Polis memurunun yasa dışı bilgisayar verisi ele geçirme ve sürekli saklama eylemi nedeniyle aldığı 24 ay uzun süreli durdurma cezasının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onaylanması.
Özet: Bir polis memuru, Ankara TEM şubesinde görevliyken, yasal süresi dolan iletişim kayıtlarını hukuka aykırı olarak ele geçirip arşivlemek suretiyle 24 ay uzun süreli durdurma cezası alması üzerine, hem disiplin cezasının hem de dayanağı olan yönetmeliğin iptali için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, yönetmeliğin yeni bir kanunla yürürlükten kalkması nedeniyle iptal istemini konusuz bırakmış, ancak aynı fiilin yeni kanunda da yer alması ve delillerle sabitleşmesi üzerine disiplin cezasını hukuka uygun bulmuştur. Mevcut evrak, bu kararın temyizen incelenerek bozulması talebiyle yapılan başvuruyu ve karara dayanak teşkil eden hususları özetlemektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ
: Huk. Müş. Yrd. ...
3- .. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU
:Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararıyla; "belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 12. maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla;
Dava konusu düzenleme yönünden;
█████/1979 tarih ve 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin █████/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığnın anlaşıldığı,
Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına,
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
█████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, aynı Kanun'un 8/5-ç-11. maddesinde de, "belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek" fiilinin, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayıldığı,
Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 12. maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 12. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Davacının Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesine ilişkin işlem yönünden,
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma kapsamında alınan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının █████/2011-█████/2014 tarihleri arasında Ankara TEM Şubesinde görev yaptığı, mahkeme kararlarında; aidiyet numarası, karar numarası, soruşturma numarası ve göreve başlama-ayrılma tarihleri karşılaştırılarak yapılan incelemeler neticesinde; iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararlarının sonlanmasına rağmen bu dinlemelere ilişkin kayıtların süresi içerisinde silinmediği ve söz konusu eylemin mütemadi olarak devam ettiği, davacının da Ankara TEM Şubesinde görev yaptığı zaman zarfında pek çok kez TİB-NOT programını kullandığı, böylece dinlemelere ilişkin kayıtları sakladığı, depoladığı ve arşiv oluşturduğunun tespit edildiği, bu halde; anılan fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığının görüldüğü,
Davacı tarafından, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de; soruşturma kapsamında davacıya isnat edilen fiiller, tutum ve davranışlar açıkça belirtilmek suretiyle savunmasının alındığı soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle Tüzük hükmü yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
:Davacı tarafından, kamu yararı gözetilmeksizin ve hukuka aykırı gerekçe ile tesis edilen dava konusu idari işlemin sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, yürütülen soruşturmada silahların eşitliği ilkesine aykırı hareket edildiği, dava konusu idari işlem tesis edilirken “kariyer” ve “liyakat” ilkelerinin gözetilmediği, bir alt cezanın uygulanmamasının idarenin takdir hakkını hukuka aykırı kullandığını gösterdiği, hakkında uygulanan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü 12. maddesi hükmünün, Anayasal İlkelere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na aykırı olduğu, dayanak maddesi olan 3201 sayılı Kanunun 83. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiği, Anayasanın 153. maddesine göre bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, zamanaşımı itirazlarının karşılanmadığı, Danıştay İkinci Dairesi kararının yapılacak temyiz incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!