İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve taşıma sırasında emtia hırsızlığına dayalı tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunda, davacı şirket taşıma esnasında çalınan emtiaları için sigortacı davalıdan tam veya kısmi ödeme alamadığını ileri sürerek kalan hasar bedellerinin tahsilini talep ederken; davalı, hırsızlık olaylarının poliçe özel şartlarına aykırı olarak güvenliksiz alanlara park edilmesi ve davacının ağır kusuru nedeniyle tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığını, zaten bazı hasarları reddettiğini veya kısmen ödediğini savunmuş olup, ilk derece mahkemesi sigorta poliçesinin geçerliliğini ve olaylarda ağır kusur bulunup bulunmadığını değerlendirerek davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
:09.07.2021
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yaptığı taşıma işlerini 26.07.█████████ arası geçerli olan yıllık ... Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına aldığını, sigortalanan bazı taşımalarda yaşanan hırsızlık olayları nedeniyle oluşan zararın uzun süre ödenmediğini, müvekkilinin ısrarlı talebi ile bazı hasarlarda kısmi ödemeler yapıldığını, sigorta süresi içinde 13.09.2014 günü ... plakalı araca yağ emtiası yüklendiğini, sürücünün saat 22.30 sıralarında ikametgâhının yakınındaki ... Şirketi önüne aracı park ettiğini, ertesi gün saat 10.00 sıralarında aracın yerinde olmadığının görülmesi üzerine şikayetçi olunduğunu, davalının 46.535,08 TL hasar bedelinin 9.000,00 TL'sini ödeyerek bakiye 37.515,08 TL hasarı ödenmediğini, 22.01.2015 tarihinde ... plakalı araçla yapılan taşınan 48.006,43 TL bedelli yağ emtiasının nakliyesi için sürücünün yola çıktığını, bir süre sonra sürücüye ulaşılamadığını, sürücünün cep telefonunun ve aracın çalındığının, sürücünün eşi tarafından bildirildiğini ve hasar bedelinin ödenmediğini, 18.10.2014 tarihinde... plakalı araçla taşınan 45.277,05 TL bedelli yağ emtiasının nakliyesi sırasında aracın yüklü şekilde 19.10.2014 tarihinde çalındığını ve 45.277,05 TL hasar bedelinden 9.000,00 TL ödenerek bakiye 36.277,05 TL'nin ödenmediğini, 24.10.2014 tarihinde ... plakalı çekici ve 59 59 PF 668 plakalı dorse ile yapılan taşımada sürücünün park halinde araçta uyuduğu sırada, 8.390,79 TLbedelli emtianın çalındığını, davalının 2.000,00 TL hasar bedelini ödediğini, bakiye 6.390,79 TL'yi ise ödemediğini, 06.01.2015 tarihinde taşınan yağ emtiasından çalınan 6.274,80 TL yağ bedelinin 4.810,00 TL'sinin ödediğini, 27.02.21015 tarihli hırsızlık olayında çalınan 7.875,58 TL emtia için 5.033,76 TL'sinin ödendiğini, davacını sigorta ettirdiği emtianın teminat kapsamında çalınmasına rağmen bir kısım hasarların hiç ödenmediğini, bir kısmının ise kısmen ödendiğini ileri sürerek, toplam 128.209,35 TL hasar bedelinin hasarın ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; poliçe teminatı altında olan ... plakalı araçla taşınan yağ emtiasında meydana gelen hasar ihbarı üzerine eksper görevlendirildiğini, aracın park edildiği yerin iki yönlü bölünen cadde olduğunu, alanda güvenlik, bekçi veya benzeri bir gözetim ve koruma tedbiri alınmadığını, poliçenin diğer hususlar başlıklı 2. maddesinde; "Sevkiyat sırasında zorunlu hallerde konaklama yapılması veya kısa süreli mola verilmesi durumunda nakil aracının konaklama/mola yerinin gözetimli otoparkına veya emniyetli, sürekli gözetim altında tutulan bir alana park edilmesi ve aracın kısa süreli terk edilmesi durumunda dahi hırsızlığı önlemek açısından tüm tedbirlerin alınması (araç kapı ve camlan ve /veya yükün bulunduğu konteynerin kapalı ve kilitli olması) zorunludur, aksi takdirde meydana gelecek