Kasten öldürmeye teşebbüs davasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediği için haksız tahrik indiriminin uygulanmamasını hukuka aykırı bularak yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde onanmasının ardından yapılan temyiz başvurusunda Yargıtay, olayın başlangıcında haksız ilk hareketin kimden kaynaklandığı tam olarak tespit edilemediği için, alt dereceli mahkemelerce haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesini hukuka aykırı bularak, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs vasfında ve delillerin yeterli olduğunu kabul etmekle birlikte hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1.Tarafların daha önceden birbirlerini tanıdıkları, mağdurun, sanığın ortağından telefon aldığı, olay tarihinde mağdurun sanığın bulunduğu tekel bayiine gittiğinde, taraflar arasında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemeyen şekilde çıkan tartışmada sanığın mağduru iteklediği ve kafası ile vurduğu, mağdurun da sanığa yumruk attığı ve aralarında boğuşma olduğu, devamında sanığın bıçakla mağduru sırtından ve sol ön koltuk altına yakın bölgeden iki bıçak darbesi ile hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliği, darbelerin sayısı ve şiddeti, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişliliği dikkate alındığında eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.3. İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tam olarak tespit edilemediği belirlenmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.