Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf ve temyiz başvurularının esastan reddedilerek hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verdi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanığın, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün istinaf ve temyiz incelemesinde de hukuka uygun bulunarak onandığı, sanık müdafiinin soruşturma işlemlerinin usulsüz olduğuna, eksik inceleme yapıldığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz sebeplerinin yerinde görülmeyerek reddedildiği, bu süreçte cumhuriyet savcısının bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmeyerek, hükmün kesinleşmesine karar verildiği bir yargılamadır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Soruşturma işlemlerinin usulsüz olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, kararın gerekçesiz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇESanık hakkında, akaryakıt istasyonu civarında uyuşturucu madde sattığı, uyuşturucu maddeleri akaryakıt istasyonu tuvaletine, umuma açık yerlerin tuvaletlerine ya da çöp konteynerlerinin yanına bıraktığı şeklinde ihbar gelmesi üzerine ihbara konu akaryakıt istasyonunda yapılan tarassut çalışmasında, sanığın istasyonun marketine girerek tuvalet kısmına yöneldiğinin görüldüğü, tuvaletten çıktıktan sonra yapılan müdahalede kimlik ibrazı sırasında üzerinde bulunan uyuşturucu maddenin görüldüğü, diğer uyuşturucu maddelerin tuvalette olduğunu beyan ettiği ve tuvaletteki peçetelik kısmı içinde uyuşturucu maddelerin bulunduğu olayda, sanık hakkındaki ihbar içeriği ve olayın oluş şekli karşısında sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği kabul edilemeyeceğinden Tebliğname'nin düşüncesine iştirak olunmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2025 tarihinde karar verildi.