hırsızlık rizikosu teminat kapsamının dışındadır." düzenlemesi bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğuna karar verilmesi halinde TTK'nın 1448. maddesi gereğince zararın oluşmasına engel olunması adına gerekli önlemlerin alınmadığından tazminattan ağır kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta ettirenin imkanlar ölçüsünde zararın önüne geçme veya zararı aşağı bir düzeyde tutma yükümlülüğü bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen tüm hasarların aynı şekilde gerçekleştiğini, ... hasarının ve ... hasarının poliçe hırsızlık özel şartları gereğince reddedildiği,... dosyasında ... olarak 2.000 TL ödendiği, ... hasarı için 4.810 TL ödendiğini, ... hasarı için 5.033,76 TL ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Meydana gelen hırsızlık olaylarında ağır kusur bulunup bulunulmadığı, sözleşmeye göre davalının ödeme ile sorumlu olup olmadığı, gerçek zarar miktarının tespiti açısından birden fazla rapor alınmış olup, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki akdedilen ... numaralı █████/2014 - █████/2015 vadeli yıllık ... abonman sigorta poliçesinin hukuken geçerli bir poliçe olduğu, hırsızlığa konu olayla ilgili sigorta poliçesi özel şartları gereği araçların emniyetli ve gözetim altında tutulan yerlere ve güvenli park alanlarında park edildiğinin değerlendirilmesi gerektiği, davacı şirketin ve bu şirketin istihdam ettiği araç sürücülerinin gerekli önlemleri almadığı veya ağır kusurunu bulunduğu hususunda bir delil olmadığı, farklı tarihlerde meydana gelen hırsızlık olaylarının davalı sigorta şirketine bildirilmesi üzerine, davalı sigorta şirketi nezdinde 6 adet hasar dosyası açıldığı, bu hasarlardan ilk 4 adedinin teminat dışı görülmesi sebebiyle reddedildiği, ancak bu dört dosya için davalı sigorta şirketi tarafından toplam 20.000-TL (9.000+9000+2.000) tutarında .../Hatır ödemesinin yapıldığı, son iki hasarın ise teminat kapsamında olmasıyla hesaplanan hasar bedellerinin ( 5. inci hasar için 4.810,00 TL, 6.ıncı hasar için 5.033,76 TL ) davacıya ödendiği, böylece 6 hasar dosyası için davacıya toplam olarak 29.843,76 TL'nin ödendiği, %1 tenzil muafiyeti ve araçla birlikte çalınmalar durumunda hasar bedelinin %80 oranında ödenmesine ilişkin olarak yapılan hesaplamalarda ödenmesi gereken hasar bedelinin 96.123, 20 TL olduğu, her ne kadar 2017 tarihli rapor haricinde sigortanın ödeme yapmakla yükümlü olmadığı yönünde ortak görüş bildirilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sigorta poliçesinin 10. ve 14.maddesinde sürücünün veya sigortalının bizzat istihdam ettiği soförlerin kötü niyeti, hilesi ile taşınan malın çalınmasından dahi sigortanın sorumlu olacağının kararlaştırıldığı bir durumda, mevcut olaylarda sürücülerinin ağır kusurunun bulunmadığı ve güvenlik önlemlerinin alındığı, kapıların kilitlendiği durumda, sigortanın sorumluluğunun olmasının değerlendirilmesi sözleşmenin ruhuna aykırı olmakla yine sigorta temel kurallarına da aykırı olacaktır. Bu doğrultuda █████/2019 tarihli rapor hesap yönünden hükme esas alınmakla..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 96.123,20 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince davacıya ait taşımaların poliçe şartlarında teminat altına alındığını, poliçede, hırsızlık hasarlarının önlenmesi ve hırsızlık olaylarının asgari düzeye indirilmesi şartı ile özel şartlarla teminat verildiğini, poliçenin diğer hususlar 2. maddesinde sigortalıya korunaklı yerde park etme yükümlülüğü getirildiğini, dosyada ek rapor dahil 6 adet rapor alındığını, raporlarının bir tanesi dışındakilerde, poliçede bahsi geçen özel şarta