Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, süresi dolan kefalet senedinin uzatılmaması, muvazaalı işlem iddiaları ve alacak talebiyle açılan ticaret davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, yüklenici firma ile akdedilen sözleşmeler kapsamında, süresi dolan 3.000.000 TLlik kefalet senedinin, davalı kefil şirket tarafından uzatılmaması ve diğer davalı yüklenicinin prim ödememesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmektedir; davacı, kefalet senedinin uzatılacağı yönündeki iletişimlere güvenerek tazmin başvurusunda bulunmadığını ve ayrıca yükleniciden KDV tevkifatından kaynaklı alacakları olduğunu belirtirken, kefil şirket ise, yüklenicinin uzatım primini ödemediğini, senedin uzatılmasının kendi takdirinde olduğunu ve vade bitiminde sorumluluğunun sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
:.....
DAVANIN KONUSU
: Alacak
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ... .. arasında imzalanan 26.12.2018 ve 28.06.2019 tarihli "... Alımının 7. Bölgede (Adana) Yürütülmesi" sözleşmeleri kapsamında ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen 3.000.000,00-TL tutarlı kefalet senedinin süresinin 31.12.2021 tarihinde dolduğunu, davalı .....19.11.2021 tarih ve 15267 sayılı yazıyla teminat mektubu süresinin uzatılmasının bildirildiğini, uzatmanın yapılmasına ilişkin dilekçenin ... ... A.Ş.'ye de vade süresi içinde ulaştığını, adı geçen ... şirketinden alınan 30.12.2021 tarihli e-mailde; kefalet senedinin uzatılması hususunda gerekli işlemlerin başlatıldığı ve vade uzatım zeyilname aslının müvekkili şirket adresine kargo ile ulaştırılacağının ifade edildiğini, kefalet senedinin süresini uzatma hususunun 31.12.2021 tarihli ve 16208 sayılı yazı ile ... ve Muhasebe Başkanlığına iletildiğini, ancak davalı ... ... A.Ş. ile yapılan görüşmelerde, yüklenici firma tarafından uzatım için gerekli bedelin ödenmediği, dolayısıyla kefalet senedine ilişkin süre uzatmanın yapılmadığı bilgisine ulaşıldığını, bu nedenle sözleşmeden kaynaklı alacaklarının tahsili için 3.000.000,00-TL bedelli kefalet senedinden mahrum kalındığını, davalı yüklenicinin sözleşme şartlarına aykırı davrandığını, dava konusu sözleşmeler kapsamında alınan ... ... ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen 500.000,00 TL ve ... A.Ş. tarafından düzenlenen 955.000.00 TL tutarlı banka teminat mektupları müvekkili şirket tarafından nakde çevrilmiş ise de, KDV tevkifatından kaynaklı alacaklar kapsamında müvekkili şirketin yükleniciden 9.528.641,22-TL alacaklı olduğunu, KDV tevkifatından kaynaklı borcun tahsiline yönelik yasal sürecin başlatılması zorunluluğunun doğduğunu, davalıların kefalet senedinin süre uzatım işlemlerine ilişkin muvazaalı işlem yaptıklarını, müvekkilince kefalet senedinin süresinin uzatılacağı konusundaki irade beyanlarına uyularak vade süresi içerisinde tazmin başvurusunda bulunmadığından kefalet senedinin hükümsüz hale geldiğini, ... şirketi ve yüklenici firmanın sözleşmenin devamı konusunda borç altına girmelerine rağmen edimlerine aykırı hareket ederek kefalet senedinin süresini uzatmayarak taraflarını zarara uğrattığını ileri sürerek, taraflarına aynı bedelli bir kefalet senedi/teminat mektubu yahut nakit teminat sunulmasını, bunun mümkün olmaması halinde 3.000.000,00 TL'nin taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili, kefalet senedinin 31.12.2020 tarihine kadar geçerli olacak şekilde düzenlendiğini, senet vadesinin 21.12.2020 tarihinde Kesin Kefalet Senedi Zeyilnamesi ile 31.12.2021 tarihine kadar uzatıldığını, bu tarihe kadar müvekkili şirkete, davacı tarafından yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde kefalet senedinin hükümsüz olacağının zeyilnamede belirtildiğini, 31.12.2021 tarihine kadar geçerli olan kefalet senedinin, diğer davalı sigortalının uzatıma ilişkin gerekli primi ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle vadesinin uzatılması işleminin gerçekleştirilmediğini, Kefalet Sigortası Genel Şartları A.4 maddesi ve TBK'nın 600. maddesi uyarınca müvekkili şirketin kefalet senedinin vade süresi bitiminde doğan zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını, Kefalet Sigortası Genel ve Özel Şartları incelendiğinde, vade uzatım talebini kabul edip etmemekte sigortacının serbest olduğu, ek prim tahakkuk ettirerek vade uzatım gerçekleştirebileceği yahut vade uzatım talebini kabul etmeyeceği yönünde seçimlik hakkı olduğunu, yine ... sözleşmesinde