Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 466 sayılı Kanun kapsamında açılan tazminat davasında, avukatlık ücretinin maddi tazminat olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onanması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, yerel mahkemenin davacıya hükmettiği kısmi maddi ve manevi tazminat kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay, hükmedilen manevi tazminatın yetersizliğini temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni saymamış; ancak avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit ederek, davalı vekilinin temyiz istemlerini yerinde görmüş, hükmedilen maddi tazminat miktarını yanlışlıkla dahil edilen vekalet ücreti nedeniyle azaltarak düzeltme yoluyla onamıştır.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    DAVA
    : 466 sayılı Kanun gereği tazminat
    HÜKÜM
    : Temyiz talebinin reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne dair hüküme yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 5.550 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.155.24 TL maddi ve 1.250 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine mahkemenin 25.01.2011 tarihli ek kararı ile hükmün HUMK'un 427. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarı bakımından hükmün kesin olmadığına, vekalet ücreti yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
    III. DAVANIN KONUSU
    Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas – ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçundan 28.12.2002 - 18.03.2003 tarihleri arasında 80 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.11.2003 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 15.10.2010 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
    Karar tarihi itibariyle HUMK temyiz kesinlik sınırının 1.430 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 2.405.54 TL olduğu dikkate alındığında, hükmün davalı yönünden kesin olmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı lehine 550,00 TL avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "1.155.54 TL" ibaresinin, "605.54 TL" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    24.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!