya son! insan için! insanlık için! insanca yaşam için!” adlı çalışmadan intihal veya haksız iktisap yapılmadığı, tüm bunlara göre, davacının FSEK anlamında ihlal edilen herhangi bir eser sahipliği hakkının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı, dava konusu ... Projesinin "... İktisadi Sistem" adlı kitabından intihal suretiyle oluşturulduğunu, dava konusu proje ile kendisine ait kitabın içerik, konu, ana fikir, yol/yöntem ve kuramlar vb hususlarda en az % 70 benzerlik gösterdiğini, bahsi geçen proje ve kitapların karıştırılmasının yapılmadığını, yapılması durumunda intihalin ortaya çıkacağını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, müvekkilinin daha önce davalı Parti bünyesinde bulunduğunu, bu nedenle davalıların müvekkilinin kitabından haberdar olduklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün önlenmesi istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 5846 Sayılı Yasa hükümlerine göre eser olarak korunanın fikrin kendisi değil büründüğü şekil, başka bir ifade ile fikrin ifade biçimi olduğu, somut olayda ise davacının, davalıya ait "..." isimli kitapçıktaki ifade biçimlerinin (kelime, cümle ve paragrafların) davacı eserinden izinsiz alındığı değil, bu kitapçıkta dile getirilen ekonomik sistem ile ilgili görüşlerin müellifine atıf yapılmaksızın kendilerine aitmiş gibi gösterildiğini iddia ettiği, diğer bir deyişle davacının iddiasının, ifade biçimlerinin izinsiz alındığı ve kullanıldığı değil, davacıya ait görüşlerin (soyut fikir) izinsiz kullanıldığına dayandığı, ancak yukarıda da belirtildiği üzere soyut fikrin eser olarak korunmasının mümkün olmadığı, her ne kadar davacı taraf, dava konusu kitapların karşılaştırılması yapılmadığı, bu yönde bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüşse de davacının gerek dava dilekçesi gerekse de yargılama sırasında sunduğu tüm dilekçelerinde intihal iddiasını dayandırdığı hususlar ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde maddeler halinde sıralayarak intihal oluşturduğunu iddia ettiği hususların yine kendisine ait soyut fikirlerin davalı tarafa ait dava konusu kitapta yer aldığına ilişkin olduğundan davacının bu yöndeki itirazlarının da yerinde bulunmadığı, davacı tarafın aynı iddialarla yaptığı şikayet sonucu açılan ceza soruşturma dosyasında da aynı sonuca varılarak takipsizlik karar verildiği anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!