Kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine karşı, borçlunun imza ve yetkisizlik itirazının iptali istemli dava.
Özet: Kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali talebiyle açılan bu davada; davacı banka, hesap kat ile muaccel hale gelen likit alacağının tahsili için gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmeyen borcun tahsilini engellemek amacıyla kredi sözleşmesindeki imzaya haksız itiraz edildiğini ve bu durumun icra inkar tazminatını gerektirdiğini iddia ederken, davalı ise davanın usulden süre veya yetkisizlik nedeniyle reddini, esas yönünden ise sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ve müteselsil kefilliğin geçersizliğini savunarak kendi lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali), Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, borçluya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalının hesabı kat edildiğini, hesap kat ile birlikte kredi alacağı muaccel hale geldiğini, ... 1. Noterliğinin ... tarihli ...yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve hesap özetinin borçluya gönderilmiş olduğunu, hesap kat ihtarnamesine süresi içerisinde cevap vermeyen borçluya icra takibi başlatıldığını ancak borçlunun kötü niyetle takibe itiraz etmiş olduğunu, borçlu tarafından icra takibine yönelik olarak yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun olup tamamen icra-i süreci uzatmaya yönelik olduğunu, takibe dayanak evraklardan kredi sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya yapılan itiraz sırf yargılama sürecini uzatmak için yapılmış olduğunu, borçlunun krediyi kullandığına ve kredi tutarından menfaatlendiğine dair itirazı yokken kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesinin abesle iştigal olduğunu, borçlunun imzaya itirazı haksız ve süreci uzatmaya matuf olduğunu, imzaların borçluya ait olduğunu, borca itiraz dilekçesinde de imzanın kendisine ait olmadığını gösteren herhangi bir delil sunulmamış olduğunu, imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlunun krediyi kullandığı dönemde itiraz etmeyip icra takibi başlatıldığı sırada takibe itiraz etmiş olmasının da kötü niyetli olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, faizin sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, akdi faizin, temerrüt faizi ve oranı genel kredi sözleşmesinde açıkça düzenlenmiş olduğunu, davalının işbu sözleşmeyi imza etmek suretiyle şartlar ile faiz oranını kabul ve beyan ettiğini açıkça kabul etmiş bulunmakta olduğunu, kredi alacağının likit, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlunun kullandığı krediyi, kredi taksitlerini bilmekte olduğunu, alacağının likit olduğunu, hiçbir gerekçe içermeyen, kredi kullanmasına ve kredi taksitlerini ödememesine rağmen sırf alacak tahsil süreçlerini geciktirmeye yönelik haksız itiraz sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yetki hususunun sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
ASIL DAVADA SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğinden, esasa girilmeksizin süre yönünden reddi gerektiğini, süre yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Genel Kredi Sözleşmesinin 61. maddesinde yetki hususunun düzenlenmiş olduğunu, mahkemelerin yetkisinin ancak kanunla belirleneceğini, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yetkili mahkeme değilse burada itirazın iptali davası açılamayacağını, icra takibine yetki yönünden de itiraz edildiğinin sabit olduğunu ve yetkili yerin ... olduğunun belirtilmiş olduğunu, işbu davada; salt icra takibinin ...'da açılmış olması sebebiyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olamayacağını, genel yetki kurallarına göre ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kredi sözleşmesindeki ilgili bölümlerin müvekkilinin el yazısı ile yazılmadığını, imzanın da müvekkiline ait olmadığını, müteselsil kefilliğin kesin hükümsüzlüğü nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacının %20den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kredi sözleşmesi akdedilmiş, borçluya kredi kullandırılmış olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalının hesabı kat edilmiş, hesap kat ile birlikte kredi alacağı muaccel hale gelmiş olup, ... 