Yurt dışına ihraç edilecek maske üretimi için yapılan eser sözleşmesinden doğan anlaşmazlıkta, yüklenicinin eksik ve süresinde ifa edememesi sebebiyle açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı yüklenici ile yurt dışına ihraç edilmek üzere 5000 adet maske üretimi için eser sözleşmesi imzaladığını, davalıya ön ödeme ve sonradan plastik çerçeve için ek ödemeler yapmasına rağmen, davalının numuneye uygun üretim yapamadığını, metal gövdeye uygun olmayan plastik çerçeve kalıbı çıkarması ve eseri süresinde ve tam olarak teslim edemeyeceğini bildirmesi üzerine sözleşmeden dönerek ürünleri başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını belirterek itirazın iptali davası açmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında davacı tarafından yurt dışına ihraç edilmek üzere, çeşitli oyunlarda kullanılmak üzere yüzün burun ve çene kısmını korumak için maske yapımı hususunda 19.04.2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, yüklenici davalının üstlendiği iş; davacı tarafından teslim edilen numuneye esas üründen 5000 adet yaparak teslim etmesi olduğunu, söz konusu ürün; metal gövde, metal gövdeye sarılarak onu çevreleyen lastik ve lastik üzerine yapıştırılan bıyıklıktan meydana geldiğini, davacı bu süreçte davalı şirket yetkilisi --- - ve şirket diğer ortağı ---- ile muhatap olduğunu, 19.04.2023 tarihinde davacı tarafından 100.000 TL davalı şirketin banka hesabına gönderildiğini, aynı gün içerisinde davalı şirkete gidilerek taraflar arasında sözleşme imzalandığını, 24.04.2023 tarihinde de numune davalıya teslim edildiğini ve yüklenici tarafından işlemler başladığını, 04.05.2023 tarihinde davalı, ---- ile sürecin ne durumda olduğuna dair ---- üzerinden irtibata geçildiğini ve ---- tarafından "kalıp çıkarmaya çalıştıklarını, ilk denemelerinde çalışanların numune üzerindeki lastiği çıkartmadan kalıbını almaya çalıştıkları için olmadığını, şimdi metal gövdeyi çevreleyen lastiği soydurduğunu ve o şekilde kalıp çıkarttıracağı" bilgisi verildiğini, bu husus aynı zamanda davalıya davacı tarafından numunenin teslim edildiğinin ve sürecin başladığının ispatı olduğunu, uyuşmazlığa konu eseri meydana getiren parçalardan biri de metal ana gövdeyi saran plastik şerit çerçeve olduğunu, 19.04.2023 tarihli sözleşmede plastik çerçeve şeridinin davacı tarafından temin edileceği düzenlendiğini ancak taraflar daha sonra --- bu işi yapabilecek bir tanıdığının bulunması sebebiyle bu hususun da yüklenici tarafından temin edilmesi şeklinde anlaştığını, davalı şirket yetkilileri ile davacı arasında yapılan ----- görüşmelerinden anlaşılabileceği üzere davalı yüklenici tarafından bu husus için bedel talep edildiğini ve davacı tarafından buna ilişkin para davalıya gönderildiğini, taraflar arasında başlangıçta plastik çerçeve şeridinin davacı tarafından temin edilecek olduğu anlaşıldığını ancak sonrasında bu husus tadil edilerek çerçeve lastiğin yüklenici tarafından yaptırılacağı ve parasının davacı tarafından ödeneceği şeklinde anlaşıldığını, davacı tarafından verilen numunedeki lastik çerçeve kalıp halde değil de lastik şeritin metal gövdeye yapıştırılması suretiyle maskeyi çevreliyor oluşundan ve bu yapıştırma işleminin zaman alacağından bahisle, davalı tarafça lastik çerçeveyi de ---- tanıdığına kalıp halde yaptırması suretiyle davalı şirketçe temin edilmesi şeklinde anlaştıklarını, bu hususa ilişkin süreci davacı ile--- arasındaki 26.05.2023-01.06.2023 ve ---- ile 25.05.2023-01.06.2023 tarihleri arasındaki ----- görüşmeleri ispatlar nitelikte olduğunu, söz konusu plastik çerçeve için icra takibine konu edilmeyen 29.05.2023 tarihli 7500 TL bedelli ödeme davalı şirket hesabına "Maske kenarı plastik için Ön avans ödemesi" açıklamasıyla gönderildiğini, söz konusu dekont da yine ---- ile yapılan ---- görüşmelerinin dökümü olan zip dosyasında mevcut olduğunu, daha sonra da 06.06.2023 tarihinde davalı şirkete yine plastik çerçeve ve bıyıklık için 14.000 TL ödeme yapıldığını, bu dekont da ---- ile yapılan görüşmelerin dökümü olan zip dosyasında mevcut olduğunu, ---- tarafından metal gövde üzerine plastik çerçeveyi kalıp olarak yaptırıp gövde etrafına geçirme şeklinde denenmek için kalıp çıkartıldığını, davacıdan bu husus için masraf talep edildiğini ve buna ilişkin ödeme yapıldığını ancak çıkarttırılan kalıp metal gövdeye tam oturmadığı için çevresinde boşluk kaldıını ve sözleşme konusu ürün için kullanımı uygun olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeden anlaşılabileceği üzere davacı yurt dışına ihracat yapmak üzere söz konusu maskelerin üretimi için yüklenici ile anlaştığını, davalı şirket yetkilileri ile de yaptığı mesajlaşma içeriklerinde yer yer söz konusu maskelerin üçüncü şahıslara teslimi için ürettirildiğinin anlaşılabileceği konuşmalar geçtiğini, davacı tarafından ürünün imal ettirilip ihracı için belirli son tarih olup davalı tarafın eseri tam ve süresinde hazır etmemesi, 3 parçadan müteşekkil eseri sadece metal gövde olarak teslim edebileceğini ve plastik çerçeveyi yapıştırmayacağını bildirmesi üzerine aynı ürünler başkaca kişilere imal ettirilmek zorunda kalındığını, yüklenici tarafından ifanın süresinde ve tam olarak yapılmayacağı anlaşıldığını bu sebeple de sözleşmeden dönüldüğü şimdiye kadar ödemiş olduğu 279.500 TL'yi geri iade etmesi gerektiği ihtarı davalı --- Noterliği 13.09.2023 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarname ile yükleniciye bildirildiğini, daha sonra davalı aleyhine söz konusu bedelin tahsili için ---- İcra Dairesi ----- icra takibi başlatıldığını ancak itiraz üzerine söz konusu takibin durduğunu, ---- Arabuluculuk Bürosu-----başvuru no ve ------ arb. dosya no ile yapılan görüşmede de anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davayı ikame etme zaruriyeti hasıl olduğunu, izah edilen sebeplerle; haklı davanın kabulüne, davalının haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı üzerine durdurulduğundan %20'den aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın beyanları somut gerçeğe aykırı olduğunu taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, dava dilekçesinde sözleşmede davalının sadece metal çerçeve ve bıyıklık yapacağı açık olmasına ve davalı ile davacı arasında davacının iddia ettiğinin aksine sözleşme tadilatı yapılmamış olmasına rağmen davacı taraf kendisinin yada 3.kişilerin yapacağı plastik çerçeve imalatlarını sanki davalı taraf yapacakmış gibi dilekçesinde yazdığını, bu konuda yani davacı ile davalı arasında plastik çerçeve şeridi imal edilmesine dair sözleşme yada sözleşme tadili gibi bir durum asla söz konusu olmadığını, yine plastik çerçeve yapımı ile ilgili taraflar arasında yapılan bir ücret sözleşmesi de bulunmadığını, belirtilen plastik malzemenin 3.kişiler tarafından yapılacağı açık olmasına rağmen davacı taraf akdetmiş olduğu sözleşme gereği davalının imal etmiş olduğu 5.000 adet maske metal ana gövdesinin eksik kalan ödemesini yapmamak için bu haksız davayı ikame ettiğini, davacı B.K. 2.maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı hareket etmekte ve kötü niyetli bir şekilde bu davayı açtıklarını, bahse konu plastik çerçeve şeridinin üretimi davacı ---- ait olduğunu, ancak davacı bu üretimi yapacak kişileri bulamadığını, bu nedenle davacı----- tarafından davalı şirket yetkililerinden bu parçanın nerede ve kim tarafından nasıl üretilebileceğine dair yardım istendiğini, davalı firma yetkilisi -----davacıya iyilik olması açısından herhangi bir maddi menfaat beklemeden plastik çerçeve şeridini yapabilecek bir firmayla davacının iletişime geçirdiğini, yine davacı ---- çerçeve şeridi numunesi yapılması için kalıp ücretini davalı firmaya göndermiş olup sonrasında kalıp ve işçiliği yapacak olan 3. firmalara kalıp ücretleri aktarıldığını, davalı firma yetkilileri sırf işin gecikmemesi adına davacıya yardımcı olmak amacıyla davacıyı söz konusu plastik çerçeve şeridini üretebilecek firma ile iletişime geçirmek haricinde herhangi bir iş yada eylemde bulunmadığını davacı ile bu plastik şeridin üretimi ve ödemesi ile ilgili hiçbir sözleşme tanzim etmediğini, söz konusu ---- konuşmalarında ---- yapılan yönlendirme ve yardım için 25.05.2023 tarihli konuşmasında özellikle belirttiği üzere "----- abinin tanıdığı çıkması da güzel babaya ayrıca teşekkür ederim bizden dolayı nazlandı karşı tarafa" mesajı ile plastik çerçeve şeridi imalatı işinin üçüncü kişi/firma tarafından yapıldığı ve davalı ----sadece bu kişileri tanıştırmış olduğu davacı ---- bu durumu yakınen bildiği ve mesajlarına konu ettiği tartışmaya yer olmayacak bir şekilde ortada olduğunu, davalı dışında davacının anlaşmış olduğu üçüncü bir firma tarafından üretilen plastik çerçeve şeridi örneği davacı---- tarafından önce onaylanmış sonrasında plastik çerçeve şeridinin istediği şekilde olmadığını dile getirerek imalatı yapan dava dışı üçüncü firma ile yapılmış olan bu plastik çerçeve şeridini istemediğini ve kendisinin başka bir yerde yaptıracağını telefon görüşmesinde sözlü olarak belirttiğini, davacı ---- anlaştığı dava dışı üçüncü kişilerce yapılan plastik çerçeve şeridi örneğini onaylamaması sebebiyle plastik çerçeve şeridi üretilemediğini, davalıya teslim edilemediğini, davalı şirketin imzaladığı iş akdinde sadece maskenin metal kısmı ve bıyıklık kısmı üretimi yer aldığını, davalı firma sözleşme gereğince kendi üzerine düşen görevi yerine getirdiğini ve üretimini üstlenmiş olduğu maskenin metal kısmı ve bıyıklık kısmının üretimini vermiş olduğu süre içerisinde tamamladığını, davacının dava dilekçesinin C bendinin son kısmında belirtmiş olduğu üzere ---- ile olan konuşmalarında plastik çerçeve için ----- başkasıyla görüştüğü ve işin üçüncü kişilerce yapıldığı açıkça ortada olduğunu, davacının dava dilekçesinin C bendinde beyan ettiğinin aksine söz konusu yazışmalar okunduğunda Plastik çerçevenin üretimi ve dahi bunun metal kısma yapıştırılmasına dair herhangi bir sözleşme söz konusu olmadığı ortada olup, buna rağmen davacının dava dışı 3. Kişiye yaptıracağı plastik çerçeve şeridinin davalı firma yetkilisi ---- tarafından yapıştırılması kabul edilmiş olup, davacı---- tarafından 02.06.2023 tarihinde saat 12.29'da, gönderilen mesajda davalıya teşekkür mesajı yazıldığını, dolayısı ile bu mesaj ve yazışma dahi davacının dava dilekçesinde yazdıklarının gerçek dışı olduğunu ve davalıyı haksız bir şekilde itham etmiş olduğunu kanıtladığını, davalı firma --- kaydından da görüleceği üzere 2008 yılından itibaren Metal işleme işi ile uğraşan lazer kesim ve işleme işlemleri yapan ve kendi piyasasında saygın yeri olan bir firma olduğunu, davacı referansla müvekkil firmaya geldiğini ve taraflar arasında karşılıklı olarak 19.04.2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği imalatı taahhüt edilen 5.000 adet maske metal ana gövde ve bıyıklık süresi içerisinde bitirildiğini ancak davacı tarafından davalı firmadan teslim alınmadığını, davalı firma tarafından 19.04.2023 tarihinde yapımı taahhüt edilen 5.000 adet maske metal ana gövdesi ve bıyıklık kısmı hazır vaziyette davacı tarafından teslim alınmadığı için davalıya ait iş yerinde muhafaza edildiğini, davacı ---- ile davalı ----- arasında yapılan19.04.2023 tarihli sözleşme ile bu sözleşmede maske olarak adlandırılan üründen maske metal kısım ve bıyıklık kısmı davalı tarafından toplam 5.000 adet üretilmesi konusunda mutabık kalındığını, sözleşme konusu maske, maskenin