Bağ-Kur sigortalısının kurum hatasından kaynaklı fazla ödediği primlerin iadesi ya da yaşlılık aylığına etkisi nedeniyle yeniden hesaplanması talebi davası.
Özet: Davacı, 1974te başlayan Bağ-Kur prim ödemelerinde sicil numarası değişiklikleri, hatalı hesaplamalar ve önceki ödemelerin yansıtılmaması gibi kurum kusurlarından kaynaklandığını öne sürdüğü fazla primlerin faiziyle birlikte iadesini yahut bu fazla ödemelerin dikkate alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını talep etmiş; davalı kurumun hesaplamalarda hata olmadığı yönündeki savunmasına karşın, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının Bağ-Kur dosyasında emeklilik maaşına yansıtılması gereken fazla prim ödemesi tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 25. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki terditli olarak fazla prim ödemelerinin iadesi ya da yaşlılık aylığının fazla prim ödemeleri nazara alınarak yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02.09.1974 tarihinde Bağ-Kur'a kayıt olduğu, 1980 tarihine kadar primlerini düzenli olarak ödediği, 1980 yılında işyerini kapatıp 1986 yılına kadar yurt dışında olsa da primlerini işletilen faiz ve cezalar ile birlikte ödemeye devam ettiği, 1991 yılında yeni bir Bağ-Kur sicil numarası verildiği, bu sicil numarasına eski sicil numarası döneminde ödemiş olduğu primlerin işletilmediğinden hak kaybı yaşanmasına sebebiyet verildiği, sicil numaralarının değiştirildiği dönemde davalı Kurumun hata yaptığının haricen öğrenildiği, fakat tüm görüşme ve taleplere rağmen bu yanlışlığın düzeltilmediği, 2002 yılında prim borcu olup olmadığını öğrenip peşin olarak ödemek istediğinde borcu olduğunun ve peşin ödeyemeyeceğinin belirtilerek 20 ay boyunca ödeme yaptırıldığı, 2003 yılında tüm prim borçlarını fazlasıyla ödemiş olduğundan emekli olmak için Kuruma başvurduğu, 58 yaşını doldurması gerektiği bilgisinin verildiği, 2007 yılına kadar primlerini ödemeye devam ettiği, 58 yaşında Kuruma emeklilik için başvuruda bulunduğu, Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden eski sicil numarası dönemindeki dosyasını istediğinde Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün emekli olamayacağı ve emekli olması için 1974-1982 yılları arasındaki günlerin sayılması için dilekçe vermesi gerektiğinin bildirdiği, bu dilekçenin verildiği, sonrasında askerlik borçlandırması yaptırılarak emekli olunduğu, 1984-1985-1986 yıllarında yatırılmış olan ve dosyasına yansıtılmayan primlerin fazla bedeli 1986 yılı 3. ayında 128.218,00 TL'nin sistemde de görüldüğü, yine 1991 yılının 11. ayında 121.946,00 TL'nin ödenmiş fazla prim ödemesi mevcut olduğu, bu bedellerin kayıtlardan da görüldüğü, 1974-1976 yılları arasında Bağ-Kur kaydı başlangıcı olan prim ödemelerini de fazlasıyla yapmış olan bir kişinin mevzuat gereğince emeklilik için 25 yıl şartına ihtiyacı olmamasına rağmen haksız olarak fazla prim ödetildiği, ödenen primleri esas almaksızın 25 yıl süresini gözeterek emekli olması için gerekli işlemleri yapan Kurumun hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiği, fazla ödediği primlerin iadesi yahut emeklilik hizmetlerinin yeniden düzenlenerek fazla ödenen primlerin maaşına ve emeklilik durumuna yansıtılmasının 16.07.2020 tarihinde eski dosyasının mevcut olduğu Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden dilekçe ile istendiği, Kurum tarafından işlem yapılmadığı gibi cevap verilmediği iddiasıyla fazla ödenen primlerin faizi ile birlikte şimdilik 100,00 TL ödenmesi yahut fazla ödenen primlerin esas alınarak emeklilik hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi, fazla ödenen primlerin maaş ve basamağı yansıtılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II.CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin davacının aylık tutarına itiraz etmesi sonucu yapmış olduğu incelemede, 02.09.1974 tarihli 4/1-b tescil kaydı ile 13. basamaktan 8919 gün 4-b prim günü ve 597 gün askerlik hizmeti borçlanması olarak toplamda 9516 gün hizmet ile maaş hesabı yapıldığı ve yaşlılık aylığı bağlandığı, yapılan incelemeler neticesinde bağlanan aylıkta herhangi bir hata ve eksiklik olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının 01.12.2007 tarihinde yaşlılık aylığı almakta olduğu, 29.12.2014 tarihli başvurusu üzerine Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin 29.03.2017 tarihli yazısı ile Kurum hatası nedeniyle 234,87 TL eksik ödeme saptandığının ve bankaya müracaat halinde ödeneceğinin bildirildiği, Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.04.2016 tarihli yazısında davacının Bağ-Kur dosyasının incelendiği, primlerden dolayı fazla ödemesinin olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının maaş ve basamak intibakına yansıtılması gereken fazla prim ödemesinin mevcut bulunmaması nedeniyle davacının yaşlılık aylığının düzeltilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.09.1974 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilen davacıya 02.09.1974 - 20.04.1982, 22.03.1985 - 25.04.1986, 01.11.1991 - 19.11.2007 tarihleri arasında 24 yıl 9 ay 9 gün Bağ-Kur sigortalılığı ile 597 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 9516 prim ödeme gün sayısı ve 13. basamak üzerinden 01.12.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edildiği, davacının 02.09.1974 tarihindeki tescilinden sonra Mersin Sanayi ve Ticaret Odası kaydına istinaden 07.07.1994 tarihinde mükerrer olarak 01.11.1991 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yapılmış ise de 20.08.2003 tarihindeki talebe istinaden Bağ-Kur sicil numaralarının eski/ilk sicil numarasında birleştirildiği, bu dönemde mükerrer sicil numarasına yapılmış bir prim ödemesine rastlanılmadığı gibi fazla prim ödemesinin de bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A.Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ikinci bir sicil numarası verilip prim ödemelerinin aktarılmadığı, primlerin iki kez tahsil edildiği, Kuruma defalarca ödeme için talepte bulunduğu, hak kaybının söz konusu olduğu ve Kurum işlemi ile Mahkeme kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, terditli olarak fazla prim ödemelerinin iadesi ya da yaşlılık aylığının fazla prim ödemeleri nazara alınarak yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!