1. Noterliği'nin... tarihli ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve hesap özetinin borçluya gönderilmiş olduğunu, hesap kat ihtarnamesine süresi içerisinde cevap vermeyen borçluya icra takibi başlatılmış ancak borçlu kötü niyetle takibe itiraz etmiş olduğunu, borçlu tarafından icra takibine yönelik olarak yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun olup tamamen icra-i süreci uzatmaya yönelik olduğunu, takibe dayanak evraklardan kredi sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya yapılan itiraz sırf yargılama sürecini uzatmak için yapılmış olduğunu, borçlunun krediyi kullandığına ve kredi tutarından menfaatlendiğine dair itirazı yokken kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesinin abesle iştigal olduğunu, borçlunun imzaya itirazı haksız ve süreci uzatmaya matuf olduğunu, imzaların borçluya ait olduğunu, borca itiraz dilekçesinde de imzanın kendisine ait olmadığını gösteren herhangi bir delil sunulmamış olduğunu, imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlunun krediyi kullandığı dönemde itiraz etmeyip icra takibi başlatıldığı sırada takibe itiraz etmiş olmasının da kötü niyetli olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, faizin sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, akdi faizin, temerrüt faizi ve oranı genel kredi sözleşmesinde açıkça düzenlenmiş olduğunu, davalının işbu sözleşmeyi imza etmek suretiyle şartlar ile faiz oranını kabul ve beyan ettiğini açıkça kabul etmiş bulunmakta olduğunu, kredi alacağının likit, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlunun kullandığı krediyi, kredi taksitlerini bilmekte olduğunu, alacağının likit olduğunu, hiçbir gerekçe içermeyen, kredi kullanmasına ve kredi taksitlerini ödememesine rağmen sırf alacak tahsil süreçlerini geciktirmeye yönelik haksız itiraz sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yetki hususunun sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğinden, esasa girilmeksizin süre yönünden reddi gerektiğini, süre yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Genel Kredi Sözleşmesinin 61. maddesinde yetki hususunun düzenlenmiş olduğunu, mahkemelerin yetkisinin ancak kanunla belirleneceğini, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yetkili mahkeme değilse burada itirazın iptali davası açılamayacağını, icra takibine yetki yönünden de itiraz edildiğinin sabit olduğunu ve yetkili yerin ... olduğunun belirtilmiş olduğunu, işbu davada; salt icra takibinin İstanbul'da açılmış olması sebebiyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olamayacağını, genel yetki kurallarına göre yetkili Mahkemenin belirleneceğini, davacı banka tarafından, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu, takip konusu kredi kapsamındaki yazı ve imzalara, icra takibine, takip kapsamındaki tüm borç tutarlarına, tüm faiz ve ferilere itiraz edilmiş olduğunu, üç taksit için hesabı kat edildiğinden bahsedilmişse de, bu üç taksitin toplam tutarının 159.967,58-TL olmadığını, gönderilen hesap kat ihtarnamesinin ve buna istinaden ikame edilen icra takibi ile kredinin güncel durumu arasında tutarsızlık bulunmakta olduğunu, 159.967,58-TL'nin (asıl alacak olduğu iddia edilen meblağ) hangi dönemleri kapsadığı açık ve net olmadığını, çünkü ödeme emrine ek olan ihtarnamedeki taksitlerin (3 taksit) toplam tutarı, bu meblağdan daha düşük olduğunu, bu sebeple icra takibindeki borç tutarı gerçeği yansıtmamakta olduğunu, tutarsızlık olduğunun ortada olduğunu, dava konusu kredi limitinin 390.000-TL olduğunu, işbu kredinin, yapılandırma kapsamında ...'a kullandırılmış olduğunu, ...'a verilen kredinin ise daha düşük olduğunu, yapılandırma işlemi uygulandığı için limitin yükseltilmiş olduğunu, yapılandırma öncesinde ise müvekkilinin adının herhangi bir yerde geçmemekte olduğunu, işbu kredi sonrası müvekkilinin adı geçmeye başlanmış olduğunu, hesap kat ihtarnamesine süresi içerisinde cevap verilmediğinden bahsedilmişse de işbu dava ile hesap kat ihtarnamesinden haberdar olunduğunu, çünkü hesap kat ihtarının tebliğinin, Tebligat Kanununun 21. maddesine göre usulsüz olarak muhtara yapılmış olduğunu, yapılan ilk tebligatın muhtara yapılmasının usulsüz olup müvekkilinin adresinin de "..." olmadığını, usulsüz olarak muhtara yapılan tebligattan da, ikametgahının farklı adreste olmasından da görüleceği üzere haberdar olmadığını, bu nedenle iddia edildiği üzere hesap kat ihtarnamesine süresi içerisinde cevap verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin kefilliği geçersiz ve kesin hükümsüz olduğundan, bunlara bağlı olarak talep edilen faiz, vergi ve masraflara ilişkin sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı tarafça talep edilen faiz ve ferilerin (vergi ve masraflar) kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla faiz oranı da usul ve yasaya aykırı olup itiraz ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle yetki itirazında bulunarak İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek esasa girilmeksizin yetkisizlik kararı verilmesini, haksız ve dayanaksız davanın, tüm talepleri ile birlikte reddini, kötü niyetli davrandığı açıkça görülen davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davalarda dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
