Hizmet tespiti davasında, davacının eksik bildirilen çalışma sürelerinin saptanmasına yönelik kararın, SGKnın tanık beyanlarının yetersizliği itirazıyla temyiz edilerek Yargıtayca kamu düzeni kapsamında incelenmesi.
Özet: Yargıtay, davacının künefe ustası olarak çalıştığı ancak sigortasız gösterildiği dönemlere ilişkin hizmet tespiti talebinin kısmen kabul edilip, istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine SGK tarafından yapılan temyiz incelemesinde, kamu düzenini ilgilendiren bu tür davalarda tarafların sunduğu delillerle yetinilmeyerek resen araştırma yapılması, kurum kayıtları ve işyeri belgeleriyle birlikte tanıkların inandırıcılığının titizlikle değerlendirilmesi, işyerinin kapasitesi ve çalışma koşullarının eksiksiz bir şekilde tespit edilmesi gerektiği prensibini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.FER'Î MÜDAHİL
: ... vekili Avukat ...İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 13. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.01.2007 tarihinde künefe ustası olarak davalı şirkette çalışmaya başladığını, kesintisiz ve fasılasız çalışmaya devam ederken iş akdinin 01.09.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, 01.01.2007 - 01.09.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.II.CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında hizmet akdinin olmadığını, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, şirketin 20.04.2010 tarihinde kurulduğunu, davacının 20.04.2010 öncesinde çalıştığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile 1-Davacının davalı işveren nezdinde 20.04.2010-23.10.2010 ile 01.12.2010-01.09.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine,2-Davacının 05.03.2008 ile 26.05.2008 ve 03.06.2008 ile 19.04.2010 tarihleri arası talebi yönünden bu tarihler arasındaki çalışmalarının hizmet cetvelinde yer alması nedeniyle, karar verilmesine yer olmadığına,3-Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriFer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, dayanaksız soyut gerekçelerle ve yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulduğunu, Kurum resmi kayıtları esasken salt tanık anlatımları ile sonuca gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.4.506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun'un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.5.Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanun'un öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.6.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirket nezdinde 01.01.2007 – 01.09.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen eksik hizmet sürelerinin tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, kabul kararı verilen dönem yönünden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu gibi, davacının 01.07.2010 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı anlaşıldığından, hüküm bu yönüyle de eksik incelemeye dayalıdır.7.Mahkemece yapılacak iş; ihtilaf konusu dönemde kayıtlı dinlenmeyen bordro tanıkları re'sen tespit edilerek davacının çalışmasının süresi yönünden beyanları alınmalı, komşu işyerleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle ayrıntılı araştırılıp tespit edilerek, bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle çalışmanın süresi tereddütsüz belirlenmeli, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.8.Ayrıca, davacının beyanı alınmak suretiyle, talebinin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılarak, alınacak talebe ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.