İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, otel-konut-ofis kuleleri projesindeki gecikmeler ve ek maliyet iddialarına dayalı eser sözleşmesi alacağı ile banka teminat mektubundan kaynaklanan menfi tespit davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile imzaladığı, bir otel-konut-ofis projesinin mekanik tesisat işlerini kapsayan eser sözleşmesi gereği, ana müteahhidin inşaat ve mimari işlerdeki gecikmeleri nedeniyle işin planlanan 17 aylık süreden 46 aya uzamasıyla ek maliyetlere ve zararlara uğradığını, 639.156,19 USD cari hesap alacağı ile gecikmeler ve proje değişikliklerinden kaynaklanan 5.882.450,34 USD ek bedel taleplerinin karşılanmadığını, ayrıca verilen teminat mektubunun haksız yere kullanılması endişesi taşıdığını belirterek, alacak ve menfi tespit talepleriyle dava açmıştır.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak, Banka Teminat Mektubundan Kaynaklı Menfi TespitDAVA TARİHİ
: █████/2014KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak, Banka Teminat Mektubundan Kaynaklı Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1954 yılında kurulmuş sektördeki en güçlü şirketlerden biri olduğu, müvekkili ... A.Ş ile davalı arasında ... da yapılması ön görülen ... otel-konut- ofis kuleleri, otopark ve enerji merkezinin mekanik tesisat işlerinin yapılmasının ön görüldüğünü, bu sözleşmede davacı ...Şirket'inin tedarikçi, davacının ... şubesinin yüklenici, ...'in idare, ...'in işveren, davalı ... Şirketi'nin müşteri sıfatıyla yer aldığı, davacı ile davalı arasında sözleşmenin 10.02.2010 tarihinde imzalandığı, sözleşmede malzeme ve işçilik bedeli toplamının 17.600.000 USD olarak belirlendiği, sözleşme bedelinin 9.782.725,49 USD'lik kısmının malzeme bedeli, 7.817.281,72 USD'lik kısmının işçilik bedeli olduğu, anasözleşmeye ek olarak yapılan zeyinnameler ile sözleşme bedelinin toplam tutarının malzeme için 11.556.490,25 USD'ye , işçilik bedelinin 9.890.640,87 USD'ye; toplam iş bedelinin 21.447.131,12 USD'ye ulaştığını, sözleşmede işin süresinin 17 ay olarak belirlendiğini, sözleşmeye istinaden davalıya... A.Ş'ye ait 01.03.2010 tarihli 01.07.2014 tarihine kadara süreli 1.760.000 USD tutarlı kesin teminat mektubu verildiğini, teminat mektubunun süresinin 31.12.2014 tarihine kadar uzatıldığını, sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle davacı tarafından temin edilen malzemelerin davalıya teslim edilmeye başlanıldığını, ilk faturanın 17.02.2010 tarihinde son faturanın ise 16.05.2012 tarihinde kesildiğini, bu süreçte davalıya 11.482.121,33 USD fatura kesildiğini, buna karşılık davalıdan 10.842.965,14 USD tahsilat yapıldığını, davalıdan olan cari hesap alacağının gün itibariyle 639,156,19 USD olduğunu, davalıya yapılan malzeme taahhütlerinin tamamlanmış olduğunu, ... otel- konut - ofis kulelerinin davacı tarafından 31.12.2013 tarihi itibariyle tamamlandığını, sözleşmede 17 ay sürmesi planlanan projenin 46 ay 20 güne uzadığını, işverenin kaba işleri ve ince inşaat işlerini belirlenen iş programından tamamlayamamış olması sebebiyle davacının bu kadar uzun bir süre sahada bulunulmasına sebebiyet verildiğini, davalının inşai ve mimari işlerdeki gecikmesi sebebiyle davalıdan sonra iş yapmak zorunda olan davacının işlerinin uzamasına ve zararına neden olunduğu, müvekkilinin sorumluluğunda olan işlerin "mekanik tesisat işleri, ısıtma soğutma-havalandırma-iklimlendirme, temiz ve pis su tesisatları, yangın tesisatları, makina daireleri, otel için viktifiye malzemelerinin montajı, otomasyon üniteleri" gibi işler olduğu ve bu işlerin inşaatla birlikte veya inşaatı takiben yapılması gereken işler olduğu, inşaatın ve kısmen mimarinin ilerlememesi halinde mekanik tesisat işlerinin ilerleyemeyeceği, müvekkilinin davalı tarafından inşai imalatın yapılmaması nedeniyle beklemek zorunda bırakıldığı, müvekkilinin masraf ve maliyetlerinin arttığı, bu durumun işverene defalarca bildirildiği, ... Projesinin 249.070 m² inşaat alanına sahip olduğu ve ...Alışveriş Merkezi ve otoparklardan oluştuğu, müvekkilinin ...'ın ana mekanik tesisat hatlarını üstlenerek tamamladığı, ...'ın ise vitrifiye takılmasına kadar süreçlerini üstlenerek teslim ettiği ve 24.06.2013 tarihinde bu kısmın açılışının yapılarak hizmete girdiği, sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel üzerinden yapılmasına rağmen süreç içindeki gecikmelerden ve proje değişikliklerinden dolayı müvekkiline ek maliyetler ve sorumlulukların yüklendiği, bazı yapılan işler için talep edilen bedellerin ana müteahhit ... tarafından ertelendiğini ve işin tamamen bitmesi halinde görüşülebileceğinin cevabının verildiğini, zaman zaman inşaatta çalışın diğer taşeron işçilerinin imalatlara zarar vermesi sebebiyle bazı imalatların tekrarlandığını, davacının sürekli talepleri üzerine ... ve davalının dahil olduğu kontrol şirketi yetkilileri tarafından tamamlanan bölümlerin geçici kabul tutanakları ile teslim alındığı, bu tutanakların dosyaya eklendiği, projede ön görülen sürenin aşılması ve maliyet artışı nedeniyle yapılan 31.03.2013 tarihli metraj artışı çalışmasının 21.05.2013 tarihinde ana müteahhit firma proje koordinatörü ...'a verildiğini, ikinci keşif artışı için toplam 5.882.450,34 USD ek ödeme talep edildiğini, ana müteahhit firma yetkilisinin bu talebi iş tamamen bittikten sonra değerlendirebileceklerini belirttiği ancak gündeme alınmadığı ve müvekkilinin haksız bir şekilde şantiyeden çıkarılma yollarının aranıldığı, kalan işler için genel iş programı ve iş bitirme maliyeti çalışmasının yapılarak 21.09.2013 tarihinde ana müteahhit ...Bölge Direktörü ... ve Mali ve İdari İşler Müdürü ...'a verildiği, davacı şirketin önündeki inşaa ve malzeme eksiklerinin giderilmesinin talep edildiği ve işin 2 ay içinde bitirilmesinin (31.12.2013)'de ön görüldüğü, bu taleplerin yanında 2 yıldır devam ettirilen işletme bedeli için 1.400.000 USD'lik talebin gündeme getirildiği, işveren şirketin ise bu talebe yanıt vermeyerek müvekkilini iş bıraktırmaya çalıştığı, davalının müvekkilinin şantiyeyi terk etmemesi halinde teminat mektubunu nakde dönüştürme tehdidinde bulunduğu, müvekkilinin buna rağmen 31.12.2013 tarihine kadar maaşları müvekkili tarafından ödenen müvekkili şirketin ekibinde yer alan teknik elemanlar ile işlerin tamamlandırılmasına çalışıldığı, davalının borçlarını ödemekten imtina ettiği ayrıca teminat mektubunun nakde çevrilmesi için Ağustos ayında bankaya telefon ettiği bu durum karşısında davacı tarafından ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında 10.02.2010 tarihli sözleşme nedeniyle davalıya verilen 31.12.2014 süreli ...Bankasına ait 1.760.000 USD tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde tedbir kararının alındığı, davalı şirketten 639.156,19 USDlik alacak dışında müvekkili şirket dışındaki uygulayıcıların inşai ve mimari işlerde yarattığı gecikmelerden kaynaklı keşif metraj artışları, endirek giderler, işçilik giderleri, işletme giderleri, direkt işçilik giderlerinden oluşan toplam 4.869.499,77 USD alacağın davalı ile ana müteahhit ... sorumluluğunda olduğu, bu alacakların ana müteahhide olan ve mevcut sözleşme dışında kalan işçilik boyutu ile hizmetin alıcısı ve menfaat elde edeni ve davalı ile organik bağı bulunun ... Holding tarafından taahhüt edildiği, bu nedenle işin gecikmesinden ve ilave işlerden kaynaklanan alacakların saklı tutulduğu belirtilerek ...Bankasına ait 31.12.2014 tarihli teminat mektubu nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve teminat mektubunun taraflarına iadesine, 639.156,19 USD alacağın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmesi dava ve talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yüklenici, davacı şubesinin tedarikçi, davalı müvekkilinin müşteri sıfatıyla ve ...'nin işveren sıfatıyla imzaladığı,10.02.2010 tarihli