Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım suçunda, sanığın terör örgütüne yardım kastıyla hareket ettiğine dair kesin delil bulunmadığından verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yargılandığı davada, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinden sonra Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmiştir; Yargıtay, sanığın terör örgütüne yardım kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, örgüt hiyerarşisine bağlantısının tespit edilememesi ve şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak beraat etmesi gerektiğine hükmetmiş, ayrıca temel ceza tayinindeki atıf maddelerinde de eksiklik tespit etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 10.Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
: TCK’nın 220/7. maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemleri de göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılısuçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,2.Kabul ve uygulamaya göre;Sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddelerinin gösterilmemesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy çokluguyla BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.KARŞI OY
:Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, özellikle tanık Neslihan'ın beyanları gözetildiğinde, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturduğu, aleyhe temyiz olması ve atfın niteliği dikkate alınarak bu husus bozma nedeni yapılmayarak sanığın yardım suçundan verilen kararın onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.