8. Ceza Dairesi, kıymetli damgada sahtecilik hükmünü, hologramların aldatma yeteneği araştırılmadan ve hatalı tekerrür uygulamasıyla verildiği gerekçesiyle bozdu.
Özet: Sanığın başka bir suçtan cezaevinde olduğu sırada evine yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle temyiz başvurusunun süresinde kabul edildiği yargılamada, kıymetli damgada sahtecilik suçuna konu hologramların aldatma kabiliyetlerinin ve kıymetli damga vasıflarının mahkemece duruşmada bizzat incelenip tespit edilmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması ve ayrıca tekerrür uygulamasında daha ağır cezayı gerektiren mahkumiyet yerine daha hafif cezanın esas alınması hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Kıymetli damgada sahtecilik
    HÜKÜM
    : Hükümlülük
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    Yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre konutunda tebliğ edildiği tarihte sanığın başka suçtan cezaevinde bulunduğu, tebligatın bu nedenle usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine gerçekleşen temyiz başvurusu süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
    1-Kıymetli damgada sahtecilik suçunun gerekçesinde, "kıymetli damgaların bir vasıtalı verginin veya harcın ödendiğini belgelemekle birlikte üzerlerinde taşıdıkları nominal değerle alınıp satıldıkları ve çok kere bir ödeme vasıtası olarak tedavül ettikleri, bu özelliklerinin de kıymetli damgaları bir vergi veya harcın ödendiğini gösteren bir makbuz olmaktan çıkardığı ve paraya yaklaştırdığı, bu nedenle de kıymetli damgalarda sahtecilik fiilerinin ayrı bir suç olarak tanımlandığının" belirtilmesi karşısında, suça konu hologramların bu vasıflara sahip olup olmadığı ve 26.06.2008 tarihli kriminal raporda inceleme konusu hologramların motorlu araç trafik belgelerinin arka yüzlerindeki muayene hanelerinde sahte olarak yapılmış olan araç muayene işlemlerine istinaden kullanılmaları durumunda aldatma kabiliyetine haiz oldukları belirtilmesine göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olması karşısında emanete kayıtlı suça konu hologramların duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    2- Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında TCK.nun 58. maddesi gereği hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken daha ağır cezayı gerektiren mahkumiyet hükmü yerine daha hafif cezanın tekerrüre esas alınması,
    Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK 326/son maddesi uyarınca sanığın tekerrür bakımından kazanılmış hakları saklı tutularak bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!