uyulmadığı, davacı talebinin teminat kapsamında olmadığının belirlendiğini, 05.09.2017 tarihli ilk raporda sigortalı aracın kaldığı yerin genel gözetimli bir yer olduğunun belirlendiğini, ek rapor için heyete sigortacı bilirkişi eklendiğini, 06.04.2018 tarihli birinci ek raporda poliçede özel şart belirlenmesine karşın park edilen alanların özel şarta uygun bulunmadığı ve davalının istemi reddetme hakkının bulunduğunun belirlendiğini, 14.11.2018 tarihli ikinci raporda, araçların emniyetli ve sürekli gözetim altında tutulan yerlere ve güvenli park alanlarına park edilmediği, emniyetli sürekli gözetim altında bulunan yerlere aracın park edilmemesi nedeni ile hasarın teminat dışında olduğunun belirlendiğini, 17.06.2019 tarihli üçüncü bilirkişi raporunda dosyadaki altı adet hasar dosyasından beş tanesinin Abonman Sözleşmesi Özel şartlarına uygun oluşmaması sebebiyle teminat dışında olduğu, ... sayılı dosyanın teminat kapsamında değerlendirilebileceğinin belirlendiğini, 21.11.2019 tarihli üçüncü ek bilirkişi raporunda kök rapor ile aynı görüşlerin belirtildiğini, 19.03.2021 tarihli dördüncü bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda ... sayılı hasar dosyası gereği 3.912,20 TL alacak bulunduğu, diğer 5 hasar dosyasına konusu olayın, özel şartlar gereği gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle teminat kapsamı dışında olduğunun belirlendiğini, Alınan raporlarla davacının istemlerinin özel şartlarda aranan güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle teminat harici bulunduğunun kabul edildiğini, mahkeme kararının alınan raporlara aykırı olduğunu, kararın olayın oluşu ve sigorta hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinin aksine sigortalının istihdam ettiği ve aracın anahtarını teslim ettiği şöförlerin, kendi emniyetlerindeki aracı kaçırması halini kapsamak üzere" emniyeti suistimal" için teminat verildiğini, burada araç şöförlerinin kendilerine emanet edilen aracı kaçırdıklarını, bu halin teminat kapsamına alınmasının, özel şartlarda hısızlığın önlenmesine yönelik ek güvenlik şartının konulamayacağı anlamına gelmediğini, uygulamada birçok poliçede, hem aracın şöför tarafından kaçırılmasına yönelik teminat verildiğini, aynı zamanda , hırsızlık olaylarının önlenmesi ve asgariye indirilmesi için daha sıkı güvenlik tedbirlerinin yer aldığı özel şartlar kararlaştırılabildiğini, emniyeti suistimal teminatı ile birlikte güvenlik önlemlerinin alınması şartı konulabileceğini, bu iki halin birarada bulunması "sözleşmenin ruhuna" aykırı olmadığını, taşımacılık sigorta poliçelerinin birçoğunda bu iki şart bir arada bulunduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında düzenlenen Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 27.03.2014 başlangıç tarihli bir yıl vadeli ... Sigorta Abonman Sözleşmesi düzenlenmiştir. Düzenlenen poliçe ile emtia nakliyat sigortası genel şartları ve poliçede yazılı özel koşullara göre sigorta priminin ödenmesi ile teminatın başlayacağı belirlenmiştir. Poliçede ... yük klozlarının kamyon nakliyatına uygulanabilir hükümleri kapsamında rizikoların gerçekleşmesi sonucunda nakliyat şirketine düşecek hukuki sorumluk da temin edilmektedir. Poliçede her bir hasar ve olayda teminat limiti üzerinden %1 tenzili muafiyet uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Ayrıca araç ile birlikte komple çalınma hasarlarında sigortacının tazminat tutarının %80'ini ödeyeceği, tazminat tutarının %20'sine sigortalının koasirör olarak katılacağı belirlenmiştir. Poliçenin 2. sayfasında "Diğer Hususlar" başlığı altında; “Sevkiyat sırasında zorunlu hallerde konaklama yapılması veya kısa süreli