Denizli Bölge Adliye Mahkemesinden, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan, tam kusurlu trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli taleplerine dair davalı istinaf başvurusu kararı.
Özet: Davacı, karşı tarafın tam kusurlu olduğu trafik kazası sonucu maliki olduğu aracında oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla dava açmış, başlangıçta sembolik olan taleplerini ıslah dilekçesiyle toplam 47.000 TLye yükseltirken; davalı sigorta şirketi dava şartı eksikliği, zamanaşımı ve sorumluluğunu yerine getirdiği savunmasını, diğer davalı ise kusurun davacıda olduğunu ve hasarın sigorta kapsamında bulunduğunu ileri sürmüş; ilk derece mahkemesinin sigorta eksperi bilirkişi raporuna dayanarak verdiği kararına karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ....
KATİP
: ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ....
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALILAR
: ..
DAVANIN KONUSU
: Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı .... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu ve .... sevk ve idaresindeki.... plakalı 2017 model Honda Cıvıc marka aracın ....tarihinde .... kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken maliki...... ve sürücüsü ......... olan ..... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarparak tam kusurlu maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, karşı tarafın araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracının 2017 model ve kilometresinin de kaza tarihinde çok düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın kaza sonucu ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, karşı tarafın aracının davalı sigorta şirketi tarafından ....... nolu poliçe ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketine █████/2024 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybının davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketi harici davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 50,00TL değer kaybı bedeli taleplerini 39.500,00 TL artırarak 40.000,00 TL'ye yükseltilerek davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli taleplerini 6.950,00 TL artırarak 7.000,00 TL'ye yükseltilerek davalı şahıslardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve harcını yatırmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasından hukuki yararın bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için █████/2024 tarihinde tamirhane ve tedarikçi firmalara toplamda 30.934,77 TL maddi hasar bedeli ödendiğini, yapılan ödemeler ile müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, başkaca sorumluluğu kalmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen .....plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddiasına katılmadıklarını, davacının maliki olduğu ve ..... sevk ve idaresindeki...... plakalı aracın kaza mahallinde çift şeritli yolun sağ tarafında KTK da belirlenen kurallara aykırı şekilde duraklama yaptığını, kazanın meydana gelmiş olmasında tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin trafik kurallarına aykırı bir eylemi bulunmadığını, müvekkilinin manevralarının usul ve yasalara uygun olduğunu, somut olaya bakıldığında davacıya ait aracın kaza anından önceki durumuna ilişkin herhangi bir delil dosya muhteviyatında mevcut olmadığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalının kusurlu olduğu kabul anlamına gelmemekle beraber kazada gerçekleşen risk zorunlu mali trafik sigortası poliçesi kapsamında bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ 'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğü ve bu bilirkişi raporuna göre hesaplanan 40.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden ve davalı .....kazaya karışan kusurlu aracın sürücüsü olduğundan, davalı ..... ise aracın maliki olup işleten sıfatına haiz olduğundan tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve BAM emsal kararlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin 7 gün olduğu ve bu süre boyunca davacının aracını kullanamayacağından kaynaklı mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 7.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ..... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiçbir somut veriye dayanmadan varsayımsal şekilde değer kaybı bedeli hesaplandığını, raporun bu yönüyle denetime elverişsiz olup hükme esas alınabilecek kriterlerden yoksun olduğunu, ilgili hesaplamada aracın kaza tarihindeki değeri değil günümüz piyasa rayicine göre hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda rapor tarihinin emsal araç fiyatları dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar aracın geçmiş hasarları olduğuna değinilmiş ise de değer kaybı hesaplaması yapılırken sanki araç daha önce hasara uğramamış gibi hesaplama yapıldığını, somut olayda kaza tarihi göz önüne alındığında 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, değer kaybı zararının 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarının "yürütmesi durdurulanların dışında" EK 1.de düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerekmekteyken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle......Ticaret Mahkemesinin .... tarihli.... Esas ..... Karar sayılı kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; 17.12.2023 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkilinin aracı kurallara uygun bir şekilde park halinde iken karşı yan araç sürüsünün müvekkilinin aracına çarparak tam kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalıların tüm sorumlu olduğunu, yerel mahkeme tarafından yargılama sürecinde dava konusu taleplere ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığını, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak hazırlanmış olduğunu, mahkeme tarafından bu doğrultuda karar verildiğini, müvekkilinin aracı 2017 model olup, kaza tarihinde sıfır araç düzeyinde olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının ciddi anlamda hasar gördüğünü, birçok parçasının işlem gördüğünü, davalı tarafından bilirkişi raporunda aracın kaza tarihindeki değil güncel rayiç değer üzerinden değer kaybı bedelinin hesaplanmış olduğu iddia edildiğini, bilirki tarafından belirtildiği üzere güncel yüksek mahkeme ilamları doğrultusunda aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli göz önünde bulundurularak hesaplama yapıldığını, aracın geçmiş kazasında hasar almış olan bölge ile dava konusu kazada hasar almış olan bölgenin aynı olmadığını, değer kaybı bedelinin bu husus göz önünde bulundurularak hesaplama yapıldığını, bu nedenlerle davalının istinaf dilekçesinde yer alan hususların herhangi bir hukuki dayanağı olmaması nedeni ile istinaf başvurusunun ve tehiri icra talebinin reddi ile .....Ticaret Mahkemesi'nin...... Karar sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı bedeli talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD ████████ E - █████████ K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli ███████ E-███████ K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile █████/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.
Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. (Yargıtay 4 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam).
Eldeki davada, mahkemece alınan sigorta eksperi raporu yukarıda belirtilen değer kaybı belirleme kriterlerine göre hazırlanmış olup hükme ve denetime elverişlidir. Bilirkişi raporunda dava konusu aracın daha önceki hasarları da irdelenmiş olup, aracın daha önce aynı yerden hasarlanmamış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre alınan raporun dosya kapsamıyla uyumlu ve denetime elverişli olmasına, aracın kaza tarihindeki rayiç değerine göre hesaplama yapılmış olmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-......Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih, .....Esas .Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 3.210,57 TL istinaf karar harcından peşin alınan 803,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.406,97 TL'nin davalı Quıck Sigorta A.Ş.den tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı ..... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.█████/2025
....
Başkan
....Üye
....Üye
....Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!