Denizli Bölge Adliye Mahkemesinde, nakliyat sigorta şirketinin hasarlı emtia ödemesi sonrası taşıyıcıdan rücuan tazminat talepli itirazın iptali davası.
Özet: Davacı sigorta şirketi, davalı taşıma şirketinin naklettiği sigortalı emtianın, üçüncü taraf sürücünün kusuruyla meydana gelen kaza sonucu hasar görmesi üzerine sigortalıya ödediği tazminatın rücuan tahsili amacıyla, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, sigorta ödemesinin teminat dışı bir riske yapıldığını ve kendi kusurunun tam olmadığını savunmuştur.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
:....
KARAR TARİHİ
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ....
ÜYE
: ....
KATİP
: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:...
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
:Emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, ....no’lu "Nakliyat Emtia Sigortası" adlı poliçe ile dava dışı sigortalı .....'ne ait, dava dışı..... tarafından üretilen, davalı şirket tarafından ....'den ......... plakalı araçlar ile nakli sağlanacak 12 adet kap ve 54 adet elektrik panosunun sigortalandığını, 01.07.2022 tarihinde, davalı şirketin maliki olduğu sevkiyata konu iki araçtan .....(yarı römork) plakalı araçlar eşyaları taşınmakta iken, dava dışı araç sürücünün kusuru ile meydana gelen kaza sebebiyle sigortalı eşyaların hasara uğradığını, mezkur kazanın, davalı araç sürücülerinin gerekli dikkat ve özenin göstermemesi ve tam kusuru sebebi ile meydana geldiği kaza tespit tutanağında açıkça tespit edildiğini, bağımsız eksper tarafından yapılan araştırmada, sigortalının hasara uğrayan emtianın bedelinin KDV hariç 202.492,00-TL.sı olduğunun belirlendiğini, bu hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından KDV dahil olmak üzere sigortalıya 08.05.2023 tarihinde 238.940,56-TL.sı ödendiğini, zarar gören şirkete nakit 220.716,28-TL.sı ödendiğini, müvekkilinin %50 oranında tevkifat yükümlüğü olduğundan 18,224.28-TL.sının bu şirket adına ödenmek üzere kesildiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından bu kaza ve hasar sebebi ile toplam 238.940,56-TL.sı ödendiğini, davalı şirketin nezdinde çalışanın kusurundan kaynaklanan zarardan gerek BK.66. maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğundan gerekse BK.116. maddesi uyarınca yardımcı şahsıların verdiği zarardan kaynaklanan sorumluluktan dolayı zarar veren çalışan ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, hasara davalının asli ve tam kusuru ile sebebiyet verildiğinden, TTK.’nun 1472. maddesi gereği, müvekkili sigorta şirketinin yaptığı ödeme tutarı olan 238.940,56-TL.’sının tahsili için, .....İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile borçlu-davalı taşıma şirketi aleyhine takibe geçildiğini, fakat davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz edildiğini, bu itirazın iptali ve uzlaşı için öncelikle 6102 sayılı Kanunun m.5/A uyarınca arabulucuya müracaat edildiğini fakat anlaşmanın sağlanamadığını, dava konusunun, tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan nisbi, keza taşıma sözleşmeleri TTK'da düzenlendiğinden mutlak ticari iş ve dava kapsamında bulunduğundan, borçlunun haksız borca itirazının iptali için Mahkemeye başvurduklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları mahfuz kalmak kaydı ile; davalarının kabulü ile davalının-borçlunun, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davacı sigorta şirketinin Nakliyat Emtia sigortasını temin ettiği sigortalısı dava dışı sigortalı ....'nin malın taşınması sırasında hasar oluşmasına davalının sebebiyet verdiği iddiasınyla dava dışı sigortalıya ödenen 238.940,56-TL’nin tazmini ve tahsili için .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesi talebi olduğunu, davacı tarafın bu haksız ve mesnetsiz davasının kabulünün mümkün olmadığını, davanın tüm talepleriyle birlikte reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminat kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava dışı araç sürücünün kusuru ile meydana gelen kaza sebebiyle sigortalı eşyaların hasara uğradığı belirtilmişse de esasen davacı sigortanın ödeme şartları gerçekleşmeden yani hasarın teminat dışında ödendiğini, sigortanın teminat dışı rizikoyu ifa ederek, TTK m. 1472 vd. hükümlerine dayanamayacağını, olayda TTK m. 876 vd. Hükümlerinin uygulama alanı bulacağını, aynı zamanda; 878.madde hükümleri uygulama alanı bulacağını, söz konusu aleyhe hususları ve müvekkilinin kusur durumunu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin %100 kusurunun bulunmadığının açıkça görüldüğünü, kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi gereğince davacı tarafın fahiş ve haksız taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın haksız şekilde müvekkili şirketten menfaat elde etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin, kusuruyla sebep olmadığı hiçbir zarardan sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, dava konusu ve rücu talebi edilen hasarın müvekkili şirketin taşımasından kaynaklı sebeplerden ileri gelmediğini, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, davacının ödeme tarihi itibariyle faiz talebinin de