Yüksek Mahkeme, Cumhurbaşkanına hakaret suçunda sanığın eylemlerini ifade özgürlüğü sınırlarında eleştiri kabul ederek mahkumiyet hükmünü bozmuştur.
Özet: Bu yüksek mahkeme kararı, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü bozarak, sanığın söz ve resimlerinin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp eleştiri niteliğinde olduğunu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını ve beraat yerine mahkumiyetin ifade özgürlüğü ile bağdaşmadığını, dolayısıyla hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Cumhurbaşkanına hakaret
    HÜKÜM
    : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddeleri kapsamında sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilmek suretiyle yapılan değerlendirmede:
    Cumhurbaşkanına hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenmiş, hakaretin tanımı ise aynı yasanın 125. maddesinde yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak tanımlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
    Somut olayda; suça konu resim ve sözlerin; mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi,
    Hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    11.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!