Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kamyonet kasasından düşen işçinin ölümüyle sonuçlanan bilinçli taksirle öldürme mahkumiyetini vekalet ücreti ekleyerek onadı.
Özet: Sanığın, kasasının arka kapağı bozuk kamyonetiyle işçi taşıdığı sırada, stabilize yolda hızını ve sürüşünü yol şartlarına göre ayarlamayıp kaza yapması sonucu bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda, yerel mahkemenin bilinçli taksirle öldürme suçundan verdiği hapis cezası ve ehliyetin geri alınması kararı, suç vasfı ve kusur değerlendirmesi açısından isabetli bulunmuş; ancak kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücreti hükmedilmediği için karar, bu eksikliğin giderilmesi suretiyle düzeltilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/1-a ve 53/6. maddeleri uyarınca 14.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda bozma ilamına uyularak, yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA.Sanık müdafinin temyiz sebepleri
: Suç vasfı ile kusur durumunun hatalı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Ceza miktarının az olduğuna, vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.09.2014 günü saat 09.35 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile kasasına bindirdiği gündelik işçileri tarlaya çalışmaya götürürken, kamyonetin kasasının arka kapağının açılmasıyla kasada yolculuk yapan ... ile ...'un yola düşmesi şeklinde meydana gelen ve ...'un ölümü ile katılan ...'un basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda: sanığın kamyonetinin kasa arka kapak kilidi bozuk olmasına rağmen tamir ettirmeyip, kasa kilidi bozuk kamyonet ile kasasında taşıdığı işçileri tarlaya götürmek için seyir halinde iken, stabilize zemini bozuk yolda hızını ve sürüşünü yol ve zemin şartlarına göre ayarlamayarak, hızlı ve sarsıntılı biçimde seyretmesi sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARMahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik olmadığından, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafi ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 6.810.00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.02.2025 tarihinde karar verildi.