mola verilmesi durumunda nakil aracının konaklama mola yerinin gözetimli otoparkına veya emniyetli, sürekli gözetim altında tutulan bir alana park edilmesi ve aracın kısa süreli terk edilmesi durumunda dahi hırsızlığı önlemek açısından tüm tedbirlerin alınması) araç kapı ve camları ve/ veya yükün bulunduğu konteynerin kapalı ve kilitli olması zorunludur. Aksi takdirde meydana gelacek hırsızlık rizikosu teminat kapsamındın dışındadır. Aktarma rizikosunun poliçe kapsamıda olması şartıyla aktarma, muahallinde veya son varma yerinde zorunlu nedenmelre araç içinde emtianın beklemesi azami 24 saat ile sınırlı olarak teminat kapsamındadır” düzenlemesi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince, gerekçeli kararda değerlendirilen poliçenin diğer hususlar başlıklı 10. maddesinde, "Araç sahibi veya sürücüsünün veya sigortalısının bizzat istihdam ettiği şoförlerin kötü niyet veya emniyeti suiistimalinden dolayı taşınan malın tamamının çalınması, kaybolması veya teslim edilmemesi sonucu doğacak sorumluluk tazminatı teminata dahil edilmiştir" düzenlemesi bulunmaktadır. 14.madde de ise "Araç sahibi veya sürücüsünün veya sigortalının bizzat istihdam ettiği şoförlerin kasıt veya hilesi, alkol veya uyuşturucu alması, ehliyetsiz veya yetersiz ehliyetle araç kullanmasından veya bu araçlara münhasıran bakımsızlıktan kaynaklanan teknik arızalardan dolayı meydana gelen kaza veya olay nedeniyle emtiada oluşabilecek hasar ve kayıplar ile kısmi hırsızlık söz konusu olduğundan, sigortacı ilgili hasar teminatının sigortalıya ödeyecek, sigortalının bizzat istihdam ettiği araçlara rücu etmeyecek olup, ancak aracın sürücüsüne veya kiralık araçlarda araç sahibine karşı rücu hakkını kullanacaktır.Yukarıda sayılan hallerin dışında meydana gelecek hasar ve ziya olayında, sigortacı, kiralık araç sahibi ve araç sürücüsüne rücu etmeyecektir" düzenlemesi bulunmaktadır.Sigorta poliçesi, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme hükmünde olup, yukarıda belirtilen 2. madde ile yasaya paralel şekilde sigortalıya zararı engelleme ve azaltma yükümlülüğü yüklenmiştir. Diğer maddelerle, sigortacının istihdam ettiği personelin ihmali veya suiistimali halinde, tazminat alabileceği ancak bu maddelere göre rücu imkanının bulunduğu kabul edilmiştir.Eldeki uyuşmazlıkta davacı, müvekkilinin çalışanı sürücülerin yukarıda belirtilen poliçenin 2. maddesi kapsamında her türlü tedbirleri aldıklarını, buna rağmen poliçe kapsamındaki 6 adet hasar teminatının hiç ödenmediğini veya eksik ödendiğini ileri sürmektedir. Bu nedenle yukarıda belirtilen poliçenin 2. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının, davalı savunması da dikkate alınarak incelenmesi gerekmektedir. Davalı, genel olarak bu madde kapsamında ödeme yapılmadığını savunmaktadır. Zararın poliçe teminatı kapsamında olmamasına rağmen sigortacının lütuf ödemesi yapması, bakiye zararın karşılanmasını veya sonraki oluşacak poliçe teminatı kapsamındaki zararların da ödenmesini gerektirmez. Ayrıca mahkeme kabulünün aksine, sözleşmenin yukarıda belirtilen 10 ve 14. maddesindeki düzenlemelerin varlığı, poliçenin 2. maddesindeki özel düzenlemeyi hükümsüz kılmaz. İlk derece mahkemesince oluşan hasarlara ilişkin hasar dosyaları getirtilmiştir. 13.09.2014 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin açılan ... nolu hasar dosyasına konu olayda davacı anlatımına göre, sürücünün gece saatlerinde yüklediği aracı ikametinin yakınlarında bir ...'nin arkasında park ettiği, ertesi gün saat 10:00'da hırsızlık olayından haberdar olunduğu, oluşan 46.535,08 TL hasardan 9.000,00 TL ödendiği, bakiye 37.335,00 TL hasarın ödenmediği belirtilmiştir. 