Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rağmen dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Temyiz incelemesinde Yüksek Mahkeme, sanık hakkında verilen hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararını ele alarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi sonrası denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenmesiyle dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı durumda dahi, suçun işlendiği 27.04.2007 tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık yasal dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu tespit ederek, bu hukuka aykırılık nedeniyle yerel mahkeme hükmünü bozmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: ...SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: DüşmeSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.09.2008 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 22.06.2012 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;Sanığın, gündüzden sayılan zaman diliminde, Zonguldak Valiliği vatandaş girişinde, mağdurun x-ray cihazı kenarında unuttuğu cep telefonunu çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 27.04.2007 tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle zamanaşımından düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.