ana parçası olan çelik metal kısım, plastik çerçeve şeridi ve ağzı korumak için gerekli olan bıyıklık kısmı olmak üzere üç parçadan oluştuğunu, sözleşme gereği bu üç parçadan sadece maskenin metal kısmı ve bıyıklık kısmının davalı tarafından imalatının yapılacağı karalaştırıldığını ve bu imalatlar ücretlendirildiğini, diğer parçanın ise davacı tarafından temin edileceği taraflar arasında akdedilen sözleşmede açıkça yazdığını, söz konusu işin üretim bedeli 465.000,00 TL + KDV olarak taraflarca belirlendiğini, üretim süresi numune için 25 iş günü ve numune onaylandıktan sonra ise 60 iş günü olacak şekilde karşılıklı kararlaştırıldığını, davalı tarafından davacının istemiş olduğu maske metal kısım numuneleri üretildiğini, bıyıklık kısmı ise davacı tarafından numunelerin bir kaç defa değiştirilmesinden sonra üretildiğini, hazırlanan numuneler sonrası 05.06.2023 tarihinde seri üretim başlangıç bedeli ve değiştirilen bıyık kalıbı maliyeti için davalı ----- toplam 164.000,00 TL ödeme yapılarak işe başlanılması davacı tarafından talep edildiğini, sonuç itibariyle sözleşmede yapımı davalı tarafından taahhüt edilen maskenin çelik kısmı muhatabın verdiği ve onayladığı numune doğrultusunda sözleşmede belirtilen süresi içerisinde 01.08.2023 tarihinde 5.000 adet olarak üretilerek hazır hale getirildiğini, ürünü teslim alması için aynı tarihte yani 01.08.2023 tarihinde davacıya ürünlerin paketlenerek hazır olduğuna dair fotoğraflar gönderildiğini, davacı 09.08.2023 tarihinde davalı firmaya gelerek hazırlanmış olan ürünlerden bir kolisini alarak götürdüğünü, davalının hazırlanan ürünlerden 1 koliyi alarak götürdüğüne dair kamera kayıtları mevcut olup, bu kamera görüntüsü delil listesi ekinde CD ortamında dava dosyasına sunulacağını, ancak daha sonra davacı bir kaç defa telefonla davalı şirket yetkilisi -----arayarak kalan ürünleri de gelip alacağını söylemesine rağmen hazır olan ürünleri bir türlü teslim almadığını, ürünlerin fabrikadan alınmaması üzerine 23.08.2023 tarihinde davacı -----ürünleri henüz almadığı ve ne zaman alacağı, almayacaksa ürünlerin üst ofise kaldırılacağı tekrar yazılı mesaj ile bildirildiğini, kendisi de aynı gün 23.08.2023 tarihinde babasının umreden geldiğini ve onunla birlikte olduğunu, misafirleri olduğu için arayamadığını, ürünlerin su almayan bir yerde muhafaza edilmesini, hafta içerisinde çözeceğim diyerek ürünleri alacağını mesajla---- bildirdiğini, akabinde davacı ------- 23.08.2023 tarihli yazılı mesajında bu defa haftaya pazartesi günü dönüş yapacağını bildirdiğini, ancak sonraki pazartesi günü de davacı----- tarafından ürünler davalı iş yerinden alınmayınca tekrar davalı firma yetkilisi tarafından 04.09.2023 pazartesi günü ürünlerin ne zaman alınacağı konusunda davacıdan bilgi istenildiğini, ancak bu tarihten sonra davalı tarafa davacı ----- tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, tüm yazışma kayıtları taraflarında mevcut olduğunu ve cevap dilekçesi ekinde yazışma kayıtları sunulmadığını, söz konusu ----- yazışma kayıtları aslında davacı ------kötü niyetli olarak hareket ettiğini, T.T.K. anlamında basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, bildirim ve temerrüt yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme gereği bakiye ödemesini yapmamak adına bu davayı açmış olduğunu ortaya koyduğunu, davacı ile davalı arasında 19.04.2023 tarihli sözleşme dışında davalı tarafından plastik çerçeve imalatı yapılmasına dair bir sözleşme yada tadil sözleşmesi yapılmadığını, davalı firma yukarıda açıkladığı üzere davacıyı bu işi yapacak dava dışı 3.bir firmaya herhangi bir menfaati olmaksızın iyi niyet çerçevesinde tanıştırdığını, dolayısı ile bu konuda davalı ile davacı arasında karşılıklı olarak yapılan bir imalat sözleşmesi asla söz konusu olmadığını, davacının