Kasko poliçeli aracın trafik kazası sonrası ağır hasarı nedeniyle sigorta şirketince yapılan geç ödeme sonucunda oluşan munzam zararın tazmini davası.
Özet: Bu dava, davacıya ait aracın 2018de ağır hasarlı bir kazaya karışması sonrası kasko sigorta şirketinin tazminat ödemesini altı yıldan fazla geciktirmesi nedeniyle, davacının güncel piyasa değerinin altında kalan ve faiziyle birlikte 290.653,42 TL olarak tahsil ettiği bedelin yetersizliği sebebiyle uğradığı munzam zararın giderilmesi talebine ilişkindir; davalı sigorta şirketi ise talebin zamanaşımına uğradığını, davanın usulen hatalı açıldığını ve aşkın zararın ispatlanamadığını savunurken, bilirkişi raporu kazanın olduğu tarihte aracın rayiç değerini 110.000 TL olarak belirlemiş ancak zamanında ödeme yapılsaydı oluşabilecek aşkın zararı 431.333,58 TL olarak hesaplayarak hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkil firmaya ait ---- plaka sayılı araç davalı taraf ---- Sigortanın ----- numaralı "Ticari Genişletilmiş Kasko Poliçesi" ile sigortalıdır. (EK-1 : Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi) Müvekkile ait araç 02.01.2018 tarihinde --- Sahil Yolunda ---- istikametine giderken önündeki ----- plakalı aracın aniden durması ile arkadan bu araca çarpmıştır ve trafik kazası meydana gelmiştir. Yaşanan trafik kazası neticesinde araçta ağır hasar meydana gelmiş ve sigorta şirketine başvuruda bulunulmuştur. Davalı taraf ise ---- İcra Dairesi'nin ------ Sayılı dosyasına 19.04.2024 Tarihinde ödeme yapmıştır. müvekkil alacağına kazanın meydana gelmesinden itibaren 6 seneyi aşan süre zarfı sonunda kavuşabilmişse de 140.000 TL ve 6 senenin sonunda 140.000 TL'ye işlemiş 150.653,42 TL faiz müvekkilin zararını karşılamaya yeterli olmamıştır. Müvekkilin 2024 yılında tahsil ettiği miktar faizi ile birlikte 290.653,42 TL'dir. Ancak kaza tarihinde 2 yaşında olan ----- Minibüs'ün bugünki piyasa değeri yaklaşık yaş ve km değeri hesaba katılarak belirlendiğinde 1.120.000,00 TL ile 1.625.000,00 TL arasındadır.” beyan ve talep etmektedir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketleri nezdinde gerekli araştırmalar yapılmış ve uyuşmazlığın ----- numaralı Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle meydana geldiği iddia edilen munzam zararın talebiyle ilişkili olduğu anlaşılmıştır. Davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmektedir. başvuru tarihi itibariyle dava zamanaşımına uğramış olup başvurunun reddini talep ederiz. Davayı kabul anlamına gelmemek üzere belirtmek gerekir ki; huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası olarak açılması usuli bir eksiklik olup dava şartı olan hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekmektedir. davadan önce davacının zararı istanbul bölge adliye mahkemesinin-----sayılı kararı ile kesinleşen hükme istinaden müvekkil sigorta şirketi tarafından karşılanmıştır. poliçeden kaynaklı başkaca sorumluluğu bulunmamaktadır. davayı kabul manasında olmamak üzere; davacı tarafın munzam zarar talebi soyut iddialara dayanmakta olup, başvuranın aşkın zarara uğradığı ispat edilmediğinden talebin reddi gerekmektedir.tarafımızca alınan ekspertiz raporu doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemeler yapılmış olup aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir;
hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere davacının munzam zarar talebinde bulunabilmesi için iddia konusu alacak bakımından müvekkil şirketçe kusurlu olarak geç ödeme yapılmış olması gerekmektedir. oysaki konu dosyada davacı tarafa teminat dışı zarar nedeniyle ödeme yapılmamış olup, müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. davayı kabul manasında olmamak üzere, sorumluluğumuza gidilecekse bile faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmektedir
davanın öncelikle usulden reddine, işbu talebimiz kabul edilmez ise davasının esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dava dosyası, ---- İcra Dairesinin ----- icra dosya sureti, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
24.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın makine mühendisi bilirkişisi ve nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Makine Mühendisi ----- ve Nitelikli Hesap Uzmanı ----- heyet raporunda özetle; Aracın geçmiş kaza ve hasarları hakkında dosyada bilgi bulunmadığı, aracın kilometre bilgisinin dosyadan saptanamadığı, aracın motor, mekanik, kaporta, iç kabin açısından durumu hakkında bilgi bulunmadığı ve kaza tarihindeki ve güncel Kasko Değer Listesindeki ortalama fiyatlar, güncel ikinci el satış ilanları dikkate alınarak, yapılan piyasa araştırma neticesinde kaza tarihi itibariyle aracın rayiç değerinin 110.000,00 TL düzeyinde olabileceği, Davacının zamanında alacağının tahsil etmiş olması halinde aynı emsalde araç alacağı düşünüldüğünde, davacının aşkın zararının 431.333,58 TL olabileceği, aşkın zararın istenip istenemeyeceği hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden bilirkişinin bağlayıcı görüş bildiremeyeceği, takdirinin bütünüyle Sayın Mahkemeye ait olacağı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, kasko sigorta şirketinin geç ödeme iddiasına dayalı munzam zarar talebine ilişkindir.
Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlığın davacının davalı kasko sigortacısı tarafından ödemekten kaçınmak suretiyle geç ödeme yapıldığı iddiasına dayalı nedenlerden ötürü munzam zarara uğrayıp uğramadığı, munzam zararı davalıdan talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise zarar miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; davacıya ait ---- Model, ---- Marka, ---- plaka sayılı minibüsün davalı taraf ----- Sigorta nezdinde ------ numaralı Ticari Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalı aracın █████/2018 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde aracın rayiç bedelinin 140.000,00 TL olduğunun kabul edildiği, kararın istinaf edilmesi ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin -----Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek araç rayiç bedeli 140.000,00 TL'nin 20.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın █████/2024 tarihinde kesinleştiği,
----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takip dosyasının incelendiğinde, █████/2024 tarihli icra emrinin düzenlendiği, icra emrinde 140.000,00 TL araç rayiç bedeli ve araç rayiç bedeline ilişkin 150.653,42 TL işlemiş faiz bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından █████/2024 tarihinde 368.952,15 TL ödeme yapıldığı, anlaşıldığı,6098 sayılı TBK.nın aşkın zararı düzenleyen 122.maddesinde “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanun hükmünün açık lafzından da anlaşılacağı üzere, munzam zarar; borçlunun temerrütü nedeniyle uğranılmış olan ve temerrüt faizini aşması nedeniyle borçlu tarafından karşılanmayan zarardır. Alacaklı, temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararının borçludan tahsilini talep edebilir. Ancak munzam zararın olduğu hususunun alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Diğer bir anlatımla fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Zira munzam zarar, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarardır (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve ---- İlamı). ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesinin ---- Esas----- Karar Sayılı kararında belirtildiği üzere; Munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının malvarlığının kazanacağı durum ile temerrüdün sonunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farkın temerrüt faizi ile karşılanmayan onu aşan bölümüne tekabül eden zarardır.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.hukuk Dairesi 'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında: "...Munzam zarar, alacağını vaktinde borçludan alamayan alacaklının malvarlığında iradesi dışında meydana gelen ve temerrüt faizinin üzerinde bulunan zararı ifade etmektedir. Munzam zararın tazmini için munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının mevcut olması, borçlunun kusursuzluk kanıtı getirememiş olması gerekir. Ayrıca alacaklı uğradığı bu zararı ispat etmek zorundadır. Soyut olarak alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle munzam zarara uğranıldığı iddiası munzam zararın tazmini için yeterli değildir. Yine ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar tek başına munzam zararın ispatı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla davacının munzam zarara uğradığını genel ekonomik koşullar dışında somut vakalarla ispatlaması gerekir. ...Davacı tarafından aracın çalınmış olduğu davalı sigorta şirketine bildirilmesine ragmen, davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigortaları Genel Şartları 3.3.3.2 maddesi dayanılarak tazminat ödemesi yapılmaktan kaçınılmıştır. Ancak dosya kapsamına alınan veriler kapsamında sigortalı aracın gasp edildiğinin ----Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile soruşturma aşaması tamamlanarak kovuşturma aşamasına geçilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin ödemeyi Kasko Sigortaları Genel Şartları 3.3.3.2 maddesi gereğice reddetmesi doğru olmamıştır. Bu kapsamda davacının hasarın geç ödenmesinden kaynaklı munzam zararının bulunduğuna ilişkin mahkeme kabulü yerindedir. " şeklinde açıklandığı,Bu açıklamalar ışığında; davalı sigorta şirketine aracın hasarlanması üzerine hasar ödemesi yapılması başvurusu yapılarak hasar dosyası açtırılmasına rağmen davalı sigorta şirketinin bu yükümlülüğünü yerine getirmediği ve ödemeden imtina ederek temerrüde düşmüş olduğu, davalı sigorta şirketinin davacı şirkete süresi içinde hasar ödemesi yapılması halinde muadili bir araç alınabilecekken ödeme yapılmaktan kaçınılması nedeniyle araç fiyatlarındaki hızlı yükseliş nedeniyle muadilini de alma imkanı ortadan kalktığı ve 6 yıl sonra ödeme yaptığının anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporunda; araç değerinin 720.000,00 TL olduğunun ve davacı yanca yapılan 290.653,42 TL (piyasa rayiç değer+işlemiş faiz) ödeme mahsup edilerek aşkın zararın 427.361,65 TL olduğunun bildirildiği, her ne kadar 290.653,42 TL mahsup edilmiş ise de icra emrinin düzenlendiği tarih olan █████/2024 ile ödemenin yapıldığı tarih olan █████/2024 arasında da işlemiş faizin mevcut olduğu, mahkememizce hesaplandığında 1.984,93 TL yaptığı, bu işlemiş faizin de mahsubuyla 427.361,65 TL bulunduğu, davacının munzam zararının temerrüdün sonunda oluştuğu anlaşılan 427.361,65 TL olduğu ve zararın ispatlandığından, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 427.361,65 TL tazminatın, 200.000,00 TL'sinin dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren, bakiye 227.361,65 TL'sini ıslah tarihi █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 427.361,65 TL lik kısım yönünden alınması gereken 29.193,07 TL harçtan peşin alınan 3.415,50 TL ile ıslah harcı olarak alınan 4.000,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.777,57 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 68.104,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 3.971,93‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.415,50 TL peşin harç, 4.000,00 TL ıslah harcı, 427,60 TL başvuru harcı ve 97,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 15.940,1‬0 TL yargılama giderinden kabul (%99,07)-red oranına göre belirlenen 15.791,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
6-Kabul red oranına göre belirlenen 3.566,52 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 33,48 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
7-Karar kesinleştiğinde ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının iadesine,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!