Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan çocuk sanığa verilen mahkûmiyet hükmünü, sosyal inceleme raporu eksikliğinin sanığın ergin olması nedeniyle bozma sebebi sayılmayarak ve üzerindeki uyuşturucunun ticari amacı göstermesiyle oybirliğiyle onadı.
Özet: Mahkeme, 15-18 yaş grubundaki sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasını, sanığın yaşının büyümesi nedeniyle telafisi imkânsız olduğundan bozma nedeni saymazken; müdafi hazır olmaksızın alınan aleyhe kolluk beyanı ve teşhisi dışında yeterli delil bulunmasa da, sanığın üzerinde yakalanan uyuşturucu maddenin ele geçirilme şekli ve paket sayısı gözetilerek ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunun sübut bulduğunu kabul etmiş ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarını reddederek verilen mahkûmiyet kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi, sanığın 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'a uyuşturucu madde sattığına ilişkin ...'ın sonradan döndüğü müdafii hazır olmaksızın alınan aleyhe kolluk beyanı ve teşhisi dışında yeterli delil bulunmadığı; ancak sanığın üzerinde yakalanan suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilme şekli ve paket sayısı gözetilerek ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunun sübut bulduğu kabulü ile yapılan incelemede:Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak hükmün ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.