Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda, sanığın birden fazla eyleminde zincirleme suç hükümleri uygulanmamasını içeren Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının kanun yararına bozulması isteminin değerlendirilmesi.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan farklı tarihlerde gerçekleştirdiği eylemlerin, özellikle ilk iddianame öncesindeki birden fazla eylemin, tek bir suç işleme kararı kapsamında zincirleme suç olarak (TCK 43) değerlendirilmesi gerekirken, ayrı ayrı yargılamalarla mahkumiyetlere veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilmesi nedeniyle verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararların kanun yararına bozulması
    İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 19.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri
    uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 27.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 29.03.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/ 11599 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    " Dosya kapsamına göre, sanığın 06.07.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçu nedeniyle hakkına verilen yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle hakkında Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken; sanığın 23.12.2019, 14.02.2019, 26.05.2018, 12.03.2018, 23.12.2017 tarihlerinde işlediği eylemler nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2019 tarihli ve ████████ soruşturma, ██████████ esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, dosyanın İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını müteakip, dosyanın tefriki ile yeni esasına kaydedilmesine yönelik İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararını takiben, mahkemenin yetkisizliğine dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine yönelik İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararından sonra, mahkemenin karşı yetkisizliğine ilişkin Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı üzerine İstanbul 11. Asliye
    Ceza Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı yetkisizlik kararının kaldırılmasına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.05.2021 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararını takiben sanığın mahkumiyetine ve cezasının ertelenmesine dair İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının verildiği anlaşılmakla,
    Sanık hakkında 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma, ██████████ esas, ██████████ sayılı iddianamesinin suç tarihinin 06.09.2017, iddianame tarihinin ise 29.11.2018 olduğu;
    İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ soruşturma, ██████████ esas, ██████████ sayılı iddianamesine konu suç tarihlerinin 13.02.2019, 23.12.2017, 26.05.2018, 12.03.2018 olduğu iddianamenin düzenleme tarihinin ise 15.08.2019 olduğu, sanığın 13.02.2019 tarihindeki eylemi açısından hukuki kesintinin oluşması nedeniyle ayrı değerlendirilmesi gerektiği ancak 23.12.2017, 26.05.2018 ve 12.03.2018 tarihli eylemlerinin ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Şüpheli hakkında, 06.09.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2018 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 10.04.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
    B. Şüpheli hakkında 15.02.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan yürütülen soruşturmada, suçun erteleme kararından önce işlenmesi nedeniyle "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verilerek soruşturma evrakının, ██████████ sayılı soruşturma dosyası arasına alındığı,
    C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinden dosyanın kapatıldığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2018 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    D. Şüpheli hakkında, 16.11.2017, 23.12.2017, 28.12.2017, 12.03.2018, 12.03.2018, 26.05.2018 ve 13.02.2019 tarihli ayn nev'i suçlardan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2019 tarihli ve ████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu davasının Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
    E. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, birleşen Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının ayrılarak yeni esasa kaydına, 06.09.2017 tarihli suçtan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27.01.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
    F. Tefrik edilen Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının yeni esasa kaydedilmesinden sonra, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı karşı yetkisizlik kararı üzerine olumsuz yetki uyuşmazlığını inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.05.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
    G. Yetkili mahkemenin belirlenmesinden sonra dava yeni esasa kaydedilerek İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın 06.05.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    H. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
    5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
    Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olayda; 16.11.2017, 23.12.2017, 28.12.2017, 15.02.2018, 12.03.2018, 12.03.2018 tarihli eylemlerin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş olduğu, denetimli serbestlik tedbiri infaz dosyasının 01.10.2018 tarihinde ısrar nedeniyle kapatılmasından önce 26.05.2018 tarihli suçun işlendiği, 13.02.2019 tarihli suçun ise 29.11.2018 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden sonra işlendiği gözetilerek, mahkemesince, her iki davanın birleştirilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    03.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!