Asıl davaya konu ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 75.823,91TL asıl alacak, 222,30 TL vergiler, 4.445,87TL faiz ve 290,91 TL masraf olmak üzere toplam 80.782,99 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin █████/2021 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde █████/2021 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, icra müdürlüğünün yetkisine, takip dayanağı belgelerdeki yazı ve imzalara itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davaya konu ... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 159.967,58 TL asıl alacak, 5.199,68 TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 7.852,61 TL işlemiş tem.faiz,392,63TL vergiler toplamı, 409,77 TL masraf olmak üzere toplamda 173.822,27 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin █████/2022 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde █████/2022 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, icra müdürlüğünün yetkisine, takip dayanağı belgelerdeki yazı ve imzalara itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, dava dışı ... asıl borçlu, davalı ...'ın da müteselsil kefil sıfatıyla imzalayıp taraf olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 61. maddesinde İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkisine yönelik yetki şartı bulunması, HMK'nın 17. ve devamı maddeleri ile TTK'nın 7. maddesi uyarınca yetki şartının taraflar açısından geçerli olması nedeniyle davalının yetkiye yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafından icra takibine konu genel kredi sözleşmesindeki imza ve yazıların davalıya ait olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş, mahkememizce mukayeseye elverişli davalıya ait imza ve yazı örnekleri asılları toplanmış, davalının imza ve yazı örnekleri talimat mahkemesi aracılığı ile alınmıştır.
Genel kredi sözleşmesindeki yazı ve imzaların davalının eli ürünü olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda inceleme konusu... 8 sayfadan ibaret 08.06.2017 tarihli, taahhüt edeni ..., müteselsil kefil ... olan genel kredi sözleşmesindeki ...'a atfen atılmış olan imzanın karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, alınan raporda yazıların davalının eli ürünü olup olmadığı hususları değerlendirilmediği anlaşılmakla ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan █████/2024 tarihli ek raporda; inceleme konusu kredi sözleşmesindeki kefil hanesinde bulunan "...", "390.000 TL", "müteselsil", "08.06.2017" yazı ve rakamlarının karşılaştırma belgelerindeki yazı ve rakamlarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran davalı ...'ın eli ürünü olduğu, kredi sözleşmesindeki ..." yazı ve rakamlarının karşılaştırma belgelerdeki yazı ve rakamlarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran davalı ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya hesap yapılması bakımından bankacı bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi █████/2024 tarihli raporda; davacı bankanın, asıl ve birleşen davaların dayanağı olan ... 31. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından (asıl dava) ve ... 22. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasından (birleşen dava) davalı/borçlu ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla talep edebileceği toplam alacağı olarak; asıl davada ... 31. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından █████/2021 takip tarihi itibariyle... referanslı taksitli ticari kredi için işbu takip dosyasından fazla taleplerin yerinde olmadığı, 75.823,91TL asıl alacak için takip █████/2021 tarihinden itibaren talebe uygun olarak %27,60 temerrüt faizi talep edebileceği, b)birleşen dava yönünden ise, davalı ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, talep edilebilecek toplam banka alacağının davacı bankanın talebine uygun olarak; 159.967,58TL asıl alacak, 5.199,68 TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 7.852,61TL işlemiş tem.faizi, 392,63TL BSMV, 409,77 TL iht. masrafı olmak üzere toplamda 173.822,27 TL talep edebileceği, takip █████/2022 tarihinden itibaren 159.967,58TL asıl alacağa talebe uygun olarak %26,40 temerrüt faizi talebinin uygun talep olduğu, gerek asıl dava gerekse birleşen dava dayanağı olan ilgili icra takip dosyalarından talep edilebilecek alacakların davalının kefalet (390.000TL) limiti içinde kaldığı şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçe ile davaya konu icra dosyasındaki borcun tamamen ödendiğini, işbu davanın konusuz kaldığını, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğinden dolayı taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesini talep etmişse de birleşen davaya konu ... 22. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde bu dosyanın da infazen kapatıldığı görülmüştür.