malzeme alımı ve işçilik sözleşmesiyle ... projesi içerisindeki otel-konut-ofis kuleleri, otopark ve enerji merkezinin mekanik tesisat işlerinin yapılmasını üstlendiğini, davacının sözleşmedeki yükümlülükleri yeterince yerine getirmediğini, davacının sözleşmenin tarafı ... ve ...'nin yetkilendirdiği ...'yu zarara uğrattığını, davacının yapmakla yükümlü olduğu ödemeleri yapmadığı, malzemeleri tedarik etmediği, inşaatları tamamlamadığı için ...'nin yetkilendirdiği ... tarafından bu ödemelerin ve işlerin yapıldığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği işverenin uğradığı zararın davacının hakedişlerinden kesinti yapılarak karşılanabileceği gibi teminat mektubunun irat olarak kaydedilebileceği, dava konusu teminat mektubunun çok taraflı sözleşmede tüm yetkilere haiz kurulun ... ve onun yetkilendirdiği ...olduğu, davanın ...ya ihbarının gerektiği, dava konusu teminat mektubunun süresinin 31.12.2014 tarihine kadar uzatıldığı,... tarihli ... nolu 1.760.000 USD tutarlı kesin teminat mektubunun sunulmasının sözleşmenin 8.1 maddesine dayandığı, sözleşmenin 8.1 maddesinde tedarikçi veya yüklenicini sözleşme keşif bedelinin %10'u tutarında kesin teminat mektubunu kesin kabul süresinin sonuna kadar geçerli olacak şekilde işverene teslim edeceği, kesin hesabın işveren tarafından onaylanması, tedarikçi ve yüklenicinin ilgili ülke mevduatları gereği ödemekle yükümlü oldukları, ... ve ... primlerine ait borçları olmadığına dair belgelerin ibrazı ve sözleşmedeki gider şartların yerine getirilmiş olması koşuluyla yükleniciye veya tedarikçiye iade edileceğinin kararlaştırıldığı, teminat mektubunun iade koşullarının yerine getirilmediği, kesin kabulün yapılmadığı ve kesin hesapların işveren tarafından onaylanmadığı, davacının ilgili kurumlara olan borçlarını ödemediği, dava tarihi olan 26.09.2014 tarihi itibari ile iade koşullarının hiçbirinin mevcut olmadığı, taraflar arasında malzeme alımı ve işçilik sözleşmesi kapsamında geçici kabulün dahi yapılmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği geçici kabul tutanaklarında dava dilekçesi ekinde rastlanılmadığı, gerçekte geçici kabul yapılmadığından böyle bir belgenin bulunmasının imkansız olduğu, sözleşmenin 7. Maddesinde geçici kabul işleminin yapılmış sayılması için nelerin yapılması gerektiğinin açıkça yazıldığı, davacının iddialarına tümüyle karşı çıkıldığı, sözleşme konusu işin geçici kabul yapılabilecek seviyeye ulaşmaması sebebiyle geçici kabulün yapılamadığı, müvekkili ve dava dışı ...- ...'nun dünyada sayılı mimari projelerden biri olan ...için sektörün en önde gelen kişileriyle çalışıldığı, davacı şirketin deneyimli geçmişi de göz önünde bulundurularak proje kapsamındaki mekanik tesisat işlerini kendisinden beklendiği üzere sonlandırabileceği düşünülerek iş için teklif vermesinin istenildiği, sözleşmenin 2.1 maddesinde 17 ay olarak belirlendiği, yüklenicinin inşaat sahasını görüp tüm şartları inceledikten sonra sözleşmeyi imzaladığı, davacının sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle işlerin uzadığını, davacının mali durumundaki bozulmalar, malzeme sevkıyatındaki gecikmeler, kalitesiz işçiliklerin davacı tarafından göz önünde bulundurulmadığı, davacının iş tesliminde sürekli gecikme yaşadığı, davacının son malzeme sevkıyatını 16.05.2012 tarihinde sözleşmenin bitim süresinden yaklaşık 11 ay sonra düzenlendiğinin davacı tarafından dava dilekçesinde beyan edildiği, işveren ...'nin ve yetkilendirdiği ... işlerin başka bir yükleniciye yaptırılması, diğer yüklenicilere paralar ödenmesi eksik malzemelerin temini gibi hakediş kesintisini gerektirecek zararlarının bulunduğu, hakedişten karşılanamayan zararların teminatlardan karşılanacağının sözleşmede düzenlendiği, davacının imzasının bulunduğu hakediş icmalinin delil olarak sunulması durumunda görüleceği üzere davacının bu imzalarını yok farz ederek tüm bedeli talep ettiği, davacının gereği gibi yapmadığı, buna dair hakediş, imalat, ihrazat, yeşil defter, kabul tutanağı, icmaller gibi bir çok belge sunması gerektiği, bunları sunamadığı, işverenin elinde bulunan tüm belgelerin ayrıca celbinin gerektiği, sözleşmenin 10.1.maddesinde işveren alacaklarının yüklenici onayı olmaksızın yüklenici veya tedarikçinin hakedişlerinden veya teminatlarından tek taraflı mahsup edilebileceği, işveren alacaklarının neler olduğunun sözleşmenin 4.10, 6.1, 10.1, 4.6 maddelerinde açıklandığı, yüklenicinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle işverenin uğradığı tüm zararı ve yaptığı ödemeleri hakedişlerden ve teminatı paraya çevirerek temin etme hakkı bulunduğu,... yüksek zarara uğradığı, işverenin yaklaşık 5.000.000 USD alacağının bulunduğu, ... holding tarafından yapılan ödemelerin ve tediye makbuzlarının klasör halinde sunulduğu, bu ödemelerin tarihlerini 2012-2013 olduğu, henüz kesin hesabın çıkarılmadığı, işveren tarafından yapılan ödemelerde davacı yüklenicinin görevlendirdiği kişilerin imzasının bulunduğu, yüklenicinin bu ödemelerden dolayı borçlu olmadığını iddia edemeyeceği, müvekkili tarafından mektup bedelinin tazmini için talepte bulunulduğu, 04.12.2014 tarihinde teminat mektubu bedelinin müvekkili şirket hesabına yatırıldığı, dava dışı işveren tarafından 01.12.2014 tarihinde davayı gönderilen ve bu ödemelerin bir kısmı olduğu belirtilen 2.406.290,13 USD tutarlı borç dekontunun (Tokar firması adına yapılan işçilik ödemelerinin nezdininizdeki hesabına yansıtılmak üzere devri) konu borç dekontunun müvekkili şirket tarafından işlendiğini ve müvekkili şirket cari hesabında görülen 646.290,13 USD tutarlı alacağın mahsup edilerek cari hesabın sıfırlandığını, işverenin ve davalının sözleşme nedeniyle oluşan zararlarının talep hakkının saklı tutulduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturalarının sözleşmenin 5.1 maddesinde belirtilen ve sözleşmenin eki olan malzeme miktar- birim fiyat tablosundaki miktarların ve fiyatların üzerinde olduğu, davacının yaptığı işçilik hataları nedeniyle diğer işlerinde zarar gördüğü, bu işlerin tekrar yaptırıldığı bu nedenle sözleşmenin 4.7 maddesine göre şirketin hakedişlerine kesinti olarak yansıtıldığı, davacı tarafından imzalanmış hakediş kesintisi icmal sayfası örneğinde görüleceği üzere saha tutanakları olarak belirtilen bu kesintilerin ara hakedişlere yansıtıldığı, müvekkili şirket tarafından inşai ve mimarı faaliyetlerde gecikilmesi sebebiyle davacının geciktiği iddiasının yerinde olmadığını, sözleşmenin 4.6 maddesine istinaden tedarikçi ve yüklenici firma tarafından temin edilmeyen malzemelerin önemli bir kısmının hakedişlere kesinti olarak yansıtılmak üzere işveren tarafından temin edildiği, fazladan yapılan işler için ek keşif hazırlandığının dava dilekçesinde bildirildiği, sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddelerine göre müşterinin malzeme bedeli karşılığında ödemekle yükümlü olduğu kesin tutarın iş bitiminde götürü bedel dikkate alınarak belirleneceği, davacının ilave keşif artışı talebinin değerlendirilebilmesi için iş tesliminin yapılmasının beklenildiği, davacının işleri teslim ettiğine dair hiçbir delil sunmadığı, açılış törenin veya teşekkür mektubunun işin teslim edildiğini tespit için yeterli olmadığı, dava tarafından yerine getirilmeyen montaj ve danışmanlık işleri için sözleşmenin 4.6 maddesine göre başka şirketlerden danışmanlık ve işçilik hizmet alımı gerçekleştirildiği, alınan bu hizmetler karşılığında ilgili şirketlere tahakkuk ettirilen hakediş bedellerinin davacı şirketin hakedişlerine kesinti olarak yansıtıldığını, Kiklop tasarım tarafından verilen danışmanlık hizmeti için 192.475 USD, Besel Isı Sistemi tarafından gerçekleştirilen işler için 767.299,43 USD, ... tarafından gerçekleştirilen işçilik bedeli için 294.367,99 USD, ... tarafından gerçekleştirilen işler için 111.696,92 USD'nin kesinti olarak yansıtıldığı, bu zararların yükleniciye rücu edilebileceği, davanın reddine yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine ve davanın ... ve ...'ya ihbarına karar verilmesi iddia ve talep edilmiştir.Davacının alacak miktarının tespiti için dosya İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ..., ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti █████/2016 tarihli raporda özetle; davacının ibraz edilen ticari, defter kayıtlarında inceleme tarihi itibariyle davalıdan 5.291.312,26.