yapılacak değişikliklerin yazılı olarak yapılması gerektiği, müvekkili şirketçe "vade uzatım işlemleri tamamlanınca" vade uzatım zeyilnamesinin iletileceği ... yetkililerine bildirilmiş ise de, burada poliçe vadesinin kesin olarak uzatılacağı yönünde bir irade bildirimi bulunmadığını, yazılı şekilde ... poliçesinde değişiklik yapılana kadar, poliçenin mevcut şartlarla geçerliliğini sürdürdüğünü, bu nedenle somut olayda müvekkili şirketi sorumlu tutmaya çalışmanın hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının iddialarının somut olay bakımından gerçekliğe uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı ... şirketi tarafından, davacı şirkete, vade uzatım işlemleri tamamlanınca vade uzatım zeyilnamesinin iletileceğinin bildirilmesinin, poliçe vadesinin kesin olarak uzatılacağı anlamına gelmediği, diğer davalı şirketin gerekli primi ödememesi nedeniyle kefalet senedinin vadesinin uzatılması işleminin gerçekleştirilmediği, muvazaalı işlemden bahsedilemeyeceği, davada kefalet senedi düzenlemesi sonucu oluşan bir zararın tazminin talep edilmediği, sadece kefalet senedi bedeline yönelik teminat vasıflı talepte bulunulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ... şirketi yetkilisince müvekkili şirkete gönderilen mailde yanlış bilgi verildiğini, kefalet senedinin vadesinin uzatılmaması nedeniyle müvekkilinin dolaylı olarak zarara uğradığını, yüklenicinin sözleşme şartlarına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin KDV tevkifatından kaynaklı davalı yükleniciden 9.528.641,22 TL alacaklı olduğunu, KDV tevkifatından kaynaklı söz konusu borcun tahsili için yasal sürecin başlatılması zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin kefalet senedinin süresinin uzatılacağı konusundaki irade beyanına uyarak vade süresi içinde tazmin başvurusunda bulunmadığını, kefalet senedinin hükümsüz hale geldiğini, taraflar arasında devam eden hukuki ilişkinin devamı konusunda anlaşma bulunduğundan davalıların müvekkiline aynı koşul ve bedeli içeren kefalet senedi sunma borcu doğduğunu, davalı şirketin taahhüdünü ihale dokümanına uygun yerine getirmediğini, davalı şirket lehine 241.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, 3.000.000,00-TL bedelli kefalet senedi/teminat mektubu ya da nakit teminat sunulması, mümkün olmaması halinde 3.000.000,00-TL ödenmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı ile davalı şirket arasındaki hizmet alım sözleşmesinin süresinin 31.12.2021 tarihinde dolduğu, bu sözleşme kapsamında diğer teminat senetlerinin yanında davalı ... şirketinin 3.000.000,00-TL bedelli kefalet senedinin de sunulduğu, davacı ile davalı şirketin aralarında sözleşmenin süresini uzatmayı kararlaştırdıkları, bunun için teminat mektubu ve kefalet senetlerinin süresinin uzatılmasının gerektiği, davacının davalı şirkete gönderdiği 19.11.2021 tarih ve E-48618261-934.02-15267 sayılı yazı ile taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine ilişkin olarak verilen iki adet teminat mektubu ve dava konusu kefalet senedinin sürelerinin 31.12.2021 tarihinde sona ereceği, en az 31.12..2022 tarihine kadar süresi uzatılmış kesin teminat mektuplarının veya uzatımına ait ilgili banka yazısının en geç 17.12.2021 tarihi mesai bitimine kadar getirilmesi, aksi takdirde teminatların nakte çevrilerek emanet hesapta tutulacağı hususunun bildirildiği, bununla birlikte, 30.12.2021 tarihinde kefalet senedinin vadesinin uzatılması için davalı yüklenici şirketin diğer davalı ... şirketine gönderilen yazı ile, davalı ... şirketi tarafından davacıya gönderilen ve kefalet senedinin süresinin uzatılmasına ilişkin işlemlerin başladığının bildirildiği yazı yeterli görülerek senedin paraya çevrilme yoluna gidilmediği, takip eden süreçte davalı yüklenici şirketin gerekli primi yatırmaması nedeniyle süre uzatımının gerçekleştirilmediği, bu sebeple, davacının 3.000.000,00-TL'lik kefalet senedinden mahrum kaldığı, davacı vekilince davalı tarafların muvazaalı hareket ettikleri ileri sürülmüş ise de, davalı ... şirketinin diğer davalının gerekli primi ödememesi nedeniyle kefalet senedinin süresinin uzatılması işlemini gerçekleştirmediği, bu durumun muvazaalı bir işlem olarak değerlendirilemeyeceği, diğer davalı yüklenici şirket yönünden ise belgelendirilip talep edilen bir tazminat talebinin bulunmadığı, öte yandan, tazminat niteliğinde bir talep söz konusu olmadığından, nispi vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!