Kredi sözleşmelerindeki imza ve yazıların davalı ...'a ait olup olmadığı yönünde yaptırılan bilirkişi incelenmesi neticesinde alınan kök ve ek raporlarda davalı adına atılan imzalar ile kefalete ilişkin yazılar ve rakamların davalının eli mahsulü olduğunun tespit edildiği görülmüş, sadece adrese ilişkin yazılan yazı ve rakamların davalıya ait olmadığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar mahkememizce bu hususun aydınlatılmasına yönelik dosya ATK'ya tevdi edilmişse de, sözleşmede yazılı adres satırlarının davalı tarafından yazılmasını gerektirir bir yasal düzenleme olmadığı, el yazısı ile sadece kefalete ilişkin sorumluluk beyanının davalı tarafından yazılması ve imza edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin davanın konusuz kaldığına dair dilekçesi de göz önüne alınarak dava dosyası ATK'dan geri istenilmiştir.
Hesap bilirkişisi tarafından yapılan incelemelerde davalı kefilin davalı bankaya takip tarihi ile sorumluluğunun asıl dava dosyası nedeni ile 79.044,66 TL, birleşen dava dosyası nedeniyle 173.822,27 TL olmak üzere toplam 252.866,93 TL olduğu tespit edildiğinden davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla, haklılık durumuna göre davacı lehine icra inkar tazminatına, vekalet ücretine ve yargılama giderine, davalının haklılık durumuna göre davalı lehine yasal vekalet ve sair ücretlere hükmedilmekle, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamda eldeki davanın konusuz kaldığı değerlendirilmiş ve davacı tarafça açılan davanın konusuz kalmasından dolayı esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı Tarafça Açılan Asıl Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle Esası Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1/a-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden davacının takip tarihi itibari ile alacağında haklı olduğu hesap edilen 79.044,66 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 15.808,93 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
1/b-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.370,81‬ TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭‭755,41‬‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.738,33-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
1/e-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Davacı Tarafça Açılan Birleşen Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle Esası Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2/a-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden davacının takip tarihi itibari ile alacağında haklı olduğu hesap edilen toplam 173.822,27 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 34.764,45 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2/b-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 2.968,45‬‬ TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭‭‭2.353,05‬‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2/c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2/d-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacının yaptığı asıl davada ilk masraf ‭‭80,70 TL, birleşen davada ilk masraf 179,90 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL, posta gideri ‭‭‭1.150,00 TL olmak üzere toplam ‭‭‭7.410,6‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
6-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
█████/2025 tarihli karar duruşmasının gereği düşünüldü kısmının 1 nolu maddesinde, "1-Asıl ve birleşen davaların konusuz kalması nedeniyle REDDİNE," karar verildiği ancak "REDDİNE" ibaresinin sehven yazıldığı, yapılan bu açık maddi hatanın 6100 sayılı HMK'nın 304. Maddesi uyarınca mahkemece resen tashih edilebileceği anlaşılmakla;
1-Davacı Tarafça Açılan Asıl Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle Esası Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı Tarafça Açılan Birleşen Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle Esası Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, şeklinde TASHİHİNE,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!