-TL alacağı olduğu, davalının ibraz edilen ticari defterlerinde inceleme tarihi itibariyle davacıya borcu ve alacağı olmadığı, davacının teslim borcunu ifa etmemiş olduğu, teslim borcumu ifa etmeyen davacı yüklenicinin bedel talep etmesinin mümkün olmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince davacı ile davalı arasında karşılıklı taleplerin yöneltilmesi gerekmekte olup, davacının dava dışı ... talepte bulunmasının mümkün olmadığı yönünde görüş belirtmişlerdir.Mahkememizin █████/2016 tarihli ara kararı ile önceki heyete teknik bilirkişi de dahil edilerek, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ..., ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Abd Öğretim Üyesi Ydr. Doç. Dr. ..., İnşaat Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi...'den oluşan bilirkişi heyeti █████/2017 tarihli ek raporda özetle; davacı vekilinin itirazlarında, davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki ve sözleşmenin fiilen ve hukuken sona ermiş olduğu, teslim borcunun ifa edilmediği iddiası üzerinden alacak taleplerinin değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiş olup, davacının sözleşme konusu işi tamamlayarak teslim ettiğinin dosya kapsamı bakımından ispatlanamaması nedeni ile bu hususla ilgili kök rapordaki kanaatte bir değişiklik olmadığı sonucuna varıldığı, Raporda, temerrütle ilgili yapılan tespitlerin hatalı olduğu, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde asıl temerrüt halinin davalı tarafa ait olduğu, sözleşme gereği edimlerin ifa edildiği, ortak mutabakat ile kabul edilen ek işler tamamlandıktan sonra otelin fiilen teslim edildiği ifade edilmekte olup, dosya kapsamı bakımından sözleşme konusu işlerin imalat süresinin uzaması ile ilgili davacının ... ile yaptığı yazışmalardan işlerin uzamasının inşaat işlerindeki imalatların gecikmesi kaynaklı olduğu anlaşıldığı, ...'nun davacıya göndermiş olduğu yazışmaların içeriklerinin ise işin gecikmesinin önlenmesi hususunda ihtar mahiyetini taşıdığı anlaşılmakta olup, 05.02.2013 tarihli olanında ise konut bloğu ile ilgili mekanik işlerin sözleşmenin 4-10 maddesi uyarınca 3.kişilere tamamlatılacağı ifade edildiği, anılan yazılar akabinde davacının hak edişlerinde bir gecikme cezası uygulanmamış olması nedeni ile işin gecikmesi ile ilgili davacının sorumluluğu olmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden, yaptığı imalatlara ilişkin kısım kısım bazı yerlerin teslim alınmasını ihtar ettiği anlaşılmakta olup, geçici kabul için sözleşme konusu işin tamamının bitirilmesi gerektiğinden ve buna ilişkin de bir belgeye dosyada rastlanmaması nedeni ile sözleşme konusu işin tamamının davacı tarafından bitirildiğine dair bir kanaati oluşmadığı, davanın teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve iadesi nedeniyle açıldığını sonrasında istirdata dönüştüğü ve bu taleple birlikte malzeme satışından doğan faturalı ticari alacak davası olduğu, davanın teknik bilirkişi tarafından menfi zarar-tazminat davası olarak hukuk bilirkişisinin ise malzeme satışını içeren sözleşmeyi salt eser sözleşmesi olarak mütalaa etmesinin hatalı olduğu, davalı ve ihbar olunanın her ne zarara uğradıkları iddiasında ise bugüne kadar bu davada karşılık dava olarak dahi herhangi bir hukuki süreç başlatmadıklarını, 4 yıldan fazla bir süre zarfında davalı ve ihbar olunanın bir ihtar, ihbar, dava süreci olmadan ticari defterlerde kayıtlanmamış bir alacak iddiasını bilirkişinin muhtemel olası zarar tespitinden sonra kabulü mali mevzuat olmak üzere kanunlara aykırı olduğu, kök raporda sözleşmeye göre teminat mektubunun hangi durumlarda nakde dönüşeceği hususun taraflı ve eksik irdelendiği ifade edildiği, davacı tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazda yapılan hukuki nitelendirmenin yanlış olduğu, yapılan sözleşmenin malzeme satışıtişçilik sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gereken bir karma sözleşme olduğu ifade edildiği, dava konusu somut olayda bir karma sözleşmenin varlığının kabul edilmesi için kanunda düzenlenmiş olan sözleşmelerin kanunun öngörmediği bir tarzda meydana getirilmiş olması gerekmektedir. Karma yapılan sözleşmeye örnek olarak yüklenicinin ediminin iş sahibinin arsasında inşaat yapmak, iş sahibinin ediminin ise kendine ait arsa paylarını devretmek olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi verilebileceği, dava konusu somut olayda yapılan sözleşme, götürü bedelle kararlaştırılmış, inşaatın imalinde malzemenin bizzat yüklenici tarafından temin edildiği eser (inşaat sözleşmesi) bulunduğu, diğer taraftan dava tarafları arasında eser sözleşmesine konu teşkil eden meydana getirmeye ilişkin yapılması gereken işlerin açıkça tanımlanmış olduğu görülmektedir. Bu yüzden sayın davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü gibi yapılan sözleşmenin bir ticari satım sözleşmesi olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, raporda temerrütle ilgili tespitlerin hatalı olduğu belirtilmişse de, dava konusu somut olayda davalı tarafın alacaklı temerrüdüne düşmüş olduğunun dikkate alınması gerektiği, davalı iş sahibi, kendisine düşen hazırlık fiillerini yerine getirmeyerek diğer bir deyişle davacı yüklenicinin işe devam etmesini alıkoyarak alacaklı temerrüdüne düşmüş durumda olduğu, yukarıda yapılan teknik incelemede de davalıdan kaynaklanan bu tür gecikmeler olduğu belirtildiği, bu durumda davacı yüklenicinin sözleşmeden dönüp menfi zararın tazminini talep edebileceği kök raporda belirtildiği, zira davalı iş sahibinin alacaklı temerrüdüne düşmesi durumunda kusur aranmadığı için ondan zarar tazmin talebinde bulunulması mümkün olmadığı, yalnızca sözleşmeden dönülmesi halinde tazmini talep edilebilecek menfi zarar bunun istisnasını teşkil etmediği, dava konusu somut olayda ise davacı sözleşmeyi sona erdirdiğini ispatlayamamış bulunmadığı, davacının malzeme alacağının olup olmadığı hususu ile ilgili olarak; davalının davacıya göndermiş olduğu ... 48. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde " bakiye 646.290,13USD'nin ise cari hesabımızda malzeme bedeli karşılığı görünen alacağınıza karşılık geldiğinden dolayı kapatıldığı" beyanına göre ve mali inceleme neticesine göre davacının anılan miktar kadar malzeme alacağı olduğu kanaatine varıldığı, paraya çevrilen teminat mektubunun iade veya bedelinin davacıya iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu ile ilgili olarak; taraflar arasındaki sözleşmenin tamamının davacı tarafından ifa edilmemesi ve işin geçici kabul safhasına kadar getirildiğine dair bir kanaatin oluşmaması nedeni ile teminat mektubunun iade veya bedelinin davacıya iadesi koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varıldığı, dava konusu somut olayda sayın davacı vekili banka teminat mektubunun paraya çevrilmesi isteminin istirdat alacağına dönüştüğünü ileri sürmekle birlikte, banka teminat mektubunun iadesi için hangi hukuki temele dayanıldığının açıkça belirtilmediği görüldüğü, banka teminat mektubu bedelinin iadesi dava konusu somut olayda ancak sonradan ortadan kalkan sebebe dayalı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak (Conditio ob causam finitam) mümkün olabilir. Sonradan ortadan kalkarak iade talebi de ancak davacı tarafından sözleşmeden dönülmesi suretiyle tarafların birbirlerinden almış oldukları edimleri iade etmeleri halinde mümkün olabileceği, dava konusu somut ihtilafta yukarıda da belirtilmiş olduğu şekilde davacının sözleşmeden döndüğü yolunda bir kanaat oluşmadığından banka teminat mektubu bedeli talebi için aranan şartların mevcut olmadığı kanaatine varıldığı yönünde görüş belirtmişlerdir.Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için dosya inşaat mühendisi bilirkişiler ile ekonomist-mali bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş; bilirkişilerden İnşaat Yüksek Mühendisi ... Ve İnşaat Yüksek Mühendisi ... █████/2018 tarihli raporda özetle; 1) Uyuşmazlığın finansal boyutları itibarıyla;a) Dava konusu sözleşmenin “malzeme temini” ile ilgili düzenlemeler kapsamında, davacı şirketin dava tarihi itibarıyla en azından kendi kayıtlarında görünen 639.156,19 USD kadar davalı şirketten alacaklı durumda göründüğü ve bu verinin, üstelik davacı şirket lehine bir miktar yüksek tutarda olmak üzere davalı şirket kayıtlarıyla da uyumlu bulunduğu;b) Davalı ve ihbar olunan tarafın, yurt dışındaki inşaat süreçleri itibarıyla davacı şirket eylemleri nedeniyle zarara uğrandığı yönündeki beyan ve iddiaları uyarınca, bu alacak bakiyesinin davacı şirket tarafından dava tarihi itibarıyla ve davalı şirketten tahsilinin talep edilip edilemeyeceğinin, hukuki değerlendirme ile teknik yönden analiz ve değerlendirmelere muhtaç göründüğü;c) Ayrıca, davalı şirketçe davacı şirkete dava tarihinden sonra gönderilen 09.12.2014 tarihli ihtarnamelerinde, dayanak olarak gösterilen sözleşme maddelerine dayanarak, ihbar olunan firmanın anılan borç dekontu uyarınca teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilemeyeceği hususunun da sözleşmenin hukuki yönden ve teknik boyutları itibarıyla irdelenmesine muhtaç göründüğü;d) Bununla birlikte, dava dosyasına sunulu belgeler ve davacı şirket kayıtları veri iken, dava konusu sözleşme kapsamında davacı şirketçe ayrıca yüklenilen imalat süreçleri ile ilgili olarak hakedişler düzenlendiğinin açıkça anlaşıldığı; dolayısıyla da dava konusu proje kapsamında davacı şirket temsilciliği tarafından gerçekleştirilen işlere ilişkin hakedişler ile ilgili olarak hesap durumunun analitik değerlendirmeye elverişli olarak ortaya konmaması halinde, teminat mektubunun nakde çevrilmesine dayanak olarak gösterilen borç dekontundaki miktarın, davacının davalı nezdindeki hesabından mahsubunun finansal yönden olanaklı bulunduğundan söz edilemeyeceği;e) Diğer yandan, dava konusu teminat mektubunun nakde dönüştüğü tarih itibarıyla, davalı ile ihbar olunan tarafın, davacı şirket alacağından mahsup edilebilecek alacaklarının bulunup bulunmadığının tespiti için salt karşılıklı olarak raporlanan finansal verilerin dahi yeterli olamayacağı, mutlak surette dava konusu sözleşme kapsamındaki iş süreçleri ve sonuçlara yönelik olarak öncelikle teknik yönden, tespit, analiz ve kesin hesaplamaların anahtar nitelikte bulunduğu;2- Uyuşmazlığın teknik boyutları itibarıyla;a) İşin yüklenici lehine fesih koşullarının oluştuğunun kabulü ile teminat mektubunun iadesi ile ilgili koşulların mevcut bulunduğu; b) Fazla yapılan iş miktarı ile, mükerrer yapıldığı dava konusu olan imalatların yerinde ölçülerek kesin hesap yolu ile belirlenmesi gerektiğinin değerlendirildiği;3- Uzmanlık alanlarımız itibarıyla yukarıda ayrı ayrı sunulan tespit, analiz ve değerlendirmelerimizin Sayın Mahkemece de benimsenmesi halinde;a) Dava konusu sözleşme kapsamındaki kesin hesap tamamlanmadan, dava konusu teminat mektubunun nakde döndürülmemesi gerektiği ve davacı tarafça teminat mektubu bedelinin davalı taraftan iadesinin talep edilebileceği;b) Diğer yandan, taraflar arasında “malzeme temini” ile ilgili hesap bazında mutabık kalınan ve davacı şirket kayıtlarına göre 639. 156,19 USD tutarında görünen bakiyenin ise, dava konusu sözleşme kapsamında kesin hesap çıkarılmadan davacı şirketçe tahsilinin talep edilebilmesinin de olanaklı görünmediği yönünde görüş ve sunmuşlardır. Mali bilirkişi █████/2018 tarihli ayrık görüşünde özetle; dava konusu sözleşmenin "malzeme temini" ile ilgili düzenlemeler kapsamında, davacı şirketin dava tarihi itibarıyla en azından kendi kayıtlarında görünen 639.156,19 USD kadar davalı şirketten alacaklı durumda göründüğü ve bu verinin, üstelik davacı şirket lehine bir miktar yüksek tutarda olmak üzere davalı şirket kayıtlarıyla da uyumlu bulunduğu, taraflar arasında "malzeme temini" ile ilgili hesap bazında mutabık kalınan ve davacı şirket kayıtlarına göre 639.156,19 USD tutarında görünen bakiyenin, dava konusu sözleşme kapsamında kesin hesap çıkartılmadan davacı şirketçe tahsilinin finansal yönden talep edilebilmesinin olanaklı görünmediği, bununla birlikte, davalı ve ihbar olunan tarafın, yurt dışındaki inşaat süreçleri itibarıyla davacı şirket eylemleri nedeniyle zarara uğrandığı yönündeki beyan ve iddiaları uyarınca, bu alacak bakiyesinin davacı şirket tarafından dava tarihi itibarıyla ve davalı şirketten tahsilinin talep edilip edilemeyeceğinin, hukuki değerlendirme ile teknik yönden analiz ve değerlendirmelere de muhtaç göründüğü; davalı şirketçe davacı şirkete dava tarihinden sonra gönderilen █████/2014 tarihli ihtarnamelerinde, dayanak olarak gösterilen sözleşme maddelerine dayanarak, ihbar olunan firmanın anılan borç dekontu uyarınca teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilemeyeceği hususunda da öncelikle sözleşmenin hukuki yönden ve teknik boyutları itibarıyla irdelenmesine muhtaç göründüğü, bununla birlikte; dava dosyasına sunulu belgeler ve davacı şirket şirket ayrıca yüklenilen imalat süreçleri ile ilgili olarak hakedişler düzenlendiğinin açıkça anlaşıldığı; dolayısıyla da dava konusu proje kapsamında davacı şirket temsilciliği tarafından gerçekleştirilen işlere ilişkin hakedişler ile ilgili olarak hesap durumunun analitik değerlendirmeye elverişli olarak ortaya konmaması halinde, dekontundaki miktarın, davacının davalı nezdindeki hesabından mahsubunun finansal yönden olanaklı bulunduğundan söz edilemeyeceği, diğer yandan dava konusu teminat mektubunun nakde dönüştüğü tarih itibarıyla, davalı ile ihbar olunan tarafın, davacı şirket alacağından mahsup edilebilecek alacaklılarının bulunup bulunmadığının tespiti için salt karşılıklı olarak raporlanan finansal verilerin dahi yeterli olamayacağı, mutlak surette dava konusu sözleşme kapsamındaki iş süreçleri ve sonuçlara yönelik olarak öncelikle ve yerinde teknik yönden, tespit, analiz ve kesin hesaplamaların anahtar nitelikte bulunduğu yönünde görüş belirtilmiştir. █████/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunmadığı belirtilmiştir.█████/2019 tarihli bilirkişi raporunda ise ; dava konusu sözleşmede belirtilen işin kapsamı, gerçekleşen işler ve tamamlarıma oranı hakkında bilgi verecek en güvenilir belge taraflar arasında yapıları hakediş belgesi olduğu, ayrıca dava dosyasında bunun dışında işin geçici ve kesin kabulü yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, 10.02.2010 tarihinde imzalanan ana sözleşme tarihinden yaklaşık 34 ay geçtiği, sözleşmenin teslim süresi 17 ay olarak ek işler ve zeyilnamelerden önceki süresi olduğu, Zeyilname ile verilen işlerin mutlaka işin teslim süresini uzatacak haklı nedenlerden kaynaklanmış olacağı, dava dosyasında 9 adet Zeyilnameler için farklı tarihlerde sözleşme yapıldığı, burada iş süresi hakkında bir ibare bulunmadığı, ancak ana sözleşme şartlarının bu zeyilnamede geçerli olduğu belirtildiğinden en son 8 numaralı Zeyilname sözleşmesi olan 24.12.2011 tarihi baz alındığında bunun üzerine 7 ay sürenin geçerli olması bu durumda bunun yanında ... işinin bitiş tarihi yaklaşık 15.10.2011 olduğu, bu durumda işin sözleşme süresi içinde tamamlanmış olduğunun anlaşıldığı, ancak işini geçici ve kesin kabul işleminin yapılmadığı, davacının sözleşme ile üstlendiği işi sözleşme kapsamı ile uyumlu olarak ve süresinde tamamlamış olduğu, (31 Nolu HAKEDİŞ), bu durumda davacının Kati Teminat Mektubu ile bankaya yatırmış olduğu 1.760.000.USD bedelin kendisifit geri ödenmesi için gerekli olan teknik teknik edimin yerine getirilmiş olduğu, davacı ... A.