dava dışı 3.firmanın yapmış olduğu numuneyi onaylamaması sonrasında davalı ile plastik çerçeve şeridi ile ilgili herhangi bir anlaşma veya sözleşme yapılmadığını, davalı ---- yetkililerinin sadece davacıya yardımcı olması ve tanışmalarına aracılık yapmasının tek sebebi davacı ---- ilk defa tacir sıfatı ile bir iş yapacak olması ve kendisinin yaptığı bu ilk işinde başarılı olmasını istemeleri olduğunu, davacı ------ aksine ilk defa bir ticari iş yapmakta olup daha öncesinde herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığı, söz konusu işin yapımına başlanırken kendi adına kurduğu yeni bir şahıs şirketi ile ilk defa ticari hayata giriş yaptığı ve yeterli deneyime sahip olmadığı yapılan konuşmalarda açıkça belli olduğunu, davalı ----- yetkilileri tamamen iyi niyet göstergesi olarak davacıya yardımcı olmak istediğini ve asla bunun ötesine gitmediğini, davacının iddia ettiğinin aksine taraflar arasında sözleşme tadili veya yeni bir sözleşme yapılmadığını, davacı ile davalı arasında 5.000 adet maske metal aksamı yapımı ve bıyıklık yapımı haricinde başka hiçbir yeni yada tadil sözleşmesi yapılmadığını, 19.04.2023 tarihli sözleşme gereğince davacı -----tarafından plastik aksam yapılarak temin edilmesi gerekirken bu imalat davacı tarafından yapılmadığını ve davalıya teslim edilmediğini, davalı bu noktada sadece davacıya plastik şerit kalıbı çıkartılması konusunda yardımcı olduğunu, onun dışında taraflar arasında davalının plastik çerçeve imalatı yapmasına dair hiçbir sözleşme akdedilmediğini, davacı bunun aksini ispat ediyorsa şayet plastik çerçeve davalı tarafından imal edileceğine, kaç adet üretileceği ve sözleşmenin bedelinin ne olduğuna dair yeni yapılmış olan yada tadil edilmiş olan yazılı bir sözleşmeyi ortaya koyması gerektiğini, davalının bildirimine rağmen davacı---- tarafından teslim alınmayan ürünler 01.08.2023 ten bu tarafa davalının fabrikasının deposunda durmaya devam ettiğini, bugün itibarı ile davalı firmanın davacı -----’ten karşılıklı olarak tanzim ettikleri sözleşmeye göre ihraç kayıtlı fatura alınması durumunda 213.000,00 TL ihraç kayıtlı fatura alınmaması durumunda 465.000 TL + KDV’den kalan 306.000,00 TL alacağı bulunduğunu, davalının bu alacağına dair yine davalı tarafından en kısa süre içerisinde davacıya karşı hukuki işlemler başlatılacağını, ayrıntılı şekilde izah edilen nedenlerle; davacı tarafından haksız ve kötü niyetle açılan İtirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLER
: ---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, ----- Ticaret Odası Ticaret Sicil Kayıtları, Taraf Şirketlerin Vergi Dairesi Kayıtları ve 2023 yılı BA-BS Formları, İhtarnameler, ---- Görüşmeleri, Maske Fotoğrafları, CD, İhtarnameler, Faturalar, Tanık, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.TANIK (DAVALI TANIĞI) -----; ' Ben yaklaşık 3 yıldır arada 6 ay askerlik de yapmak şartıyla davalı şirkette müşteri ilişkileri ve ürün teslimatı işinde çalışırım, bu nedenle dava konusu olayı biliyorum, bizim şirket ile ----- arasında beş bin adet maske üretimi konusunda anlaşma yapılmıştı, sanırım 2023 yılı Nisan ayında bu sözleşme yapılmıştı, buna göre biz şirket olarak maskenin metal ve bıyıklık kısmını üretmekle yükümlüydük, bu maskenin dışında metal bir plastik koruyucu bulunmaktadır, bu koruyucuyu ise ----- bey kendisi dışarıda başka bir firmaya ürettirip bize teslim edecekti, biz de maskeyi bütün halde kendisine teslim edecektik, ancak bu süreçte ----- bey maskenin dışındaki plastik koruyucuyu üretebileceği bir firma bulamadı ve bizden bu konuda yardım istedi, bizim şirkette bunun üzerine şirketin sahibi olan huzurdaki ----- bey sanırım başka bir firmadan bu malzemeyi de temin etti, hatta önce bir adet numune temin ederek ----- beye göstermişti, ----- bey bu