hukuka aykırı olduğunu, rücu ödemesine konu olan trafik kazasında kusurun müvekkili şirkete ait araçta olmadığını, kazaya sebep olan tarafın dava dışı .... plakalı araç sürücüsü olduğunu, bu sebeple kazaya sebep veren tarafın müvekkili şirketin aracı değil iken davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin rücu talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hususun dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ürünler yüklenirken müvekkili şirket yetkililerine hiç bir uyarı yapılmadığını ve bilgi verilmediğini, TTK 856 ve 857. Maddelerinde düzenlenen hiç bir husus karşı taraflarca yerine getirilmediğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini, HMK m. 61 uyarınca huzurdaki davanın sigorta şirketine ihbarına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açmış olduğu işbu davanın esastan reddine, davacı tarafa %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Meydana gelen hasarda taşıyıcının bir kusuru olmadığı, kayma sonucu oluşan hasara hatalı/yetersiz ambalajlamanın sebebiyet verdiği ve bu nedenle oluşan hasardan; TTK 863 ve TTK 878 gereği taşıyıcı davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirketin Nakliyat Emtia Sigortası adlı poliçe ile dava dışı sigortalı ......ne ait dava dışı .....i tarafından üretilen , davalı şirket tarafından ....i'den ....'e plakalı araçlar ile nakli sağlanacak 12 adet kap ve 54 adet elektrik panosu sigortalandığını, 01.07.2022 tarihinde davalı şirketin maliki olduğu sevkiyata konu iki araçtan ... (yarı römürk) plakalı araçlar eşyaları taşımakta iken dava dışı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen kaza sebebiyle sigortalı eşyaların hasara uğradığını, davalı şirketin TBK genel hükümleri gereğince kusur sorumluluğunun bulunduğunu, ayrıca davalı şirket, nezdinde çalışanın kusurundan kaynaklanan zararlardan gerek BK. 66 maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğundan gerekse BK 116 maddesi uyarınca yardımcı şahısların verdiği zararlardan kaynaklanan sorumuluktan dolayı zarar veren çalışan ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı şirket sürücülerinin beyanlarına bakıldığında, ani dönüşle dahi dorse içerisindeki emtianın yan yattığı, ezildiği, sürücülerin taşınan emtiaya uygun şekilde aracı sürmedikleri nazara alındığında, davalı şirketin en yüksek özeni göstermediği ve en yüksek özen için gerekli ideal bir taşıyıcı bünyesinde çalıştırmadığının aşikar olduğunu, davalı şirket özen, dikkat, nezaret yükümlülüklerine aykırı davrnarak eşyanın zarara uğraması sebebiyle sigortalı şirketin zararını giderenve haklarına halef olan müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu, ayrıca davalının cevap dilekçesindeki beyanı lojistik firması olarak, taşıdığı ürünlerin ne olduğunu dahi bilmediğini, (fakat belirtmek gerekir ki, sevk irsaliyesinde davalı şirketin pano taşıdığı aşikardır ve taraflarca bilinmektedir - bu husus nakliye hasar tutanağında da beyan edilmiştir.) bu beyanın dahi, ürünlerin yüklenme aşamasına nezaret edilmediğini, gerekli özenin yüklenme esnasında davalı şirket tarafından gösterilmediğini, davalı şirketçe tüm risklerin alınarak nakliye aşamasına geçildiğini gösterdiğini, halbuki davalı şirketten beklenen, tüm sürece vakıf olması, özenli ve dikkatli davranarak tedbirleri alması, yüklemede olduğu gibi boşaltma esnasında da uygun koşulları oluşturması, nakliye sırasından teslim anına kadar üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi olduğunu, dosya kapsamından görüleceği üzere davalı şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, meydana gelen hasarın, olağan ve herhangi bir olayın yaşanmadığı bir taşıma sürecinde değil; sigortalı şirkete ait malların taşındığı aracın trafik kazasına karışması sonucu meydana geldiğini, bu uyuşmazlıkta somut olayın koşulları da değerlendirildiğinde; müvekkili şirketin sigortalısı tarafından davalı şirkete birden fazla araçla taşıma yaptırıldığı, kazaya karışan araçla taşınan mallarda hasarın meydana geldiği ancak davalı şirket tarafından taşınan diğer araçtaki mallarda herhangi bir zararın bulunmadığı, bu kapsamda zarara asıl sebebiyet veren olayın trafik kazası olduğu ve ambalajlamanın hasarın oluşmasında herhangi bir etkisinin bulunmadığını, kazanın meydana geliş şekli incelendiğinde de görülebileceği üzere; davalının maliki olduğu araç kazaya karışan diğer araca arkadan çarptığını, her ne kadar bilirkişi tarafından dava dışı sürücü .....in sola dönüş kurallarına riayet etmediği ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı belirtilmişse de; kazanın anılan şekilde gerçekleşmesi halinde .... sürücüsü olduğu aracın yalnızca sol arka kısımdan hasar almayacağı, bu ihtimalde aracın sol yan kısmından hasar almasının daha olası olduğunu, aracın hasarının sol arka kısımda olduğu gözetildiğinde, .....plakalı aracın şerit değiştirmesini tamamladığı ve sola dönüşe başladığı; davalının maliki olduğu.....plakalı aracın sürücüsünün arkadan çarpma nedeniyle tam kusurlu olduğunu, davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün gerekli önlem ve tedbirleri almaması, fren tedbirine başvurmaması (fren izi bulunmamakta olup frene bastığına ilişkin kendisinin de beyanı bulunmamaktadır) nedeniyle meydana gelen kazada kusurunun bulunduğunu, yerel mahkemenin bu hususları göz önüne almadan tesis ettiği karar açıklanan nedenlerle de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle .....Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve .... Karar sayılı kararının kaldırılmasını, talepleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesi ile; Dosyada alınmış bir kök, bir ek ve bir de Trafik Bilirkişisi Raporu olmak üzere üç adet bilirkişi raporu bulunduğunu, davacının istinaf dilekçesindeki, bilirkişi raporuna itirazları tekrardan ibaret beyanları, ek bilirkişi raporunda ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında karşılandığını, 05.04.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu'nun 11. Sayfası c), ç), d) ve e) bentleri hasarın ani fren neticesinde oluşan kayma sonucunda gerçekleştiğinin tespit edildiğini, bilirkişilerce, bilirkişi heyet raporunun 11 ve 12. sayfalarında kayma sonucu oluşan hasara ise palet içi hatalı ambalajlamanın sebebiyet verdiğini ve bu şekilde oluşan hasardan; TTK 863 ve TTK 878 gereği taşıyıcının sorumlu olmadığının tespit edildiğini, davacının itirazı üzerine alınan ek raporda davacının itirazlarının karşılandığını, bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesince oluşturulan gerekçeli karar dosyadaki delil durumuna, alınan bilirkişi raporlarına ve hukuka uygun olduğunu, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı taraf rücu ödemesine konu olan trafik kazasında kusurun davalı şirkete ait araç sürücüsünde olmadığını, ayrıca eşyayı araca gönderenin yüklediğini, zararın emtianın hatalı yüklenmesinden kaynaklandığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 863. madde hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde de, gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiş olup, buna göre, gönderen kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. Ambalaj ve işaretlemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin 862. madde hükmüne göre, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür. TTK'ya tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. Taraflar arasındaki taşımanın niteliği ve sözleşme ise ambalajlama ve işaretlemenin niteliğine ilişkin olarak belirgin bir rol oynar. Yetersiz ambalajlama ya da işaretlemenin hem gönderenin hem de taşıyıcının sorumluluk alanında gerçekleşen iş ve işlemlerden kaynaklanması halinde zarar, sebep olma oranına göre paylaşılacaktır. Bu yaklaşım TTK'nin 864/3. hükmüne de uygun olacaktır. Buna göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. Somut uyuşmazlıkta davalı, 12 adet kap ve 54 adet elektrik panosunu taşıma işini üstlenmiştir. Kural olarak, eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nin 854. maddesine göre, Kanunun, taşıyıcıya yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri geçersizdir. Buna göre, davalının, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı ve eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü bulunduğu, dava konusu taşımada gönderenin yetersiz ambalajlamadan kaynaklı kusursuz sorumluluğuna ilişkin TTK 864. madde hükmünün uygulanamayacağı gözetilerek, yüklemenin eşyanın taşımasına elverişli olup olmadığı hususunda taşıyıcı davalının nezaret yükümlülüğünü ihlal edip etmediğinin değerlendirilerek TTK 864/3. maddesi anlamında müterafık kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile sonuca varılması doğru olmamıştır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı)(Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, █████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı)
Somut olayda davalı tarafça yükleme ve bağlamanın kendileri tarafından yapılmadığı, gönderen tarafından yapıldığı savunulduğuna göre TTK'nın 864/3. hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları ve buna göre davalının hukuki durumunun ve sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken anılan hususlarda araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmediği gibi, taşıyıcı davalının nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varılması halinde davalı taşıyıcıya ait araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmaması önem taşımayacaksa da dava konusu emtianın hasarlandığı kazada araç sürücülerinin kusur durumu her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulmuş değildir. Nitekim bu hususta gerekirse İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak kusur konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasara neden olan kazada davalı taşıyıcıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı tereddütsüz ortaya konulmalıdır. Nitekim kural olarak meydana gelen zarardan taşıyan ve sürücünün eksik teselsül hükümlerine göre sorumlulukları söz konusudur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı)
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE;..... Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih, ... Esas .... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. █████/2025
....Başkan
.....Üye
.....Üye
....Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!