Ş. İle ilgili olarak iflas kararı verildiği, ... 3. İflas Müdürlüğü'nde (E...) basit tasfiye işlemlerinin devam ettiği, müflis durumdaki şirketin 2012 ve sonrası defterlerinin incelendiğinde, davacı ... ve Tic, A.Ş. 'nin malzeme temini kapsamında oluşan cari hesabından dolayı 639.156,19 USD davalıdan ticari defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu yönünde görüş beyan edilmiştir.Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya bir Makine Mühendisi bilirkişi, bir Yeminli Mali Müşavir bilirkişi ile nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, █████/2020 tarihli raporda özetle; dava konusu sözleşmede belirtilen işin kapsamı, gerçekleşen işler ve tamamlanma oranı hakkında bilgi verecek en güvenilir belge taraflar arasında yapılan hakediş belgesi olduğu, ayrıca dava dosyasında bunun dışında işin geçici ve kesin kabulü yapıldığına dair bir belge bulunmadığı yani işin geçici ve kesin kabul işleminin yapılmadığı, 1. Sözleşmenin 32. Hakedişi, 2. Sözleşmenin 17. Hakedişi ve 3. Sözleşmenin 3.Hakedişinin dava dosyasındaki mevcut belgelerden hazırlanmış olduğunu ve buradaki yapılan işlerin kapsamının sözleşme kapsamındaki işlerden olduğu, bunların neticesinde teknik bilirkişi tarafından kesintiler sonrasında Davacı ...Tic. A.Ş.'nin toplam hakediş alacağının 15.359.515,13 USD olduğu, davacı ...Tic. A.Ş.nin bu hakkediş karşılığında 18.405.292,28 USD tahsil etmiş olduğu, bu durumda tahsilatın hakediş bedelinden 3.045.777,15 USD fazla olduğu, davacı ...Tic. A.Ş. ile ilgili olarak iflas kararı verildiği, ... 3.İflas Müdürlüğü'nde (E:...) basit tasfiye işlemlerinin devam ettiği, müflis durumdaki şirketin 2012 ve sonrası defterlerinin incelendiğinde, davacı ... Tic. A.Ş.'nin malzeme temini kapsamında oluşan cari hesabından dolayı 639.156,19 USD davalıdan ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 639.156,19 USD alacaklı görünmüş olsa da yapılan işler için dava dışı ...'in kendisi namına ödediği tutarların tamamının kaydını yapmadığından kaynaklandığı, ayrıca kesin hakediş hesabı yapılmadığından ne kadar alacaklı olduğunun bilinmediği, davalı ticari defterlerine göre ise dava dışı ...'e gerekli ödemeler yapıldıktan sonra davacıdan 1.760.000,00 USD alacaklı olduğundan almış olduğu aynı tutardaki teminat mektubunu taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak haklı gerekçelerle nakde çevirdiği yönünde kanaat belirtilmiştir.Davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya olan borcunun dava dışı "... "açıklaması ile kapatıldığı, davacı hakedişlerinden kesilmesi gereken miktarların dayanaklarının ne olduğu, bu belgelerin ibraz edilip edilmediği, bu miktarların davalı defterlerine ne zaman kaydedildiğinin denetlenerek rapor tanzim edilmesi gerekmesine rağmen daha önce tanzim ettirilen bilirkişi raporlarından yalnızca 11.04.2018 tarihli bilirkişi raporundaki ayrık görüşte bu konuya değinildiği anlaşılmakla, daha önce tarafların ticari kayıtlarını ve defter kayıtlarını inceleyen ayrık görüş sunan İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesinde görevli ... İle Emekli Sayıştay Denetçisi ..., emekli Sayıştay Denetçisi ..., Makina Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek davacı alacağından mahsup edilmesi gereken ve davalıya yansıtıldığı iddia edilen zarar kalemlerinin dosyaya sunulan deliller çerçevesinde tespit edilip edilemediği ve varsa davacı alacağının mahsup edilmesi gereken miktarların nelerden ibaret ve ne kadar tutarlı olduğu konusunda kesin hesap çıkarılmak suretiyle rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişiler 25.02.2022 havale, 21.02.2022 düzenlenme tarihli raporda özetle; ... ile ... arasında 01.01.2009 tarihinde imzalanan protokol ile ... projesiyle ilgili teknik ve idari işlerin yürütülmesi ve tamamlanması işlerini yüklendiği, ... tarafından yüklenen işlerle ilgili sözleşmeleri imzalama alım yapma ve ithalat işlerinin gerçekleştirilmesi konusunda ...'nin yetkilendirildiği, ...'nin proje kapsamında imzalayacağı sözleşmelere istinaden tüm borç ve alacağın ... nezdinde tutulacak cari hesap üzerinden takip edilmesinini muvafakat ettiği, işbu ticari ilişki kapsamında ...'nin malzeme alımlarına istinaden tedarikçilere yapılacak ödemelerin ancak ... tarafından onaylandıktan sonra müşterilere ödenebileceği, müşteri tarafından tedarikçiye ödenebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı dilekçelerinde davacıya elden yapılan ödemeler toplamının 7.256.328,99 USD olduğu, ... bankasından yapılan ödemeler toplamının 1.564.891,60 USD olduğu, davacıya davalı tarafından malzeme bedeli olarak 10.897.015,88 USD ödendiği, işveren tarafından yapılan ödemeler toplamının 1.564.861 USD olduğu, ... tarafından yapılan işçilik ödemelerinin 7.256.328,99 USD olduğunun belirtildiği, taraflar arasında akdedilen 10.02.2010 tarihli sözleşmeye göre davacının projede kullanılan malzemeleri Türkiye'de tedarik edeceği, davalının tedarikçiden malzemeye satın alarak şantiyeye naklini yapacağı, iş sahibinin ... olduğu, ... ile ... arasında 01.01.2009 tarihli prokotolün imzalandığı, sözleşmede ... işveren olarak yer aldığı, davacının ... şubesinin ise gelen malzemenin işçiliğini yapacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle şubenin sözleşmede yüklenici olarak yer aldığı, davacının tedarikçi ve yüklenici olarak malzeme tedariki ve işçilikten sorumlu olduğu, sözleşmede malzeme ve işçilik bedeli olarak toplam 17.600.007,21 USD götürü bedel kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin 17 ay olarak belirlendiği ve davacının davalıya 1.760.000 USD tutarlı kesin teminat mektubu verdiği, işin başlamasıyla birlikte taraflar arasında sözleşmeye ek olarak toplam 9 adet zeyilnamenin imzalandığı, bu zeyilnameler ile yapılacak işlerin toplam tutarının 1.725.255,17 USD olduğu, bu şekilde işin hacmini 19.325.262,38 USD'ye ulaştığı, işin devamı sırasında taraflar arasında 2 ve 3. Sözleşmelerin imzalandığı, 15.03.2011 tarihinde imzalanan 2. Sözleşmenin keşif tutarının 1.500.256 USD ve işin süresinin 210 gün olarak belirlendiği, 13.04.2014 tarihinde imzalanan 3. Sözleşmede keşif bedelinin 26.500 USD ve işin süresinin 77 gün olarak belirlendiği, böylece ana sözleşme, 9 adet zeyilname, 2 ve3. Sözleşmeler ile işin toplam hacminin 20.852.018,38 USD'ye ulaştığı, işin teslim tarihinin (10.02.2010 tarihinden başlamak üzere) 17.04.2012 tarihi olduğu, yüklenicinin asıl sözleşme kapsamında 31,2. Sözleşme kapsamında 16 ve 3. Sözleşme kapsamında 2 adet ara hakediş hazırladığı, ana sözleşme ve zeyilnameler kapsamında 25.11.2012 tarihli 31 numaralı hakediş ile yapılan imalat ve malzeme tutarının KDV dahil 19.424.758,83 USD olarak gerçekleştiği ve davalının ara hakedişleri imzaladığı ancak davacının bazı hakedişlerdeki ceza miktarına itiraz kaydı düşerek hakedişleri imzaladığı, 2. Sözleşme kapsamında 16 numaralı hakediş ile KDV dahil toplam 1.262.640,42 USD imalat + malzeme gerçekleştirildiği, 3. Sözleşme kapsamında 2 numaralı hakediş ile imalat ve malzeme toplamının KDV dahil 24.549 USD olduğu, davacı tarafından gerçekleştirilen toplam imalat ve malzeme tutarının KDV dahil 20.811.948,25 USD olarak tespit edildiği, davacının ana sözleşme zeyilnameler ve ilave sözleşmeler olmak üzere gerçekleştirdiği imalat oranının %98,23 olduğu (20.482.816,71 USD/20.852.018,38 USD) yüklenicinin asıl sözleşme konusu iş ile zeyilnamelere ve 2.ve3. Sözleşmelere konu işleri hemen hemen tamamlamış olduğu, yüklenicinin işin devamı sırasında dosyaya örneği sunulan