Ölüm aylığı alan kız çocuğunun sigortalı çalışması nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili ve inkar tazminatı istemli itirazın iptali davasında temyiz üzerine bozma kararı.
Özet: Yargıtay, babasından ölüm aylığı alan davalı kız çocuğunun, aylık aldığı dönemde sigortalı olarak çalışması nedeniyle kurumun yersiz ödenen aylıkları geri alma hakkı bulunduğunu belirtirken, yerel mahkemenin davalının kuruma yaptığı iddia edilen ödemeleri araştırarak mükerrer tahsilatın önüne geçmemesini ve alacağın likit niteliği göz ardı edilerek icra inkar tazminatı talebinin reddini hatalı bulmuş; bu gerekçelerle hükmü bozarak davalıya yersiz ödenen aylıkların tahsili konusunda yeniden inceleme yapılmasını, ödenen miktarların mahsup edilmesini ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :746-884
    Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dava konusu somut olay incelendiğinde; 506 sayılı yasa kapsamında Kurum sigortalısı ... ...'nun 23.7.1984 tarihinde vefatıyla,davalının ,babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebine istinaden 01.11.1984 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığı, davalının 15.2.1991 -17.3.2006 tarihleri arasında zorunlu SSK’lı olarak çalışması bulunması ve bu çalışmanın Kuruma bildirilmediği,Kurum tarafından tahakkuk ettirilen 10.464,60-TL TL yersiz aylığa işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla Şişli İcra Müdürlüğü’nün █████████ sayılı takip dosyası üzerinden, davaya konu icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, istirdat dönemi 15.2.1991-17.3.2006 tarihleri arası alınması suretiyle yapılan hesapla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    a)Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesinde, aylık bağlanma koşulları yönünden “sosyal sigortaya, emekli sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin VI bendi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilmesi nedeni olarak “çalışma ve evlenme” halini kabul etmekteydi. Söz konusu VI numaralı bende 4958 sayılı Yasanın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenerek, böylelikle, “Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama” olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir.
    İnceleme konusu olayda, davalı kız çocuğunun Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi kesintili çalışmalarının bulunması karşısında; davalının çalıştığı bu sürelere isabet eden ölüm aylıkları bakımından (= ölüm aylığının çalışmaya başladığı tarihi takip eden devre başından kesileceği olgusu da gözetilmek suretiyle) davacı Kurumun geri alma hakkının bulunduğu açıktır.
    Davalı tarafından, Kurumla yapılan görüşmeler sonucunda yersiz alınan alacaklara ilişkin toplam 19.464,00-TL Kurum hesabına ödendiği iddiası karşında mükerrer ödemeye sebep olmamak açısından, Mahkemece, uyuşmazlık konusu borcun tahsil edilip edilmediği araştırılmalı var ise mahsup edilmeli, Kurum alacağının ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşıldığı takdirde, 5510 sayılı Yasanın 96.maddesinin a bendi de dikkate alınmak suretiyle, varılacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.
    İstirdata konu olan asıl alacağın, davalıya yersiz ödenen aylıklar toplamından oluşması, gerek icra takibi, gerekse dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla alacağın likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız olarak itiraz eden davalı borçlunun davacı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan davaya konu asıl alacak tutarının %40’ı oranında inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.05.2012 günü oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!