Hükümlü lehine kanun maddelerinin uygulanması talebi üzerine duruşmasız ve evrak üzerinden verilen kararın, usul hataları ve kanun karşılaştırması yapılmadığı gerekçesiyle bozulması.
Özet: Yargıtay, hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinden yararlanma talebiyle ilgili yargılamada, alt mahkemenin 01.06.2005 öncesi kesinleşen hükümlere yeni ceza yasalarının uygulanabilirliğini duruşma açmadan, evrak üzerinden değerlendirmesini hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur; zira mahkeme, 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca lehe kanun hükmünün tespiti için önceki ve sonraki kanunların tüm hükümlerinin olaya uygulanarak karşılaştırılması ve bu hususta denetime olanak sağlayacak bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiş, doğrudan lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği ilkesine dayanılmasının hatalı olduğunu vurgulamıştır.

Gereği görüşülüp düşünüldü
:Hükümlünün yokluğunda █████/2005 tarihinde verilen kararda, yasa yolunun yanlış gösterilmesi karşısında 5271 sayılı Yasanın 34/2, 231/2, 232/6 ve 291. madde ve fıkraları hükmü uyarınca, temyizi süresinde kabul edilip, yanlış yasa yolu gösterilmesi suretiyle verilen itiraz dilekçesi üzerine İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 5.12.2005 tarih ve ████████ müt. numaralı hükümlünün talebinin reddine ilişkin karar kaldırılarak, 07.07.2005 tarihli esas hükme ilişkin olarak yapılan incelemede;1.6.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasaların lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve olaya uygulanması niteliğindeki başvuru üzerine anılan yasaların hükümlü lehine hükümler taşıyıp taşımadığı ve bunların uygulama olanakları duruşma açılıp 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca uyarlama davasında kazanılmış haktan sözedilemeyeceği de gözetilerek değerlendirilme yapıldıktan sonra bir hüküm kurulması ve bu hususta denetime olanak sağlanması gerektiği, olay ve uygulama itibariyle burada aynı maddenin 1. fıkrasındaki “lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği” hükmüne dayanılamayacağı gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesi,Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.