22.01.2015 tarihli hasarda ise davacının sürücüsü tarafından teslim alınan yağ emtiası yüklü aracın, yüküyle ve sürücünün cep telefon ile birlikte çalındığı belirtilmiş ve buna ilişkin olarak açılan ...nolu hasar dosyasında 48.006,43 TL hasar bedelinin ödenmediği belirtilmiştir. 18.10.2014 tarihli olayda araca yüklenen emtianın, ... Market deposunun yakınında park edildiği sırada yüküyle birlikte çalınması nedeniyle oluşan 45.277,05 TL'den 9.000,00 TL ödendiği bakiye 36.277,05 TL'nin ödenmediği belirtilmiştir. 04.10.2014 tarihli olayda ise sürücünün araç içerisinde uyurken çalınan bir miktar yağ emtiası ile ilgili ... nolu hasar dosyasının açıldığı, 8.390,79 TL hasardan 2.000,00 TL ödendiği, 6.390,79 TL hasar bedelinin ödenmediği belirtilmiştir. 06.01.2015 tarihli olayda sürücünün araçta uyuduğu sırada 6-7 kişinin aracı soymaya çalıştığı, 62000196 nolu hasar dosyasında oluşan 6.274,80 TL hasardan, 4.810,00 TL'nin ödendiği, bakiye kısmın ödenmediği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde açıklanan 27.02.2015 tarihli olayda ise ... Mevkiinde otoyolda lastiği patlayan araçtan hırsızlık olayına ilişkin açılan ... nolu hasar dosyasında belirlenen 7.875,58 TL'den, 5.033,76 TL'nin ödendiği, bakiye kısmın ödenmediği belirtilerek tazminat talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. İlk bilirkişi kurulundan alınan 05.09.2017 tarihli raporda, sigortalı araçların park ettiği yerlerin sözleşmenin esaslarına ve ruhuna uygun genel gözetimli yerler olduğu, araç sürücülerinin kötü niyetli eylemlerinin belirlenmediği, belirtilerek sigorta tazminatının ödenmesi gerektiği, ancak mahkemece TBK'nın 50 ve 52.maddeleri gereğince indirim yapabileceği belirtilmiştir. Mahkemece itiraz üzerine sigorta uzmanı bilirkişi eklenerek 06.04.2018 tarihli ek rapor alınmıştır. Anılan raporda, tarafların iddia ve savunmaları belirtilerek hangi tarafın beyanlarına itibar edileceği mahkemenin takdirinde olduğu, davacının iddialarının kabulü halinde davanın kabulü, davalı savunmalarına itibar edilmesi halinde davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Raporun hüküm vermeye yeterli olmaması nedeniyle mahkemece oluşturulan yeni bir bilirkişi kurulundan alınan 14.01.2019 tarihli raporda, sigorta poliçesi özel şartları gereği araçların emniyetli ve sürekli gözetim altında tutulan yerlere ve güvenli park alanlarına park edilmediği, davacı şirketin ve istihdam ettiği sürücülerin gerekli önlemleri almadığı ve yeterli özeni göstermediği, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğu belirtilmiştir.Bu raporun da hüküm vermeye yeterli olmadığı ve raporlar arasında çelişki olması nedeniyle başka bir bilirkişi kurulundan 17.06.2019 tarihli rapor alınmıştır. Raporun incelenmesinde, farklı tarihlerde oluşan 6 hasar ile ilgili sigorta tazminatı talep edildiği, 4 hasarın teminat dışı görünmesi nedeniyle reddedildiği, ancak bunlar için 9.000 + 9.000 + 2.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL hasar ödemesi yapıldığı. Son iki hasarın teminat kapsamında olması nedeniyle hasar bedelinin 4.810,00 TL ve 5.033,76 TL olarak ödendiği, reddedilen ilk 4 hasardan 4. sırada bulunan ... nolu hasara ilişkin rizikonun abonman sözleşmesinin diğer hükümler başlıklı 9. maddesine göre teminat kapsamında değerlendirilerek bakiye hasar bedeli olan 4.769,25 TL'nin ödenebileceği, diğer 3 rizikonun ise teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Aynı bilirkişi kurulundan alınan 21.11.2019 tarihli ek raporda önceki görüşler tekrar edilmiştir.Bu raporun da yeterli görülmemesi üzerine oluşturulan yeni bir bilirkişi kurulundan alınan 