Ticari satıştan kaynaklanan cari hesap alacağı tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali davasında fatura ve ticari defter delillerinin önemi tartışılıyor.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacının cari hesaptan doğan alacağını tahsil etme, davalı ticari defterlerinin incelenmesi ve icra inkar tazminatı taleplerini; davalının ise taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığı ve alacağın somutlaştırılmadığı gerekçeleriyle davanın reddini istediği iddialarını ve faturanın hukuki niteliği, düzenlenme ve itiraz süreleri ile borç doğurucu ilişkideki yeri hakkındaki genel yasal çerçeveyi içeren bir yargılama özetidir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu olmadığını iddia ederek borca itirazı ile takibin durduğunu, davaya ve icra takibine konu alacağın likit olduğunu, davalı borçlunun aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı takip borçlusunun, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi sebebiyle düzenlenen sevk irsaliyelerini, faturaları ve teslim tutanaklarını ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını sayın mahkemenize ibrazdan kaçınma ihtimali bulunduğunu, bu durumda müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşması daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale geleceğini, tüm bu sebeplerle öncelikle sayın mahkemeniz tarafından tensip zaptı ile birlikte davalı borçluya ait 2021 – 2024 dönemlerine BA BS formlarının ilgili İkitelli vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Taraflar arasında geçerli bir şekilde imzalanmış cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, söz konusu cari hesap ekstresi, taraflar arasında imzalanmış yazılı bir cari hesap sözleşmesine dayanmamakta olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 89/2 maddesi gereğince cari hesap ilişkileri için yazılı bir sözleşme yapılması zorunlu olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen alacak talepleri davacı tarafından somutlaştırılmadığını,6100 s. HMK m. 194 uyarınca; “(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.” dayanılan vakıaların ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılması ve hangi vakıanın hangi delile tekabül edeceğinin açıkça gösterilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği 55.100,56TL alacağın hangi faturalara tekabül ettiği dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, icra takibine veya dava dosyasına eklenmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
Her ne kadar inceleme sadece davacı defterleri üzerinde yapılmışsa da mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazarette bildirmemiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 55.100,56-TL asıl alacak 3.217,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.318,28-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tarihinde █████/2024 tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği █████/2025 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defter ve belge ibrazında bulunmadığı, Davacının ticari defterlerine göre davacının kaydi olarak 55.100,46TL davalıdan alacaklı olduğu, Takibe dayanak faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 03.04.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %51,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına 03.04.2024 takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederiz.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede 6102 Sayılı TTK.m.64 ve VUK.182 gereğince mecburi 2023-2024 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, açılış, ara ve kapanış tasdiklerinin
yasal süresi içinde alındığı, Yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve
kanunlara uygun tutulduğu, davacı tarafın 2023-2024 yılına ait ticari
defterler ve kayıtlarının (HMK md.222, TTK 64) uyarınca sahibi lehine delil
niteliğine haiz olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK md. 220/3 uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır.
Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığından, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar HMK md. 222/3 gereği davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davalı taraf davacı lehine delil olan davacının defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamamıştır. (Md. 222/3 son)
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, davacı tarafın lehine delil niteliği bulunan ticari defterleri, dosyaya sunulan cari hesap ekstreleri ve faturalar ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 55.100,00 TL alacağı bulunduğu kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı alacaklı tarafından icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş ise de, iş bu itirazın iptali davasında işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talep edilmediğinden bu yönde değerlendirme yapılmamıştır.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 55.100,56 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz uygulanmasına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 11.020,11-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Karar ve ilam harcı 3.763,91-TL nin peşin alınan 649,39-TL den düşümü ile kalan 3.114,52-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00.-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.076,99‬-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 410,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!