İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, eski iş ortakları arasındaki marka tecavüzü, şirket unvanı iltibası ve haksız rekabet kaynaklı maddi manevi tazminat davasının istinaf kararını değerlendirdi.
Özet: Davacılar, eski ortağın şirket unvanını kafa karışıklığı yaratacak şekilde değiştirmesi, ortaklık süresince edinilen müşteri bilgileri ve projeleri haksız yere kullanması, müşterileri yanıltarak hizmet vermeye devam etmesi ve çalışan transferi gibi eylemlerle marka ihlali ve haksız rekabet yarattığını iddia ederek tazminat ve ihlallerin durdurulmasını talep ederken; davalı, ortaklığın anlaşmazlıklar nedeniyle mutabakatla sona erdiğini, kendisinin iç mimarlık faaliyetine devam etme hakkının tanındığını, unvan benzerliğinin kısa süreli olduğunu ve derhal düzeltildiğini, müşterilerin kendi iradeleriyle kendisini tercih ettiğini ve haksız rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi, tarafların ortaklığı sonlandırırken davalının iç mimarlık faaliyetine devam etme konusunda mutabık kaldığını tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Marka (Maddi Tazminat İstemli)KARAR TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:.DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün diğer müvekkili ...Ltd.Şti'nin halihazırda tek ortağı olduğunu, davalı..'ün müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu ve ortaklık ilişkisinin sona ermesi neticesinde tek ortağı olduğu "... San.Tic. Ltd. Şti isimli şirketin unvanını █████/2017 tarihinde iltibasa ve karışıklığa neden olacak şekilde "... San.Tic. Ltd. Şti" olarak değiştirerek, müvekkilinin markasını taklit ettiğini, davalının sanki müvekkilinin davalının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde edindiği müşteri bilgileri, projeler, fiyatlandırmalar ve tedarikçiler gibi birçok bilgiyi ortaklıktan ayrıldıktan sonra kendi menfaatine kullandığını ve böylelikle haksız rekabet yarattığını, davalının müvekkilinin müşterileriyle ortaklıktan ayrıldığını belirtmeden hizmet vermeyi devam ettirdiğini, projeleri müvekkili tarafından çizilen birçok işin (... Mağazaları, ... Koleji Spor Salonu gibi) iltibas yaratmak suretiyle davalı tarafça sürdürüldüğünü, müvekkili şirkette çalışan mimar ...'nın geçerli bir neden olmaksızın müvekkili şirketten ayrıldığını ve daha sonra davalı şirkette çalışmaya başladığını, bu durumun da haksız rekabet yarattığını, her iki şirketin unvanlarının bir harf dışında aynı olması (.../...) ve müvekkili şirket çalışanı ...'nın aynı proje için aynı konularda her iki şirkette de yazışma yapması nedeniyle üçüncü kişilerin iki şirketi doğal olarak karıştırdığını, davalı şirkete ait sosyal medya hesaplarında müvekkili şirkete ait eser niteliğindeki işlerin tanıtım ve reklam amacıyla kullandığını ve bu durumun da açıkça haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek, davalıların davacıya ait markaya tecavüzünün tespiti, meni ile davalı ... tarafından kullanılan logonun terkinine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve menine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000-TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...' ün mimar olduğunu, davacı ...ün ise tarafların bir araya geldiği dönemde mobilyacı olduğunu, müvekkili ...'ün mimarlık konusundaki bilgi ve deneyimi ile davacı ...'ün maddi olanaklarını bir araya getirerek iş yapma gayesi ile ilişki kurduklarını, tarafların zamanla ... Gıda adında bir şirket daha kurduklarını, taraflar arasındaki ortaklığın, anlaşmazlıkların artması sebebiyle müvekkilinin isteği ve ortak mutabakat ile ortaklığın sona erdirildiğini, ... Mimarlık'ın davacıda, ... Gıda'nın ise müvekkilinde kalmasına karar verildiğini, daha sonra müvekkilinin ... şirketinin unvanını ... Mimarlık olarak değiştirdiğini, müvekkilinin iltibas amacı olmadığını, yalnızca bir hafta ... Mimarlık adıyla faaliyet gösterdikten sonra, sadece sözlü uyarılma sonrasında unvanını ... Mimarlık olarak değiştirdiğini, 1 haftada davacının kâr kaybından bahsedilemeyeceğini, “...” unvanının kullanıldığı kısa sürede maillerde yer verilen logo ile ... Mimarlık şirketine ait Jogonun birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği ... ve ... Koleji Spor Salonu Projelerinde müşterilerin tarafların ortaklık ilişkisinin bittiği hususunda bilgilendirildiğini ve özgür iradeleri ile müvekkilini seçtiklerini, taraflar arasında ve ... ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmesi olmadığını, müvekkiline ait “...” markasının tescilli olduğunu ve iltibas incelemesinin tescil başvurusu sırasında yapıldığını ve iltibas olmadığından markanın tesciline karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin ortakları olan davacı ... ile davalı ...'ün iç mimarlık faaliyetinde bulundukları, davalı ...'ün mimari projelerle, davacı ...'ün ise mobilya üretimi ile ilgilendikleri, daha sonra ortaklıklarını sonlandırmaya karar verdikleri, davacı şirket ile bağlantılı olan ve gıda işiyle iştigal eden ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ...'e verildiği, davacı şirketin ise davacı ...'te kaldığı, ancak tanık anlatımları ile tespit edildiği üzere ortaklık sona erdirilirken davalı ...'ün iç mimarlık faaliyetine devam edeceğinin her iki tarafça da kabul edildiği, zira davacı şirketin elinde bulunan ve devam eden işlerle ilgili aralarında paylaşım yapıldığı, ... işiyle ilgili şirket sahibini birlikte arayarak kiminle çalışmak isterse onunla çalışabileceğini bildirdikleri, ... şirketinin sahibinin davalı ... ile çalışmak istediğini beyan ettiği, ancak ortaklık ilişkisi sonlandıktan sonra davalı ...'ün ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret unvanını █████/2017 tarihinde "...İnşaat ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi" olarak değiştirerek iç mimarlık faaliyetlerine bu unvanla devam ettiği, davacının gerek ticaret unvanının gerekse tescilli markasının esas unsurunun "..." olduğu, davalı ...'ün ticaret unvanında kullandığı "..." ibaresinin yalnızca bir harfinin eksik olduğu, özgün bir marka olan davacı şirkete ait ... nolu "... -+şekil" markası ile davalı şirketin ticaret unvanının iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, tarafların markalarını hitap ettikleri ortalama tüketicilerin markaları karıştırabilecekleri ve her iki şirket arasında bağlantı olduğunu düşünebilecekleri, davalıların bu eyleminin SMK'nun 7/2-b ve 7/3-e maddeleri uyarınca marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davalı şirketin ticaret unvanının █████/2017 tarihinde bu kez ... Mimarlık İnşaat ve Gıda San. Ltd. Şirketi olarak değiştirildiği ve "..." ibaresinin gerek davalı şirketin ticaret unvanında, gerekse ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanımına son verildiği, her ne kadar davacı tarafça davalının ... İnşaat ve Gıda San. Ltd. Şirketi unvanı ve markasıyla kullandığı logonun davacı şirketin logosu ile benzer olduğu iddia edilerek, bunun da marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olduğu iddia edilmişse de, alınan bilirkişi raporları ile logolar arasında benzerlik bulunmadığının tespit edildiği, bu durumda markanın sahibi olan davacı şirket ile şirketin tek ortağı ve marka üzerinde hak sahibi olan ...'ün "..." ibaresinin kullanıldığı █████/2017-█████/2017 dönem için SMK'nun 149. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebilecekleri, alınan bilirkişi raporu ile SMK'nun 151/2-a maddesi uyarınca bu dönemde davacı şirketin 24.147,77-TL gelir elde ettiğinin tespit edildiği, ayrıca marka hakkına tecavüzün devam ettiği süre, davalı ...'ün davacı şirkette de iç mimarlık faaliyetlerini yürütmesi nedeniyle kendi tecrübesinin de aldığı işlere katkısı, tarafların ticari hacimlerine, davalıların kusuruna göre 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davalı ...'ün de davalı şirketin yetkilisi olarak bu zarardan sorumlu olduğu, haksız rekabet iddialarıyla ilgili iddialar tek tek incelendiğinde; davalı şirketin ... Gıda ..Ltd.Şti olan ticaret unvanını █████/2017 tarihinde "... İnşaat ve Gıda ..Ltd.