Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürme suçundan verilen karara yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin meşru savunma, haksız tahrik ve ceza miktarı itirazlarını esastan reddederek bölge adliye mahkemesi hükmünü onadı.
Özet: İşbu yüksek mahkeme kararı, kasten öldürme suçundan sanığa verilen 18 yıl hapis cezasını ve buna ilişkin haksız tahrik indirimini onayan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin ileri sürdüğü meşru savunma iddiaları ile katılan vekillerinin haksız tahrikin uygulanmaması yönündeki talepleri dahil olmak üzere, tüm temyiz sebeplerinin yargılama sürecindeki usul ve kanun uygunlukları, delillerin isabetli değerlendirilmesi, suç vasfının doğru belirlenmesi, meşru savunma koşullarının oluşmaması ve uygulanan haksız tahrik indirim oranının yerinde bulunması gerekçeleriyle reddedildiğini ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirterek, bölge adliye mahkemesinin kararını oy birliğiyle esastan onamıştır.
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, her ne kadar Tebliğname'de katılanlar vekilinin temyiz sebeplerine yer vermediği ve bu sebeple temyizin reddi gerektiği belirtilmiş ise de, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği tüm temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiğinin anlaşıldığı, 298. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin birinci fıkrası, 29. maddesinin birinci fıkrası, 53. maddesinin birinci fıkrası, 54. maddesinin birinci fıkrası ve 63. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, müsadereye, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca emanet eşyaları yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usule, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
    2. Katılanlar Bedriye, Mirze, Bedriye, Ceylan, Emre vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    1. Her ne kadar Tebliğnamede katılanlar Bedriye, Mirze, Bedriye, Ceylan ve Emre vekilinin temyiz sebeplerine yer vermediği ve bu sebeple temyizin reddi gerektiği belirtilmiş ise de; temyiz içeriğine göre ceza miktarına ve esasa yönelik temyiz sebeplerine yer verildiği anlaşıldığından Tebliğname'nin temyizin reddine ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.
    2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!