19.03.2021 tarihli raporda, önceki raporlar değerlendirilmiş ve 17.06.2019 tarihli rapordaki 4.satırdaki vakıanın teminat içinde olduğu, diğerlerinin teminat kapsamında olmadığına ilişkin görüşe ve aynı kurulca düzenlenen 21.11.2019 tarihli ek rapora katıldıkları, diğer raporların yerinde olmadığı belirlenmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporlarından, ilk raporda hasarın teminat dışı olduğu kabul edilmiş, ancak davacının hasarı önlemek için gerekli tedbirleri almadığı belirtilerek TBK'nın 50 ve 52 .maddeleri gereğince zararın indirilmesi istenmiştir. Alınan bir kısım raporlarda hasarın, poliçenin 2. maddesine göre teminat dışı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece alınan 17.06.2019 tarihli rapor ve ek raporda sadece ... nolu hasarın teminat içinde olabileceği bu nedenle 4.769,25 TL ödenmesi gerektiği belirtilmiş, ilk üç hasarın teminat dışı olduğu kabul edilmiştir.Yukarıda belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesince teminat dışı görülen hasarlar yönünden lütuf ödemesi yapılmış olması, kalan kısmının da tazmini zorunluluğunu doğurmaz. Ayrıca bir hasarda lütuf ödemesi yapılmış olması, bundan sonra da teminat dışı kalemler yönünden ödeme yapılmasını zorunlu kılmaz. Mahkeme kabulünün aksine poliçenin 2. maddesinin hükmü ile 10 ve 14. madde hükümleri çelişkili değildir. 10 ve 14. maddelerde sigortalı sorumlu olmamakla birlikte, hasara neden olan çalışanlar rücu sorumlusudur. Eldeki davada ise davacı şirket çalışanlarının yeterli önlemleri almalarına rağmen emtianın çalındığını ileri sürülerek tazminat talebinde bulunmaktadır. Bu nedenle poliçenin yukarıda değinilen 2. maddesinin her bir somut olay yönünden incelenmesi gerekmektedir. Sigorta tazminatına ilişkin davalarda, rizikonun gerçekleştiğinin sigortalı tarafından, gerçekleşen rizikonun teminat dışında olduğunun sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Dava dilekçesinde altı ayrı hasar belirtilerek tazminat talebinde bulunulmuştur. Bu hasarlardan 06.01.2015 tarihli ve ... nolu hasar ile...nolu 27.02.2015 tarihli hasarın sorumluluk tutarının ödendiği, dava dilekçesinde de kabul edilmiştir. Esasen bu hasarlar yönünden davacının iddia ettiği gerçek zararla, ödenen zararlar belirtilip tamamına yakınının ödendiği belirtildikten sonra başka bir açıklama yapılmaması karşısında ve poliçedeki muafiyet koşulları dikkate alınarak bu iki hasar yönünden bir talep bulunmadığı ve bu hasarlardan kaynaklanan bir alacak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer dört hasarın değerlendirilmesinde, 13.09.2014 tarihli hasara ilişkin olarak sürücünün aracı gece saat 22:30 sıralarında ... arkası ... şirketi önüne kapıları kilitli olarak bırakıp gittiği, ertesi gün saat 10:00'da aracın yüküyle birlikte çalındığı anlaşılmaktadır. Davacı ve sürücüsünün poliçenin 2. maddesinde belirtilen şekilde gerekli önlemleri aldığından söz edilemeyeceğinden bu hasar yönünden tazminat talebinin reddi gerekmektedir. Mahkemece herhangi bir somut tespite dayanmayan ilk bilirkişi raporunun esas alınarak ve poliçenin 10 ve 14. maddelerindeki hükümlere yanlış anlam verilerek bu talebin kabulü doğru olmamış, bu yönden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Davaya konu ikinci hasarın 22.01.2015 tarihinde oluştuğu ve toplam 48.006,43 TL hasarın ... nolu dosya ile reddedildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde aracın, yükü ve sürücünün cep telefonu ile birlikte çalındığı açıklanmış olup, nedeni dahi izah edilmeyen bu hırsızlık olayının poliçenin 2. maddesi kapsamında teminat kapsamında olduğu söylenemez. Aksi kabul davacının çalışanlarının