Yargıtay 3. Ceza Dairesi, örgütle bağlantısı tespit edilemeyen sanığın terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçundan delil yetersizliği ve şüphenin sanık lehine değerlendirilmesiyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yargılanan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair bir bağlantı tespit edilememesi ve örgüt liderinin talimatıyla örgüte yardım kastıyla iltisaklı bankaya para yatırdığına veya bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozulmuş ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve ████████ E.- ████████ K. sayılı kararıSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
: TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarıncaİlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.