12. Ceza Dairesinin, kazaen tüfekle eşini öldürme olayında kasten öldürme iddialarına karşın taksirle öldürme hükmünde ısrar eden mahkemenin kararının temyiz incelemesi.
Özet: Sanık hakkında, av tüfeğini temizlerken eşini kazaen vurarak ölümüne neden olduğu taksirle öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararının, maktul yakınları ve savcılığın evlilik sorunları ile ikinci evlilik isteği iddialarına dayanarak kasten öldürme suçundan cezalandırılması taleplerine rağmen, mevcut şüphelerin somut delille desteklenmediği, tanık beyanlarının soyut kaldığı ve sanığın savunmasının aksini gösteren kesin kanıt bulunamadığı gerekçesiyle "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca taksirle öldürme hükmünün hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 22/6, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce "ölenin babası olan katılan ...'ın █████/2012 tarihli dilekçesi içeriğinde, sanığın ikinci bir eş ile evlenmek istemesi nedeniyle eşi ... ile aralarında tartışma olduğunu, ölen ...'nın olaydan önce "bu nedenle başına birşey gelirse eşinden bilinmesi" yönünde tanıklar ... ve ...'ya beyanda bulunduğunun iddia edildiği anlaşılmakla; bu iddialar dikkate alınıp; tanıklar dinlenildikten sonra sanığın eyleminin hukuki niteliğinin tespiti, bu kapsamda eyleminin TCK'nın 82/1-d maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda delillerinin değerlendirilmesi yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu da gözetilmek suretiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinin nazara alınmaması" gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak gerekli incelemeler yapıldıktan sonra sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 22/6, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü tarihinde sanığın tek kırma av tüfeğini temizlediği sırada tüfeğin ateş alarak çıkan merminin hemen yanında bulunan eşine isabet ederek öldüğü olayda, sanığın kollukta, Cumhuriyet savcılığında kovuşturma aşamasında, kendisine ait ruhsatsız tek kırma av tüfeğini bir süredir kullanmadığı için yağlamak istediği, evin oturma odasında tüfeğini yağladığını, bir iki defa içerisine fişek sürüp çektiğini tüfek kırılı vaziyetteyken ayağa kalkıp tüfeği düzelttiğini, bu sırada horozu kalkık vaziyette olan tetiği boşaltmak istediğinde elinin tetiğe dokunduğunu, tüfeğin birden ateş aldığını ve yaklaşık yarım metre önünde olan ve kendisine doğru gelen eşinin vurulduğu otopsi raporuna göre, maktulun vücudundaki tek atış ile oluşmuş av tüfeği yaralamasının tek başına öldürücü nitelikte olduğunun ve atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığının belirlendiği; ölenin babası olan katılan ...'ın kızının kasten öldürülmüş olabileceğine dair şüphelerini içeren █████/2012 tarihli beyanı ve tanık ...'un "ablam bana ...'in evlenmek istediğini söyledi ki ... bunu dile getiriyordu,... ile bana başıma bir iş geldiğinde eşimden bilinsin diyordu." şeklindeki beyanı haricinde, sanığın kasten eşini öldürdüğüne dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilememiş olması, olayın hemen akabininde soruşturma aşamasında ölenin kardeşleri olan katılan ... ve ...'in "ablam ile eniştem arasında herhangi bir anlaşmazlık yoktu. Aynı zamanda eniştem ile aramızda da herhangi bir husumet yoktu. Eniştem olan ... kaza ile ablamızı vurmuştur" yönündeki beyanları, tanık ...'ın beyanları gözetildiğinde sanığın olay tarihinden bu yana evlenmemiş olması ve ...'nın tanıklıktan çekinme hakkını kullanmasıyla ...'ın beyanlarının soyut beyan niteliğinde kalması, bu haliyle sanık ile ölen arasında anlaşmazlık bulunduğuna dair dosyaya somut bir delilin yansımaması ve sanığın olayın kazaen meydana geldiğine ilişkin savunmasının aksini gösterir kasten öldürmeye dair delilin bulunmaması karşısında temel gayesi maddi gerçeği araştırmak olan ceza hukukunun en önemli ilkelerinden biri olan 'in dubio pro reo' şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca suçun kasten işlendiğine dair kanaat oluşmadığı kabul edilerek sanığın 5237 sayılı TCK' nın 85/1. maddesi ve 22/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafi ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.02.2025 tarihinde karar verildi.