506 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında rücuan tazminat talebi; Anayasa Mahkemesi kararı sonrası kurumun rücu hakkının kapsamının belirlenerek hükmedilen alacakların düzeltilerek onanması.
Özet: Bu rücuan tazminat davasında, Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki rücu alacağını sınırlayan bölümü iptal etmesiyle kurumun rücu hakkının bağımsız hale geldiği, bu nedenle tazminatın, hak sahiplerinin isteyebileceği miktarla sınırlı olmaksızın, ilk peşin değerli gelirler üzerinden ve tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktar kadar, gelirlerdeki artışlar dikkate alınmadan hesaplanması gerektiği belirtilerek, yerel mahkemenin gelir artışlarını içeren hatalı hesaplamaları ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti kalemleri, yeniden yargılama gerektirmeyen maddi düzeltmelerle düzeltilerek onanmıştır.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:967-461Dava, 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi kapsamında rücuan tazminat istemine ilişkindir.Mahkeme, ilamında belirtildiği davanın kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davacı Kurum ve davalı şirket avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir2- Davalı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ,ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında artık ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gereğine karşın, gelirlerdeki artışları da içerir şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.S O N U Ç
:1-Temyiz edilen hükmün ilk paragrafının tamamen silinerek, yerine, “kısmen kabul kısmen reddi ile, 464,96-TL ilk peşin değerli gelir sosyal yardım zammından oluşan alacağın onay tarihi olan 11.11.2004 tarihinden itibaren, 54,92 TL'nin ödeme tarihi olan 24.02.2004 tarihinden itibaren ve 213,95 TL'nin sarf tarihi olan 06.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine,2- Üçüncü paragrafın "420.00 TL Yargılama Giderinin"ibaresinden sonra gelmek silinerek yerine kabul-red oranı gözetilerek 24.00-TL'nin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı Kurum üzerinde bırakılmasına,” sözcük ve rakamlarının yazılmasına,3-Mahkeme harcına ilişkin beşinci paragrafında yer alan “238,50-TL” rakamlarının silinerek, yerine, “43,59 TL” yazılmasına;4-Hükme yeni bir paragraf eklenmek suretiyle "Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin, davacı Kurumdan alınarak davalılara verilmesine;"cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.