Şti" olarak değiştirdiği, davacı şirketin ticaret unvanı ile benzerliğinden dolayı her iki şirketin bağlantılı olduğunun düşünülebileceği, davalı şirketin iş ürünleri ve ticari faaliyetlerinin davacı şirket ile karıştırılabileceği, bu nedenle haksız rekabet teşkil ettiği, ... Koleji işiyle ilgili ise, davalı ... hakkında haksız rekabet suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda bu eylemin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin beraat kararının hukuk mahkemesini bağlayacağından bu eylemin haksız rekabet oluşturmadığı, tarafların ortaklığı sona erdikten sonra, ortaklık sona erdiğinde davacı şirkette devam eden ... şirketine ait işlerin davalı şirket tarafından yapılmasıyla ilgili ise, tanık olarak dinlenen ... şirketinin yetkilisinin açık beyanı ve diğer davalı ve davacı tanıklarının beyanıyla da sabit olduğu üzre, tarafların ellerindeki işleri de paylaşmak konusunda anlaştıkları, bu amaçla davacı ... ve davalı ...'ün ... yetkilisi ile yaptıkları telefon görüşmesi ve ortaklıklarının sona erdiğine dair bilgilendirmeden sonra işe davalı ... ile devam etmek istediklerini bildirdiği, davacıların bilgisi ve izni ile davalı şirketin ... işine devam ettiği, bu durumun haksız rekabet oluşturmadığı, davacı şirkette çalışan mimar ...ı'nın işinden ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamasının davalı şirket tarafından talep edildiğinin, davalının davacı şirkete ait bilgileri ticari faaliyetinde kullandığının ve davalı şirketin davacı şirketin müşterilerine daha düşük fiyatla teklif verdiği iddialarının ise davacılar tarafından kanıtlanamadığı, aksine davalı tanığı ...'nin davacı ... tarafından kendisine davalı şirketin verdiği fiyattan daha düşük bir fiyat verebileceklerini söyleyerek, davacı şirketle çalışması için ikna edilmeye çalışıldığını beyan ettiği, bu nedenlerle davalıların bu şekilde bir haksız rekabette bulunmadıkları kanaatine varıldığı, davalıların haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen diğer eyleminin ise davalı şirketin Instagram hesabında davacıya ait işlerin resimlerinin yayınlaması olduğu, alınan bilirkişi raporları ile, davalıya ait ....architecture isimli Instagram hesabında daha önce davacının bummarchitecture isimli Instagram hesabında yayınlanan 5 adet resmin aynen yer aldığının tespit edildiği, bu resimlerin FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadıkları, ancak FSEK'nun 84/3. maddesi ve TTK'nun 55. maddsi uyarınca bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, davacı şirketin, davalıların haksız rekabeti nedeniyle aktiflerinde ne şekilde azalma olduğuna dair bir tespit yapılamadığı, davalı şirketin haksız rekabetin başladığı tarihten dava tarihine kadar 150.415,10-TL gelir elde ettiğinin hesaplandığı, ancak davalı ...'ün uzun yıllar davacı şirkette iç mimarlık faaliyetlerini yürüten bir kişi olması nedeniyle kendisine ait bir müşteri çevresinin mevcut olması, bazı işlerin ortaklığın bozulması sırasında davalı ... tarafından yapılmasına davacıların rıza göstermiş oldukları da göz önüne alındığında, bu dönemde davalı şirketin elde ettiği gelirin tamamını haksız rekabet nedeniyle elde ettiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle TBK'nun 50. maddesi uyarınca 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulün ile; davalı şirketin davacı adına tescilli ... tescil numaralı "... +ŞEKİL" markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan "...İNŞAAT VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ticaret unvanını markasal olarak kullanmak suretiyle davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz ettiklerinin TESPİTİNE, markaya tecavüzün men' ine, davalıların "..." ibaresini markasal olarak kullanmalarının yasaklanmasına, davalı şirketin bir süre "...İNŞAAT VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ticaret unvanını kullanmak, davacıya ait işlerin resimlerini instagram hesabında yayınlamak suretiyle davalıların haksız rekabette bulunduklarının tespitine, ve haksız rekabetin men ' ine, markaya tecavüz nedeniyle 24.147,77-TL haksız rekabet nedeniyle 50.000-TL olmak üzere toplam 74.147,77 TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... projesinin müvekkili şirket personeli ...'nın davalı şirkete geçmesi ile iltibas ve haksız rekabet yaratılarak, davalı şirket tarafından ele geçirildiğini yazılı delilleri ve tanık anlatımları ile ispat edildiğini, buna