numuneyi beğenmedi, bunun üzerine bizim firma maskeleri dışındaki plastik koruyucu olmadan üretimini sözleşme gereği 5 bin adet olarak yaptı ve teslime hazır hale getirdi, biz beş bin adet maskeyi paketleyip hazır ettik, ----- bey bizim iş yerimize geldi, paketleri inceledi ve videoya çekti, ancak paketlerden sadece bir tanesini alıp gitti ve diğer paketleri daha sonra aldıracağını söyledi, ben bizzat ofiste olduğum için bunları gördüm ve duydum, ben her pakette kaç maske olduğunu ve toplam kaç paket olduğunu hatırlamıyorum, bunu diğer tanık olan ustabaşımız daha iyi bilecektir, daha sonra ----- bey gelip paketleri teslim almadı ve aldırmadı, bir süre sonra biz bu paketleri iş yerimizde korumak için bir köşeye istifledik, halen----Sitesinde şirketin merkezinde beklemektedir, ben paketleri teslim almaya geldiği günden sonra ---- beyi hiç görmedim nerede ne iş yaptığını bilmiyorum, bu maskeler silah eğitim atışları sırasında yüzün zarar görmemesi için kullanılmaktadır, bu maskelerin dışındaki plastik aksan olmadan maskelerin kullanılması mümkün değildir, ancak sözleşme bu şekilde olduğu için biz maskeleri dışındaki plastik aksan olmadan üretip kendisine teslime hazır hale getirmiştik, biz halen bu işleri yapmaya devam ediyoruz, böyle bir iş ilk defa --- beyin isteği üzerine yapılmıştı, bizim firma sadece metal parçalar ürettiğinden maskenin dışındaki plastik kısmı başka firmalara ürettiriyoruz, benim ---- ile ---- bey arasındaki ----- görüşmelerinden bir bilgim yoktur dedi.Davacı vekili tarafından tanıktan soruldu: ---- bey üretim sürecinde defalarca bizim şirkete geldi, ----- beyin bizim şirkete gelip gittiğinde numune olarak maske oluşturan metal çerçeve, bıyıklık ve plastik çerçeve getirip getirmediği ben görmedim, bilmiyorum, ancak plastik çerçeveyi 5 bin adet olarak kendisi getirecekti, biz de ürettiğimiz ürünü monte edecektik, ancak o bunu yapmadı, biz de doğal olarak kendi isteği gereği plastik çerçevesiz olarak teslim etmek üzere ürünleri teslim ettik dedi.Davalı vekili tarafından tanıktan soruldu: davacı ----- bey plastik çerçevenin yapılması konusunda bizden yardım istemişti, biz de dışarıda birkaç numune ürettirerek kendisine göstermemize rağmen bu numuneleri beğenmediği için kendisinin bu plastik çerçeveyi halledeceğini söylediğinden bizim üretimimiz plastiksiz şekilde yapılmıştı dedi. benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.TANIK (DAVALI TANIĞI) ----; ' Ben davalı şirkette yaklaşık 6 yıldır ve halen ustabaşı olarak çalışırım, bizim şirket------sitesinde metal aksan üretimi konusunda faaliyet göstermektedir, ben dava konusu olayı da bu nedenle biliyorum, davacı ----- ile şirketimiz arasında maske üretimi konusunda bir sözleşme yapılması üzerine patron bana 5 bin adet maske üretmemizi söyledi, ben de diğer işçilerle birlikte 5 bin adet maskenin metal aksanını üretip şirkete paketleyerek teslim ettim, bu maskelere plastik aksan takılması gerektiği doğrudur, aksi halde kullanılması mümkün değildir, ancak benim işim metal üzerine olduğu için ve bana metal tarafının üretilmesi söylendiği için ben de üretimi bu şekilde gerçekleştirdim, ben taraflar arasındaki sözleşmenin ayrıntılarını bilemiyorum ancak ----- bey bir koliyi alıp gittiğini, diğerlerini de teslim almadığını biliyorum, biz şirket olarak bu maske üretimini şimdiye kadar sadece ------ bey için yapmıştık, ondan önce ve sonra hiç yapmadık, zaten bu özel bir kalıptır, bu kalıbı da ----- beyin isteği üzerine biz hazırlayıp üretmiştik, bu ürünü aslında biz baştan üretmiştik, bu ürün bizim makinede çıkmadığı için dökümünü başka bir şirketin makinelerinde yapmıştık, bu maskeyi de böylece çıkarmayı başarmıştık, benim taraflar arasındaki sözlü ya da internet üzerinden yapıldığı ileri sürülen görüşmelerden bir haberim yok, benim