T.C. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, ASKİnin altyapı çalışmasıyla davacı şirketin varlıklarına verdiği zarardan kaynaklanan itirazın iptali davasını kısmen kabul etti.
Özet: Altyapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait aydınlatma direğine verilen zararın tazmini amacıyla açılan itirazın iptali davasında, davalı idarenin idari yargı yetkisi ve husumet itirazları mahkemece reddedilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ve/veya yüklenicisinin %100 kusurlu olduğu, ancak davacının haksız fiilden kaynaklanan takibe konu ettiği toplam alacağın, bilirkişi tarafından hesaplanan gerçek zarardan yüksek bulunması nedeniyle, davacının icra takibine itirazının kısmen iptaline ve takibin bilirkişi raporunda belirlenen gerçek zarar miktarı üzerinden devamına karar verilmiştir.

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... .... .... 'nin altyapı çalışmalarını yaparken müvekkili şirkete ait varlıklara hasar verdiğini, davalının TBK 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, idari yargı görev alanına giren konularda ilamsız takip yapılamayacağını, husumetin idareye yöneltilemeyeceğini hasarın idare ile alakasının bulunmadığını, söz konusu çalışmanın idareden bağımsız ayrı tüzel kişiliği bulunan yüklenici firma tarafından yapıldığını, sorumluluğun yüklenicilerde olduğunu, hasarın oluşumunda idarenin kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, beyanla, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Takip dosyası,
-Hasar tutanakları,
-Faturalar,
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan özetle; davalının altyapı(kazı) çalışmaları yürütürken davacıya ait malvarlığına hasar verdiğini, haksız fiil hükümlerince davalının tazmin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı yan ise özetle yargı yolu ve husumet itirazı ile birlikte davalının kusura veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayalı herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Yargı yolu değerlendirmesi bakımından; tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları nazara alınarak işin esası incelenmiştir.( Bkz. Y. 4. HD. █████████ E., ██████████ K., █████/2022 T.)
Mahkememizce deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu Ankara 1. Genel İcra Dairesi'nin ███████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı ASKİ olduğu, takibin 22.412,47 TL asıl alacak, 431,44 TL işlemiş faiz, 86,29 TL KDV olmakla toplam 22.930,20 TL alacak üzerinden ilamsız takip usulünce başlatıldığı, dosya borçlusu vekilince ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davaya konu K.... .... ... köşesinde davalı İdareye ait su borusunun patlaması nedeniyle davacı şirketin aydınlatma direğine hasar verildiği, hasar olayında davalı ve/veya yüklenicisinin % 100 kusurlu olduğu, dosyaya mübrez belgeler arasında davalı İdare ile İhbar olunan Ohitan İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan Özel Teknik Şartname bulunduğu, şartnamenin 7. Maddesine göre yapım çalışması sırasında her türlü hasardan İhbar Olunan şirketin sorumlu olacağının belirtildiği, kusurun dava dışı şirkete yüklenebilmesi hususunda takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, hasar olayının haksız fiili olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, davacı şirket tarafından montaj, işçilik, demontaj bedellerine ait dosyaya sunulan bir fatura olmadığı, dolayısıyla .... .... .... Dairesi'nin benzer davalarla ilgili ilamı çerçevesinde hasar kalemlerinden sadece malzeme bedellerini talep edebileceği, davacının takip tarihi itibariyle dava konusu ettiği hasarla olarak 22.412,47,-TL. asıl alacak bedeli, 431,44-TL. işlemiş faiz, 86,29-TL. KDV olmak üzere toplam 22.930,20,-TL. talep ettiği, değerlendirmeler kısmında yapılan hesaplamaya göre davacı şirketin hasarının bedeli 14.567,66,-TL., gecikme faizi bedeli 244,26,-TL. ve toplam alacak bedeli 14.811,92,-TL. hesaplandığı ve hesaplanan bedelin davacının talebinden toplam bazda 22.930,20 14.811,92 - 8.118,28,-TL. fazlalık bulunduğu," hususları belirtilmiştir.
Raporun teknik yönüyle dosya kapsamına uygun düştüğü denetime elverişli hazırlandığı görülmekle rapor teknik tespit ve hesaplamaları bakımından hükme esas alınmıştır.
Eldeki davada haksız fiil hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulmuş olup;
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(6098 s. TBK m. 49)
Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(TBK m.50/1)
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.(TBK 50/2.)
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. █████████ E., █████████ K.)
Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur.
Bununla birlikte haksız fiilden dolayı KDV alacağı doğmayacağından işlemiş faizin KDV'sinden sorumluluk bulunmamaktadır. (Bkz. Ank. BAM 25. HD. ████████ E., ████████ K.,█████/2022 T.)
Öte yandan eldeki uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların sorumlulukları bakımından TBK hükümlerinin yanı sıra konuya ilişkin olarak;
Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün 20.maddesinde "Kazı işlerinin yapılacağı yerlerde; elektrik kabloları, gaz boruları, suyolları, kanalizasyon ve benzeri tesisatın bulunup bulunmadığı hususu önceden araştırılacak ve duruma göre gereken tedbirler alınacaktır." ifadeleri bulunmaktadır.
Ankara Altyapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliğinin ''Alt Yapı Tesis Çalışmalarının Yürütülmesi” kenar başlığını taşıyan 15. maddesinin m bendinde, “ Alt yapı kuruluşlarına ait tesis bulunduğu kısımlarda çalışmayı yaptıran kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler kazı yerinde bu kuruluşlardan gözlemci bulunmasını sağlayacak, diğer kurumların alt yapı tesislerinde çalışma sırasında meydana gelecek zararlardan kazıyı yaptıran veya yapan kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler sorumlu olacaktır. İlgili zararın tahsil edilmesi zararı veren ve zarara maruz kalan taraflar arasında gerçekleştirilir.” ibaresi yer almaktadır.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; hükme sas bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, uyuşmazlığa konu hasarların yapılan kazı çalışması sırasında gerekli tedbirlerin alınmamış olması ile gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmemiş olması nedeniyle meydana geldiği, çalışmanın davalının yüklenicisi tarafından yürütüldüğü, bu bakımdan davalının denetim gözetim yetkisinden kaynaklı sorumluluğunun bulunacağı, davalı ve yükleniciler arasındaki sözleşmelerde sorumluluğun yükleniciye bırakılmış olmasının 3. kişi olan davacıya karşı davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda anlatılan ilkelere uygun olarak hasarlanan malzemeler yönünden zararın 14.567,66 TL olarak hesaplandığı, yine zararın giderimi için davalı tarafından özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadığından işçilik giderlerini talep edemeyeceği bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının 14.567,66 TL asıl alacak ve 244,26 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen hasar bedeli ve takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.(İcra inkar tazminatı hususunda bkz. Yargıtay 4. HD. ██████████ E., █████████ K.)
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... .... .... Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 14.567,66 TL asıl alacak, 244,26 TL işlemiş faiz olmakla toplam 14.811,92 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken toplam 1.011,80-TL karar ve ilam harcından daha önceden peşin ödenen toplam 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 584,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 14.811,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi de nazara alınarak 8.118,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 260,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.260,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.105,82-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 2.015,39-TL-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 1.104,61‬-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!