yazılarla teslim alınmasının istenildiği ancak davalı tarafından teslim almaya ilişkin bir işlem yapılmadığı, asıl sözleşme kapsamında dosyaya sunulan 32. Kesin hakedişin ... holding tarafından tek taraflı olarak hazırlandığı, davacı imzasını içermediği, 32. Hakedişte işçilik ve malzeme bakımından önceki hakedişlere oranla yüksek kesinti yapıldığı, 32. Hakedişte yapılan kesintilerden malzeme ve nakliye kesintisi olarak 1.581.673,32 USD tutarlı kesinti ile ilgili ayrıntılı bir hesaba rastlanılmadığından bu kesintiye itibar edilmediği, 121.899,13 USD tutarlı yemek kesintisinin kesin hakediş hesabında dikkate alınması gerektiği, hatalı fazla kesilen kesinti olarak geçen 474.289,06 USD tutarlı kesintinin 31 numaralı hakedişte taraflarca imzalanıp kabul edilmesi nedeniyle dikkate alınması gerektiği, personel kesintisi olarak geçen 332.945,54 USD 'nin taraflarca imzalanıp kabul edilen 31 numaralı hakedişte yer alması sebebiyle dikkate alınması gerektiği, tutanak-ceza kesintisi olarak geçen 1.555.978,50 USD kesintinin 31 numaralı hakedişe giren miktarının 190.083.61 USD olduğu ve bu miktarın taraflarca kabul edildiği, bunun dışındaki kesintiyle ilgili ceza tutanaklarında davacı imzasının görülmediği, kesinti listesindeki ...yaptırılan işler için adı altında belirtilen 192.475 USD lik tutara ilişkin dayanak belgelerin mevcut olmaması sebebiyle kontrolünün mümkün olmadığı, listede "Sade Tesisat Yaptırılan işler için" adı altında yapılan kesintinin 294.367,99 USD tutarlı olduğu ve bu kesintiye ilişkin sunulan 10.01.2013 tarihli ... ile...şirketi arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacıya hakediş toplamının %20'sinin yansıtıldığı, bu sözleşmeye göre tesisat işlerinde davacı dışında işin %80ini yapan başka şirketlerin olduğu sonucuna varıldığı bu nedenle davacıya yansıtılan kesintinin dayanaklarının kontrolünün mümkün olmadığı, davacı hakedişinden yapılan kesintiler içinde yer alan "... Isı Sistemlerine yaptırılan işleri için" adı altında yapılan kesinti miktarının 767.299,43 USD olduğu , ... ile ... arasında imzalanan 01.12.2013 tarihli sözleşmeye göre yapılmayan veya eksik bırakılan işlerin davacı hakedişlerine girip girmediğinin tespit edilemediği, bu kesintinin davacıya yansıtılmasıyla ilgili sunulan belgelerden tespit yapma imkanının bulunmadığı, 32. Hakedişte malzeme kesintileri toplamının 5.895.490 USD olarak gösterildiği, 31. Hakedişte ise malzeme kesintisinin 5.696.011,59 USD olarak gösterildiği ve bu tutarın davacı tarafından kabul edilmediği, 32. Hakedişte 199.478,41 USD fazla kesinti yapıldığı, bu kesintinin dayanaklarının hakediş iç sayfalarında gösterilmediği bu nedenle kesin hesapta göz önünde bulunmadığı, buna göre ana sözleşme kapsamında yükleniciye ödenecek tutarın KDV hariç 1.336.906,05 USD olarak hesap edildiği, 2. Sözleşme kapsamında yükleniciye ödenecek imalat ve malzeme toplam tutarının KDV hariç 352.376,72 USD olarak hesaplandığı, 3. Sözleşme kapsamında yükleniciye ödenmesi gereken malzeme ve imalat toplam tutarının KDV hariç 2.275 USD olarak hesaplandığı, ana sözleşme, 2. ve 3. Sözleşme kapsamında davacının gerçekleştirdiği imalat miktarları toplamının 21.033.497,79 USD + 334.638,88 USD KDV olarak hesaplandığı, her üç sözleşme kapsamında davacının kesin hakediş alacağından yemek kesintilerinin düşülebileceği bu durumda davacıya ödenmesi gereken toplam hakediş tutarının KDV dahil olmak üzere 1.995.562,65 USD olarak hesap edildiği, alacak borç durumunun ise mali inceleme ile tespit edilebileceği, davacı şirkete davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının 19.718.206,47 USD olduğu, davacı şirketin dava tarihi itibari ile kendi defterlerine göre 139.156,19 USD alacaklı göründüğü, davalı şirketin kendi kayıtlarında dava tarihi itibari ile 646.290,10 USD borçlu göründüğü, davacı ve davalı tarafın sunduğu ödeme belgelerinin, tahsilat makbuzlarının karşılaştırılmasına imkan bulunmadığı, seçenekli olarak hesaplama yapıldığında davalı tarafından sunulan belgeler dikkate alındığında davacı alacağının 1.703.980,94 USD olarak, davacı şirket tarafından kabul edilen ödeme tutarları dikkate alındığında davacının 1.898.356,36 USD alacaklı olduğu, teknik yönden yapılan tespitler çerçevesinde davalı tarafından düzenlenen ve davacı imzasını taşımayan hakedişlerdeki kesin tutarlarının davalı tarafından iddia edilen miktarlarda bulunmadığı kanaati varıldığı, 3 sözleşme kapsamında davacı şirketin kesin hakediş alacak bakiyesinin 1.703.980,94 USD tutarında olabileceği, davacının taleplerinden 639.156,19 USD tutarlı cari hesap bakiyesini talep edebileceği, yine davacı tarafın 1.760.000 USD tutarlı teminat mektubu bedelini talep edebileceği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Davalı şirketin 04.04.2022 tarihli dilekçesi ile malzeme kesintilerine ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya son bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 15.05.2023 tarihli 1. Ek raporda özetle; davacı ile davalı arasında ihbar olunan ... ve işveren sıfatı bulunan ...nin de imzasının bulunduğu 10.02.2010 tarihli sözleşme ile davacının Azarbeycan şubesinin mekanik tesisat işçiliği yapımını üstlendiği, iş bedelinin 17.600.007,18 USD olarak ve sözleşme süresinin 17 ay olarak kararlaştırıldığı, işe başlandıktan sonra taraflar arasında 9 adet zeyilname ile 2. Ve3. Sözleşmelerin imzalandığı, işin toplam keşif bedelinin 20.852.018,38 USD ye ulaştığı, asıl sözleşme ve zeyilnameler kapsamında 31, 2. Sözleşme kapsamında 16 ve 3. Sözleşme kapsamında 2 hakediş düzenlendiği, bu hakedişlerin karşılıklık imzalandığı, davacının bazı hakedişlerdeki tutanak-ceza kısmına itiraz kaydı koyduğu, 31. Hakediş tarihi olan 25.11.2012 tarihi itibari ile işin ilerleme oranını %98,23 olduğu, davacının kalan işleri toparlaması için Aralık 2012 ve Kasım 2013 arasında teknik ekibi şantiyede tuttuğu, davacının cari hesap alacağının tahsili için davasını 26.09.2014 tarihinde ikame ettiği, davalının kesin teminat mektubunu 03.12.2014 tarihinde nakde çevirdiği, dava kapsamında tanzim ettirilen önceki bilirkişi raporlarında işin geçici ve kesin kabulünün yapılmadığı, davacının cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunun belirtildiği, son ek raporda ise önceki raporlardan farklı sonuca varıldığı, davalının 32 numaralı kesin hakedişi tek taraflı olarak hazırlayarak 19.02.2020 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunduğu, bu hakedişte daha önce tarafların imzaların bulunduğu 31 numaralı hakedişe göre önemli miktarda kesinti yapılmış olduğu, davacının kesin hakedişinden yapılan kesintilerinden sadece yemek kesintisinin kabul edilebileceği diğerleriyle ilgili imzalı bir belge olmadığından kabul edilemeyeceği, kesin hesapta nakli teminat kesintisine gerek görülmediği, kesin hesap sonucunda davacının diğer kesinti tutarları hariç olmak üzere 21.033.497,79 USD + 334.638,88 USD (KDV) imalat yaptığı, her 3 sözleşme kapsamında da dikkate alınabilecek kesintiler düşüldükten sonra davacıya kesin hakediş ile ödenecek toplam tutarın 681.132,63 USD + 122.603,87 USD = 803.736,50 USD hesap edildiği, davacının alacak miktarının mali inceleme ile bulunabileceği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı şirketin dava tarihi itibari ile kendi kayıtları göre 639.156,19 USD alacaklı göründüğü, davalı şirketin kendi kayıtlarına göre 646.290,10 USD borçlu göründüğü, davacıya yapılan ödemeler toplamının 19.718.206,47 USD olduğu, davacıya ödenmesi gereken kesin hakediş miktarının her 3 sözleşme kapsamında dikkate alınabilecek kesintiler düşüldükten sonra 1.660.923,77 USD + KDV (334.638,88 USD) = 1.995.562,65 USD düzeyinde hesap edildiği, davacı şirketin her 3 sözleşme kapsamında kesin hakediş bedelinin davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra alacak bakiyesinin