taraflar arasındaki alacak verecek konularında bilgim yoktur, ancak bir ön ödeme alınmış olması gerekir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.Davacı vekilinin beyanı üzerine tanıktan soruldu: bana göstermiş olduğunuz maskeler ----- beyin bize numune olarak getirdiği maskelerdir, ancak biz bu numunenin sadece içindeki metal aksamından 5 bin adet hazırlayıp teslime hazır hale getirmiştik, biz daha sonra ----- beyin beğenmesi için 10-15 tane deneme maske üretmiştik, en son bir tanesini beğendi ve biz ondan 5 bin adet üretmiştik, bizim hazırladığımız ürünlerin hiçbirinde plastik numune yoktu dedi.Davalı vekili tarafından tanıktan soruldu: biz sadece metal üzerine çalışma yapıyoruz, biz plastik herhangi bir ürün üretmiyoruz bu nedenle maskelerin plastik aksanı ile bir ilgimiz yoktur dedi. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :Dava, Eser sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi/ tahsili için başlatılan ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalıca yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların ticaret sicil kayıtları çıkartılarak/getirtilerek dosyaya konulmuştur. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden vergi mükellef kayıtları ve uyuşmazlığın doğduğu 2023 yılına ait BA/BS formları celbedilmiştir.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesinde "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.' şeklinde düzenlenmiştir.Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474- 478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dahi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Sebepsiz zenginleşme ise; haklı bir neden olmaksızın bir kimsenin malvarlığının başka bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalmasıdır. Sebepsiz zenginleşme davası, haksız olarak başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen kimsenin, bu zenginleşmeyi geri vermesi amacını taşır. Bu şekilde, hukuki değerler arasında bozulmuş olan denge yeniden tesis edilmiş olur. Sebepsiz zenginleşme 6098 sayılı TBK'nin 77-82. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nin 77/I maddesinde “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olacağı” ifade edilmiştir. Zenginleşen kimsenin malvarlığının, herhangi bir mal edinmeden de artış göstermesi ve malvarlığının azalması gerekirken haklı bir sebebe dayanmadan azalmayıp mevcut durumunu muhafaza ettirmesi de madde hükmünde ifade edildiği üzere sebepsiz zenginleşme sayılmaktadır. Davanın sebebi sebepsiz zenginleşme olmakla kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. (BK.m.101/1, TBK.m.117/1) Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlememektedir. Sebepsiz zenginleşmede ise sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. (TBK.m.117/2)Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından ---- İcra Dairesinin ---- Esa sayılı dosyası üzerinden davalı-borçlu şirket eser sözleşmesi kapsamında ödenen paranı malların/eserlerin teslim edilmemesi nedeniyle iadesine dayalı olarak olarak icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasına yapılan itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında bu konuda bir itilaf bulunmadığından temelde eser sözleşmesi ve bu kapsamda eserin teslim edilip edilmediği ve bedelin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına çözülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle tarafların oyunlarda kullanılmak üzere maske üretilmesi konusunda anlaşıldığı ve davacı tarafından davalıya 279.500 TL ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir. Taraf şirketlerin temsilcileri ve tanık beyanlarına göre maskelerin üretilip teslime hazır hale getirildiği ancak davacı tarafından istediği özelliklere sahip olmadığı için maskelerin teslim alınmadığı da tartışmasızdır. Davacı tarafından maskelerin teslim alınmamasının temel sebebi maskelerin burun kısmındaki plastik aksanın takılmamış olması ve bu plastik şeridin ve bıyıklık aksanın kimin tarafından temin edileceğinin tespit edilmesi gerekecektir. