Davacı tarafından inşa edildiği iddia edilen 3. kat muhdesat aidiyetinin tespiti davasında, kadastro tespitinden sonraki 10 yıllık hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle verilen ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bir miras ortaklığındaki taşınmaz üzerinde davacı tarafından yapıldığı iddia edilen 3. katın muhdesat aidiyetinin tespiti davası, davacının kendi beyanıyla yapım tarihinin kadastro tespitinden önceye dayanması ve davanın kadastro kanunundaki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açılması nedeniyle, ilk derece mahkemesince kabul edilse de istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda usulden reddedilerek kesinleşmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ███████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... ...’ın mirasçısı olduğunu, 449 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin ve 3 kattan oluşan taşınmazın muris ... mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçıların bir kısmı tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmazda bulunan 3. katın müvekkili tarafından 1976-1977 yıllarında inşâ edildiğini, diğer mirasçıların katkısının olmadığını ileri sürerek 449 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 3. katının muhdesat aidiyetinin tespitini talep ve dava etmiştir.
    II.CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 449 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki zemin ve 3 kattan oluşan taşınmazın tamamının murisleri tarafından yaptırıldığını, davacının taşınmazın yapımında maddi katkısının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davaya konu tescilsiz yapının zemin kat üstü 3. katının davacı tarafça kendi ad ve hesabına olarak bizzat davacı tarafça çalışanların parası ödenmek suretiyle yaptırıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacı tarafından 1976-1977 yıllarında yapıldığının dava dilekçesinde beyan edildiği, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin ise 30.07.1980 yılında yapıldığı, dava konusu muhdesatın kadastro tespit tarihi olan 30.07.1980 tarihinden önce taşınmaz üzerinde bulunduğunun davacının beyanı ile sabit olduğu, eldeki davanın ise hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 28.02.2022 tarihinde açıldığı, davanın yukarıda açıklandığı üzere Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. ve 6100 sayılı HMK'nın 114/2, 115/2 hükümleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A.Temyiz Sebepleri
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
    a.Kadastro Kanunu’nun 12/3 ve 19/2 hükümlerinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığını,
    b. Sehven dava dilekçesinde binanın yapım yılını yanlış belirttiklerini, dava konusu taşınmazın müvekkilin babası tarafından 18.02.1978 yılında satın alındığını,
    c. Mahkeme tarafından binanın yapım yılının tespiti için kendi beyanlarının değil resmi belgelerin dikkate alınması gerektiğini beyan etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!