en az 1.703.980,94 USD tutarında olabileceği, davacı rızasını taşımayan kesinti tutarlarının davalı tarafından iddia edilen miktarlarda bulunmadığının değerlendirildiği, davacının alacak bakiyesi 639.156,19 Usd tutarlı cari hesabı talep edebileceği, davacının nakde dönüşen mektup bedelini iadesini talep edebileceği yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 1 . Ek raporda kesintilerle ilgili hesaplamalarına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden son bilirkişi heyetine tevdi edilmiş , bilirkişiler 24.06.2024 tarihli 2.ek raporda özetle; önceki raporda teknik incelemeler ve hesaplamalar sonrasında ağırlıklı olarak imalat kesintileri toplamında ortaya çıkan 1.010.425,14 USD tutarındaki fark nedeniyle 32. Kesin hakediş tablosunda yer alan yükleniciye ödenmesi gereken miktarda düşme olduğu, 15.05.2023 tarihli ek raporda 3 sözleşme kapsamında hesaplanan toplam bedel ile kök raporda tespit edilen bedel arasında bir farklılığın olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda raporlar arasında herhangi bir değişim veya farklılığın söz konusu olmadığı, her iki raporda icmal tablosundaki KDV hariç toplam tutar ile mali inceleme bölümü sayfa 17 de yer alan toplam tutarın KDV hariç 21.033.497,79 USD olarak belirtildiği ve birbiriyle uyumlu olduğu, önceki ek raporda teknik heyetçe ana sözleşme kapsamında 32. Hakediş itibariyle yükleniciye ödenecek bedelin 362.480,81 USD lik (KDV hariç ) bedele gerilediği, sonuç olarak her üç sözleşme kapsamında dikkate alınabilecek kesintiler düşüldükten sonra davacıya kesin hakediş ile ödenmesi gereken miktarların 1.995.562,65 USD' den 803.736,50 USD 'ye gerilediği, bu durumun her 3 sözleşme kapsamında dikkate alınabilecek kesintiler hesabından kaynaklandığı, davacının kendi defterlerine göre 639.156,19 USD alacaklı göründüğü, teknik heyet tarafından kesin hakediş alacağının 803.736,50 USD olarak hesaplandığı, davalı şirket vekilinin önceki ek raporun 9. Sayfasında belirtilen kesintilerin dikkate alınmadığına dair itirazının imalat kesintileri bölümünde değerlendirildiği, davacıya daha önce yapılan ödemelerin herhangi bir kesintiye tabi tutulmadan gerçekleştirilmiş olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından sunulan belgelere göre davalı tarafından yapılan ödemeler miktarının raporda tablo halinde gösterildiği, davacı ve davalı defterleri ile teyit edilen dava konusu taleplerden alacak tutarının talep edilemeyeceğine yönelik itiraz yönünden davacının kesin hakediş bakiyesinin pozitif olup olmamasının önem taşıdığı, davacının kesin hakedişe dayalı talep edebileceği hesaplanan bedellerin dava konusu cari hesap alacağı içerisinde yer almadığı, davacı şirketin dava tarihi itibari ile hesaplanan toplam hakediş alacağının birinci seçenek olarak 1.686.321,35 USD, ikinci seçenek olarak 1.491.945,93 USD olarak hesaplandığı, hesaplanan bu alacağın tamamının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin kendi defterlerinde kayıtlı görünen ve davalı şirketten alacaklı olduğu miktarın 639.156,19 USD olduğu, mali tablolara göre davacının bakiye alacağının birinci seçenekte 1.047.165,16 USD ikinci seçenekte ise 852.789,74 USD hesaplandığı, teknik heyet tarafından davacıya ödenmesi gereken kesin hakediş bedelinin KDV dahil 803.736,50 USD hesaplandığı, mali tablo ile teknik inceleme arasında oluşan farkın birinci seçenekte 243.428,66 USD ikinci seçenekte 49.053,24 USD olarak hesaplandığı, bu farkın nedeninin mali yönden düzenlenen genel tabloda davalı iddiaları çerçevesinde daha önce yapıldığı belirtilen ödemelerin ikinci seçenekte dikkate alınmış olmasına karşın teknik inceleme bölümünde bu kesintilerin makul görülmemiş olması sebebiyle dikkate alınmamasından kaynaklandığı, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacının cari hesap alacağı ile teminat mektubu bedelini talep edebileceği yönünde görüş belirtildiği bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen son ek rapor ile 1. Ek rapor ve kök raporda kesin hakedişlerin ayrı hesaplandığı ve davalı tarafından yapılan kesintilerin dikkate alınıp alınmayacağının kesin hakediş hesaplarında değerlendirildiği, davalı tarafından yapıldığı belirtilen ödeme ve masrafların mali bilirkişi tarafından yapılan ödemeler tutarından mahsup edildiği bu suretle seçenekli hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı tanık deliline dayandığından dava tanıkları ... , ... beyanları tespit edilmiş , davacı tanıklarından ... duruşmada özetle; sözleşmede belirtilen sürede kapa inşaatın bitmesinin mümkün olmadığını, sözleşme süresinin sonu olan 2011 yılı Temmuz ayına kadar malzemeleri temin ettiklerine sözleşme süresinin sona ermesinden sonra masraf talebinde bulunulduğu, mekanik işlerin kaba işlerin bitmesinden sonra yapılabileceği bu nedenle mekanik işe geçilemediği, sözleşme süresi içinde kaba inşaatın bitmeyeceğinin dile getirildiği, geçici ve kesin kabuller yapıldığında davacı tarafa bunu bildirdiklerini geçici ve kesin kabulleri görüldüğünü ancak alındığına dair imza atılmadığını, yapılan işin karşı tarafa bildirildiğini beyan etmiş, davacı tanığı ... duruşmada özetle; işe başlamadan 5 ay önce otelin açıldığını kendisinin 2013 yılı 8. Ayında şirkette çalışmaya başladığını konut ve ofis inşaatının devam ettiğini bu işlerin henüz bitirilmemiş olduğunu, otelin müşteri almaya başladığını ilave işlerle ilgili talepte bulunulduğunu bu taleplerin kabul görmediğini, sebebinin yazı ile sorulduğunu, bütün işin tamamlandığını, ana firmanın inşaatı zamanında yapıp teslim etmemesi sebebiyle 17 ayda yapılacak işin 42-43 ayda bitirildiğini beyan etmiştir.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte DeğerlendirildiğindeDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağının tahsili ve eser sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen teminat mektubu nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup yargılama sırasında mektubun nakde çevrilmesi sebebi ile mektup bedelinin tahsili talep edilmiştir.TBK m.97 uyarınca, “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Bu hükme dayandırılan “ödemezlik def'i, karşılıklı ve aynı anda ifası gereken edimlerden biri ifa edilmedikçe diğer tarafa edimini ifadan süresiz olarak kaçınma hakkı vermektedir. İncelediğimiz uyuşmazlıktaki gibi, aynı anda ifa edilecek olmayıp, daha önce ifası gereken bir edim ifa edilmedikçe, daha sonra ifa edilecek edimin borçlusunun da ifadan kaçınabileceği, ödemezlik def'i hükmüne nazaran öncelikle/evleviyetle (a fortiori) kabul edilmektedir.Karşılıklı edimler içeren bir sözleşmede ödemezlik defi veya sair bir haklı sebeple edimini ifadan kaçınan borçlunun, alacaklısı tarafından temerrüde düşürülmesi mümkün değildir. Zira borçlu temerrüdü TBK m.117 uyarınca ancak borçlunun haklı bir sebep olmaksızın ifadan kaçındığı durumlarda söz konusu olabilir. Gecikmeye sebep olanın iş sahibi olması halinde müteahhit temerrüde düşmeyecektir.Borçlar Hukukunda kural, yasal veya sözleşmesel olarak haklı sebebe dayanmayan bir fesih beyanının hukuki sonuç doğurmaması, sözleşmeyi sona erdirmemesidir. Ancak bu prensibin yasada istisnaları vardır. Bunlardan biri de eser sözleşmesinde iş sahibinin tazminat karşılığı fesih hakkıdır (TBK m.484). Bu özel durumlarda, kanun sözleşme taraflarından birine haksız da olsa tek yanlı beyanıyla sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanırken, bunun sonucu olarak karşı tarafın uğradığı/uğrayacağı olumlu zararının (sözleşmeden beklediği fakat elde edemediği çıkarlarının) tazmini yükümlülüğü getirmektedir.TBK m.484'e göre, “iş sahibi eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir” (TBK m.484).Bu madde ile iş sahibine, hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmış fakat yapılan kısmın bedelini ödeme ve yüklenicinin zararını tazmin etme