Trafik kazası sonucu ölümle sonuçlanan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması nedeniyle temyiz edilen kararın bozulması.
Özet: Bu dava, ölümlü bir trafik kazası sonucu sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olup, itiraz hakem heyeti kararı, kazaya karışan tarafların kusur oranları arasında çelişkili raporların bulunması ve davalının sorumluluk derecesinin tespiti için kusur tespitinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur; mahkeme, ceza mahkemesi dosyası da dahil olmak üzere tüm kapsam incelenerek, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi uzman kurumlardan seçilecek bilirkişi heyetinden çelişkileri giderecek, ayrıntılı ve denetime açık yeni bir rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ - ████████
    İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 07.09.2020 tarihinde dava dışı araçla karıştığı trafik kazası sonucu yaya olarak bulunan desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.04.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 174.118.53 TL'ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne ve 174.119.00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    IV. İTİRAZ
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulüyle 140.573.58 TL'nin 20.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemine göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, aktüer hesaplamasından önce gerekli belgelerin sunulmadığını, tazminat belirlenirken tüm indirim kalemlerinin dikkate alınması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
    1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2- Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak resmi görevliler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalı şirkete sigortalı duraklama halinde olan araç sürücüsünün KTK 58 ve 59. maddeleri ihlal ettiğinden ve davacılar desteğinin aynı kanunun 58. maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, dava dışı karşı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. İş bu dosyada Hakem Heyeti tarafından benimsenen kusur raporunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne %50 oranında, karşı araç sürücüsü ve davacılar desteğine de %25'er kusur verilmiştir. Aynı kazaya ilişkin yine Tahkim Komisyonu nezdinde açılan ve Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan 2020. E. 123440 sayılı dosyada hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunda ise; davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne %40 oranında, karşı araç sürücüsüne %20 oranında ve davacı desteğine de %40 oranında kusur verilmiş olup, anlaşıldığı üzere kusur raporları arasında çelişki oluşmuştur. Davalının sorumluluğu ile derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır.
    Açıklanan nedenler karşısında İtiraz Hakem Heyetince; ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
    3 -5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████ üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
    Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
    4- Trafik kazası sonucu ölüm ve buna dayalı olarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
    Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Kanun’un 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
    Somut olayda; davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve prograsif rant formülü uygulanarak tazminat hesabı yapılmış; İtiraz Hakem Heyeti tarafından ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapan hesap raporu esas alınarak karar verilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır.
    Açıklanan nedenlerle; davacı ve desteği için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken hatalı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    VI. KARAR
    1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ve davacıya iadesine,
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!