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir. Buna göre eser bir bütün olup yüklenicinin eseri tam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlüdür. Maskelerin dışındaki plastik aksan ve bıyıklık olmadan kullanılamayacağı gibi davacının amacına göre yurt dışında satılamayacağı tartışmasız bir gerçekliktir. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup; yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. somut olayda davalı yüklenicinin eserleri tam ve eksiksiz olarak teslime hazır etmediği ve/veya edemediği açıktır. Zira davalının bu işi ilk defa yapmaya çalışmış olması da buna delalet etmektedir. Bu durumda davacı maskeleri teslim almamakta haklıdır. Buna göre Türk Borçlar Kanunu 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Davalının maskeleri sözleşmeye ve işin niteliğine uygun olarak teslime hazır etmemesinde kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmiş değildir. Filhakika, davacı taraf sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğine göre eser sözleşmesi sona ermiş olup, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracak, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Bu geri isteme aynen olabileceği gibi, aynen ifanın mümkün olmaması halinde, ifanın imkânsız hale geldiği tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli de olabilecektir. Bu haliyle taraflar sözleşmede aksi öngörülmediği sürece sözleşmeye dayalı talepte bulunamazlar. Yine bu durumda borçlu temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını ispat edemezse alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilecektir. Somut olayda sözleşme davacı tarafından feshedilmiş ve davalı tarafından zaten eserin/lerin teslim edilmediği sabit olduğuna göre davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri isteyebileceği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispatladığı anlaşılmakla; tarafların tacir sıfatına göre avans faizi uygulanması ve takip tarihindeki oranı da denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğincedavalı-borçlunun ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (279.500,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %26,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 2, 6, TBK,1 vd, 117/1, 470 vd. TTK, 16/1,18/1,2, 21/2 ,83, 85, İİK,67, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 146, 187/1, 190,191, 198, 222, 266 vd. 282, )2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın yaptırım amacına göre yapılan inceleme sonucunda davaya konu olayın temelinin eser sözleşmesinden kaynaklanması, eserin ayıplı ve eksik imal edildiğinine teslim edilip edilmediğine ve taraflanın temerrütü gibi hukuki hususlanın bulunması karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KABULÜNE,2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun --- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (279.500,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %26,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına,3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.092,65 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 269,85 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 1.397,50 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 17.425,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 396,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 974,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 44.720,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilm8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.