yaptığı her türlü eylemin poliçe kapsamı içinde olması sonucunu doğurur ki bu durum poliçenin 2, 10 ve 14.maddelerinde belirtilen düzenlemeleri anlamsız kılmaktadır. Hiç bir güvenlik önleminin alınmadığı olay nedeniyle oluşan rizikonun teminat kapsamında olduğu kabul edilemeyeceğinden, bu talebin de reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yönden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Davaya konu 3. hasarın 18.10.2014 tarihli olduğu ve sürücünün aracı ile Gebze'de bulunan ... Market deposuna geldiği, tatil günü olması nedeniyle yükün boşaltılmadığı, ertesi günün tatil olduğu sürücünün aracını yol kenara park ederek, bir arkadaşı ile market ve kahveye gittiği, yaklaşık 2.5 saat sonra aracın yükü ile birlikte çalındığının fark edildiği anlaşılmaktadır. Hasar ihbarı sonucu oluşturulan ... hasar dosyasında oluşan 45.277,00 TL hasardan, 9.000,00 TL ödenmiş, 36.277,00 TL ödenmemiştir. Sürücünün aracını korunaksız olan bir yol kenarına park ederek kahveye gitmesi şeklinde gerçekleşen poliçenin 2.maddesi kapsamında teminat dışı olduğu açıktır. Bu nedenle bu istek kalemine yönelik tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Anılan hasarlar yönünden, rizikonun teminat dışı olduğu, sigortacı tarafından kanıtlandığından, bu taleplere yönelik davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Dava dilekçesindeki dördüncü istek kalemi bakımından yapılan incelemede, anılan talep ile 24.10.2014 tarihli olaya ilişkin hasar talep edilmiştir. Araç sürücüsünün emtianın teslim edileceği marketin yakınına geldiği, aracın park edilerek sürücünün araç içerisinde uyuduğu, sabah bir kısım emtianın bulunmadığı belirlenmiştir.Poliçenin Diğer hususlar başlıklı 9. maddesinde, "Sigorta teminatı, emtianın sigortalının sorumluluğu altına girdiği anda başlar, aktarmaları da kapsayacak şekilde alıcıya teslim edildiği ana kadar devam eder. Ayrıca bu teminat il sınırlarıyla sınırlı olmak kaydıyla mutat sefer sahası dâhilindeki taşımalar sırasında da devam eder. Depolardaki bekleme teminat haricidir. Varış mahallinde nakil aracının başıboş bırakılmaması şartıyla mücbir sebeplerle 24 saat süreyle bekleme teminat kapsamındadır.” düzenlemesindeki, son cümle gereğince anılan hasarın teminat dışında bulunduğu anlaşılmakla, 4.769,35 TL kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olduğundan, bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenlerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kısmen kabulü ile 4.769,25 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 2.189,50 TL harçtan mahsubu ile artan 1.574,10 TL harcın, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından harcanan 615,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından harç dışında yapılan 5.579,40 TL yargıma giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 207,54 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4.769,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi gereğince belirlenen 4.769,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından harcanan toplam 3.600,00 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 3.466,08 TL'lik bölümünün davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinden bırakılmasına,8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından artan kısımların, yatıran taraflara iadesine, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılmış olan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf başvuru harç gideri ile 53,10 TL posta gideri olmak üzere toplam 215,20 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.02.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!