zorunluluğu getirmiştir.Taraflar arasında akdedilen 10.02.2010 tarihli ilk sözleşmeye göre davacının projede kullanılan malzemeleri Türkiye'den tedarik edeceği, davalının tedarikçiden malzeme satın alarak şantiyeye naklini yapacağı, iş sahibinin ... olduğu, (... ile ... arasında 01.01.2009 tarihli prokotolün imzalandığı), sözleşmede ...'in işveren olarak yer aldığı,davacının yüklenici ve tedarikçi olarak ...projesi kapsamında otel-konut- ofis kulleri ile otopark ve enerji merkezi mekanik tesisat işlerini üstlenmeyi ve bu iş için gerekli malzemeye temin etmeyi taahhüt ettiği , sözleşmenin 5.1 maddesinde yüklenici ve tedarikçi tarafından anahtar teslimi götürü bedel esasının kabul edildiği,ana sözleşmede malzeme ve işçilik bedeli olarak toplam 17.600.007,21 USD götürü bedel kararlaştırıldığı, ana sözleşme süresinin 17 ay olarak belirlendiği ve davacının davalıya 1.760.000 USD tutarlı kesin teminat mektubu verdiği, işin başlamasıyla birlikte taraflar arasında sözleşmeye ek olarak toplam 9 adet zeyilnamenin imzalandığı, bu zeyilnameler ile yapılacak işlerin toplam tutarının 1.725.255,17 USD olduğu, bu şekilde işin hacminin 19.325.262,38 USD'ye ulaştığı, işin devamı sırasında taraflar arasında 2 .ve 3. sözleşmelerin imzalandığı, 15.03.2011 tarihinde imzalanan 2. Sözleşmenin keşif tutarının 1.500.256 USD ve işin süresinin 210 gün olarak belirlendiği, 13.04.2014 tarihinde imzalanan 3. sözleşmede keşif bedelinin 26.500 USD ve işin süresinin 77 gün olarak belirlendiği, böylece ana sözleşme, 9 adet zeyilname, 2 ve3. Sözleşmeler ile işin toplam hacminin 20.852.018,38 USD'ye ulaştığı, işin teslim tarihinin (10.02.2010 tarihinden başlamak üzere) 17.04.2012 tarihi olduğu, yüklenicinin asıl sözleşme kapsamında 31, ikinci Sözleşme kapsamında 16 ve üçüncü sözleşme kapsamında 2 adet ara hakediş hazırladığı, ana sözleşme ve zeyilnameler kapsamında 25.11.2012 tarihli 31 numaralı hakediş ile yapılan imalat ve malzeme tutarının KDV dahil 19.424.758,83 USD olarak gerçekleştiği, davacı ve davalının ara hakedişleri imzaladığı , ikinci sözleşme kapsamında 16 numaralı hakediş ile KDV dahil toplam 1.262.640,42 USD imalat + malzeme gerçekleştirildiği, üçüncü sözleşme kapsamında 2 numaralı hakediş ile imalat ve malzeme toplamının KDV dahil 24.549 USD olarak gerçekleştirildiği, davacı tarafından gerçekleştirilen toplam imalat ve malzeme tutarının KDV dahil 20.811.948,25 USD olarak tespit edildiği, davacının ana sözleşme zeyilnameler ve ilave sözleşmeler olmak üzere gerçekleştirdiği imalat oranının %98,23 olduğu (20.482.816,71 USD/20.852.018,38 USD) yüklenicinin asıl sözleşme konusu iş ile zeyilnamelere ve 2.ve3. sözleşmelere konu işleri %98,23 oranında tamamlamış olduğu, yüklenicinin işin devamı sırasında dosyaya örneği sunulan yazılarla işin teslim alınmasını istediği ancak davalı tarafından teslim almaya ilişkin bir işlem yapıldığının veya işin haklı nedenle feshedildiğine dair tespitte bulunulduğunun belgelendirilemediği, asıl sözleşme kapsamında dosyaya sunulan 32. Kesin hakedişin ihbar olunan ... tarafından tek taraflı olarak hazırlanıp sözleşmede davacıya ; davalı veya ... tarafından davacıya yapılan demelerin davacı alacağından mahsup edilebileceğinin kararlaştırıldığı ancak davacının ticari defterlerinde ... ile gerçekleştirilen cari hesap bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davacıya elden yapılan ödemeler toplamının7.256.328,99 USD olduğu, ... bankasından yapılan ödemeler toplamının 1.564.891,60 USD olduğu, davacıya davalı tarafından malzeme bedeli olarak 10.897.015,88 USD ödendiği, işveren tarafından yapılan ödemeler toplamının 1.564.861 USD olduğu, ... tarafından yapılan işçilik ödemelerinin 7.256.328,99 USD olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık konusu olan davacının hakediş alacaklarından yapılabilecek kesintiler ve davacı alacağından mahsup edilebilecek ödemeler konusunda alanında uzman bilirkişilerden görüş alınmış; teknik bilirkişiler 24.06.2024 tarihli ek raporda , davalı ve davacı imzasını taşıyan son hakedişlerdeki kesintileri ve davacının şantiyede işçi bulundurduğu süreyi dikkate alarak yaptıkları kesinti hesabında; davacının bakiye hakediş alacağını 803.736,50 USD olarak hesaplamışlardır.Dava konusu olayda, tanık beyanları ve tarafların iddia ve savunmaları ,dosyaya sunulan yazışmalardan ve 24.06.2024 tarihli davalı itirazlarının detaylı olarak değerlendirildiği ek rapordan ; taraflar arasında akdedilen ana sözleşmede 17 ay olarak belirlen iş süresine aykırı davranılmasının davalının inşai ve mimari imalatlarda gecikmesinden ve kaba inşaatın tamamlanmamasından kaynaklandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının hakediş alacağını ödeme borcunun davalıya ait olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerle sözleşmede İşveren olarak imzası bulunan ... tarafından yapılan ödemelerin davacı alacağından mahsup edilebileceği, kesin hakediş uzmanı bilirkişiler ile makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılan teknik inceleme sonucu davacı tarafından gerçekleştirilen imalat ve malzeme bedeli toplamının KDV hariç 21.033.497,79 USD olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler, teknik bilirkişiler tarafından kesin hakediş alacağından düşülmesi gereken kesintiler dikkate alınarak tespit edilen ( 21.033.497,79 USD + 334.638,88 USD (KDV) imalat - her 3 sözleşme kapsamında da dikkate alınabilecek kesintiler düşüldükten sonra davacıya kesin hakediş ile ödenecek toplam tutarın 681.132,63 USD + 122.603,87 USD =) 803.736,50 USD olduğu, davacı tarafından talep edilebilecek kesin hakediş alacağının tamamının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının haklı neden bulunmaksızın TBK 484.maddesine göre işin %98,23 oranında tamamlanmasına rağmen sözleşmenin fiilen sona erdirildiği, davalının TBK m.484 uyarınca, yapılan işin karşılığı tüm bedeli (teminatlar da dahil olmak üzere) ödemek ayrıca yüklenicinin uğradığı tüm zararı da tazminle yükümlü olduğu, tarafların ticari defterlerindeki mutabakatsızlığın davalı defterlerinde yer alan davacının 639.156,19 USD alacağını sonlandıran ve davacıyı borçlu hale getiren "... " açıklamalı işlemin oluşturduğu, davalının davacıyı borçlandıran bu işlemin dayanak belgelerini dolayısıyla davacı alacağından mahsup edilmesi gereken ödemelerin varlığını ispat edemediği, davacının dava tarihi itibari ile davalı şirketten 803.736,50 USD alacaklı olmasına rağmen davalının haksız olarak 1.760.000 USD bedelli teminat mektubunu nakde dönüştürdüğü anlaşılmakla 1.760.000.00 USD'nin 03.12.2014 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı şirkete verilmesine, 639.156.19 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı şirkete verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KABULÜNE,1.760.000.00 USD'nin 03.12.2014 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı şirkete verilmesine,639.156.19 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı şirkete verilmesine,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden tahsil edilmesi gereken karar harcı 370.907,60 TL olduğundan davacı tarafından yatırılan harçlar toplamı 92.726,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 278.180,70 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harç miktarı 92.726,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 850,00 TL, bilirkişi masrafı 33.000,00 TL olmak üzere toplam 33.850,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan 602,15 TL posta ve tebligat masrafı, 32.250,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 32.852,15 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 547.488,51 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Gider avansının karar tebliğinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025BAŞKAN ...ÜYE ...ÜYE ...KATİP ...