Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına hakaret davasında kaba söz ve ağır eleştirinin hakaret suçunu oluşturmayacağına hükmederek istinaf kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü istinaf yoluyla onayan Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak, sanığın 16.05.2016 tarihli paylaşımı dışındaki sözlerinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olmayıp kaba söz ve ağır eleştiri mahiyetinde olduğunu, bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını, 5237 sayılı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğunu tespit etmiş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Cumhurbaşkanına hakaret
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanığın temyiz istemi özetle; sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddeleri kapsamında sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilmek suretiyle yapılan değerlendirmede:
    Cumhurbaşkanına hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenmiş, hakaretin tanımı ise aynı yasanın 125. maddesinde yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak tanımlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
    Yargılamaya konu somut olayda; sanığın 16.05.2016 tarihindeki paylaşımı dışındaki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması,
    Hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    11.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!