İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, araç sahibinin kasko poliçesinden kaynaklanan hasar bedelinin, sürücünün alkollü olması gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açtığı tazminat davası.
Özet: Bu dava, sigortalı aracın karıştığı bir kazada sürücünün 0.11 promil alkollü bulunmasına rağmen, davacının kazanın fren arızası ve yol koşulları nedeniyle meydana geldiğini, alkolün etkili olmadığını belirterek kasko poliçesi kapsamında araç hasarının sigorta şirketinden tazminini talep etmesi; davalı sigorta şirketinin ise sürücünün alkol limitinin üzerinde olduğunu ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğini ileri sürerek hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını savunması üzerine, hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı ve kazanın alkol etkisiyle mi yoksa diğer nedenlerle mi meydana geldiği hususundaki uyuşmazlığı ele almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2021
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların Talepleri
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracını davalı sigorta şirketinden █████/2020-█████/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .../0 nolu kasko poliçesi ile sigortaladığını, müvekkili tarafından arkadaşı ...’nin ailesiyle birlikte memlekete gidecek olması dolayasıyla aracını vermesi üzerine █████/2020 tarihinde ...’nin sevk ve idaresinde iken ... ilinde fındık tarlasından döndüğü esnada yolun bozuk olması, taş toprak yolun kaygan zemin yaratması dolayısıyla aracın frenlerinin tutması ve bir anda boşalması sebebiyle aracını durduramadığını, el freni dahi kar etmediğini ve saniyeler içinde hızının yükseldiğini ve yan yatarak durduğunu, ...’nin olay anında yapılan ölçümlere göre 0,11 promil alkollü çıktığını, davalıya yapılan başvuruda aracı kullanan kişinin alkollü olması sebebiyle red cevabı verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, 0,11 promil alkolün kazada herhangi bir etkisinin olmadığını, kazanın frenlerinin arızalanması ve yolun bozuk olması sebebiyle gerçekleştiğini, kazanın alkolün etkisi ile gerçekleşmediğinden zararın tazmini gerekli olduğunu beyanla taleplerinin kabulü ile şimdilik 1.000 TL araçta meydana gelen hasar bedelinin, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde belirlenecek araç bedelinin ıslah edilme hakkı saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini ve tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu dava dilekçesinin görev yönünden reddinni gerektiğini, dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edildimediğini, yapılan uyap kontrolünde davadan haberdar olduklarını, davacının davasını kısmi dava olarak açmasında hukuki bir yararın bulunmadığını, davalı taleplerinin sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması dolayısıyla mevzuat gereği teminat dışı kaldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davaya konu araçın hasarı kara araçları kasko sigortası genel şartlarının A.5.5 maddesinde yazılı bulunan teminat dışında kalan zararlar kapsamında olduğunu, bu nedenle davaya konu tazminat talepleri bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, araştırma raporu ve dosya içerisindeki resmi tutanaklardan anlaşıldığını, resmi belge niteliğinde bulunan tutanakta kaza saati 15:00 olarak yer aldığını, sürücü aynı gün saat 19.45 te erfelek ilçe devlet hastanesinde yaptırmış olduğunu, alkol muaneyesinde %11 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kaza saati ile alkol muayenesi arasında en az 4 saat 5 dakika bulunduğunu, wınmark faktörü uyarınca hesaplama yapıldığında sürücünün kaza saatinde en az %73 promil alkollü olduğunu, davaya konu kazaya salt sigortalı sürücünün alkollü olmasnıdan kaynaklandığı kazanan oluş şeklinin tek taarflı takla atmak olarak gerçekleşmesinden de açıkca anlaşıldığını, davacı alkollü olmasından bahisle hakimiyetini kaybettiğini, reflekslerinin zayıfladığını ve göz göre göre aracın takla atarak yuvarlandığını, TTK hükümleri ve yargıtay içtihatdına göre ihbar yükümlülüğünün iyiniyet kurallarına aykırı kullanılmsaı halinde davacı sigorta ettirenin münferit olayda kazanın poliçe teminatı kapsamında ve sigorta himayesi içinde bulunduğu ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamısna gelememek ile birlikte talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, faiz taleplerinin kabul etmediklerini bu nedenlerle kaza esnasıda sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu sabit oldundan kasko genel şartları davanın raddine dava konsu araç hasarı bedelinden müvkkili sigorta şirketinni özel ve genel şartlar gereği poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmladığınıdan davanın reddine haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, davacının maliki olduğu aracın yaptığı kaza neticesinde meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı, hasarın poliçe kapsamında kalıp kalmadığı, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği, hususlarında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.
Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.
İstanbul BAM 53. HD'nin █████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamında: "..Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit, karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkin olup, davacı-karşı davalı yüklenici, davalı- karşı davacı iş sahibidir. Davalar eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve davalı- karşı davacı site yönetimi 6502 sayılı yasa 3-k maddesi kapsamında tüketici konumunda olduğundan, uyuşmazlığın çözümünda 6502 sayılı yasa 73/1 Maddesi gereğince tüketici mahkemesi görevlidir. İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi yerinde ise de, davalı- karşı davacı site yönetiminin tüketici olması nedeniyle Tüketici Mahkemeleri görevli görevli olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair tespit yerinde olmamıştır..." şeklinde belirtilmiştir.
Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkin olduğu ve davalının tüketici konumunda olduğu bu uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-) HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-) Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!