8. Ceza Dairesi, kasten yaralama temyizini reddederken, silahlı tehdit yerine genel güvenliği tehlikeye sokmaktan verilen mahkumiyet kararını karşı temyiz yokluğu nedeniyle bozma yapmadan, TCK 50/6 hükmündeki infaz yetkisi kısıtlamasını düzelterek 6136 sayılı yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından verilen hükmü onamıştır.
Özet: Sanığın kasten yaralama suçundan aldığı adli para cezasına ilişkin temyiz talebi kesin nitelikte olması nedeniyle reddedilirken; müştekinin aracına silahla ateş etme eyleminin aslında silahlı tehdit suçunu oluşturmasına rağmen karşı temyiz bulunmadığından genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm bozma nedeni sayılmamış, ancak adli para cezasının ödenmemesi halinde kısa süreli hapis cezasına dönüştürülmesine ilişkin TCK 50/6 madde uygulamasının yürürlükteki mevzuata aykırı olduğu tespit edilerek, bu kısmın hükümden çıkarılması suretiyle yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
    HÜKÜM
    : Hükümlülük
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    1- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan tayin olunan adli para cezasının tutarına göre hüküm, karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK.nun 305. ve 5237 sayılı TCK.nun 50/5. madde ve fıkrası hükmü uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
    2- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
    Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; müşteki ile aralarında çıkan tartışmadan sonra üzerinde bulunan tabanca ile olay yerinden uzaklaşmaya çalışan müştekinin içinde bulunduğu aracın arkasından ateş eden sanığın eyleminin belli bir kişiye yönelik olması nedeniyle silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
    Hükümden sonra 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğine karar verilmesi,
    Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!