karşın tek bir davalı tanığı beyanı esas alınarak aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, ceza mahkemesi tarafından salt tek bir tanık ifadesine dayanılarak, herhangi bir bilirkişi raporu dâhi alınmaksızın ve hukuk dosyasındaki raporlar da göz ardı edilerek davalı hakkında beraat kararı tesis edildiğini, ... projesi kapsamında salt ceza mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek haksız rekabetin oluşmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, sundukları delillerin dikkate alınmadığını, taraflarınca gösterilecek hiçbir tanığın dinlenmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunmalarını tekrar ederek; eldeki davanın ispatlanamamış olup eksik ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, davacının özellikle belirttiği müşterilerden ... Okulları yetkilisinin İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında resen çağrılarak, ... mağazasının yetkilisi ve ... Mimarlık ve ... Mimarlık şirketinin ortak mali müşavirinin ise mahkeme huzurunda tanık olarak dinlendiğini, tanıkların beyanlarını doğrular şekilde herhangi bir aldatıcı davranış veya yanılma olmaksızın müvekkili ile çalışıldığı yönünde beyanlarda bulunduklarını, davacının zarara uğradığını iddia ettiği hususlarda, müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun olmadığının söz konusu tanık beyanlarıyla da doğrulandığını, hatalı hesap raporuna ve eksik incelemeye dayalı verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar ve itirazlarına dayanak olarak sundukları belgelerin, raporda hesaplamaya konu edilmediğini, huzurdaki uyuşmazlığa konu olaya ilişkin olarak Ceza Mahkemesince müvekkilin haksız rekabet suçunu ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemleri gerçekleştirmediğine yönelik tespiti ve bu doğrultuda verilen kesinleşmiş beraat kararının hukuk mahkemesini de bağladığını, bilirkişi raporu ile sundukları uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile davacıya ait bazı işlerin davalı tarafça bitirilmesi, davacıya ait iş yerinde çalışan mimarın davalı şirkette çalıştırılmaya başlanması, davalının davacıya ait işlerin kendi işleriymiş gibi kendi instagram hesabında fotoğraflarını yayınlamak suretiyle gerçekleştiği iddia olunan haksız rekabetin tespiti ve meni, FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüzün tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin ünvan değiştirerek, davacının "..+Şekil" markasının esas unsuru olan "..." ibaresindeki bir harf eksiltilerek ..." şeklinde █████/2017-█████/2017 tarihleri arasında kullanarak iltibasa neden olduğu, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, söz konusu dönemdeki davalı şirket kullanımları nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, tecavüz nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları ile, davalıya ait ....architecture isimli instagram hesabında daha önce davacının bummarchitecture isimli instagram hesabında yayınlanan 5 adet resmin aynen yer aldığının tespit edildiği, bu resimlerin kullanılmasının FSEK'nun 84/3. maddesi ve TTK'nun 55. maddsi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, bunun dışında kalan davacı şirkette çalışan mimar ...ı'nın işinden ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamasına ... Koleji ile ... şirketine ait işlerin davalı şirket tarafından yapılmasına dayalı haksız rekabet iddialarının davacı tarafça ispat edilemediği, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı, davacı tarafa ait yapılan işlerin davalı tarafa ait instagram sayfasında yayınlanmana dayalı haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, buna ilişkin maddi tazminat miktarının TBK'nın 50.maddesi uyarınca mahkeme tarafından belirlenmesinde ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 3-Davacılardan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan toplam 359,80 TL (179,90 x 2) harcın mahsubu ile bakiye 255,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalılardan alınması gereken 5.748,15 TL harçtan, peşin alınan toplam 2.876,00 TL (1.438 x 2) harcın mahsubu ile bakiye 2.872,15 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025