Site yönetim kurulu başkan ve yardımcısının 4/a kapsamında sigortalılık durumunun hizmet akdi mi vekalet akdi mi olduğuna dair idari para cezası ve hukuki ilişkinin tespiti uyuşmazlığı.
Özet: Bir site yönetimi, sosyal güvenlik kurumu tarafından yönetim kurulu başkanı ve yardımcısının hizmet akdine tabi sigortalı olması gerektiği tespitiyle kesilen idari para cezasına karşı, bu kişilerin gönüllülük esasına dayalı bir vekalet ilişkisi içinde çalıştığını ileri sürerek hizmet ilişkisi bulunmadığının tespiti için dava açmıştır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri site yönetiminin talebini kabul ederken, davalı kurum müfettiş raporunun aksinin eşdeğer delillerle ispatlanamadığı ve kararın sadece tanık anlatımlarına dayandığı gerekçesiyle temyize başvurmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 2. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... Yönetiminin davalı Kurum tarafından denetime tabi tutulduğunu, 09.10.2018 tarih ÖST-██████████ sayılı rapor tanzim edildiğini, söz konusu raporda, Site Yönetim Kurulu başkan ve yardımcısının belli bir ücret mukabilinde süreklilik arz edecek şekilde kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumlu olduğu ve bu sebeple bağımlılık unsurunu da sağladığından bahisle hizmet akdi gereği 4/a kapsamında sigortalı olmaları gerektiği; görev yaptıkları 07.01.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldıklarının ve bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiğinin kayıt altına alındığını, söz konusu rapora istinaden davalı Kurum tarafından 12.11.2018 tarihinde toplam 50.629,00 TL tutarında idari para cezası kesildiğini, site yönetimi ve yardımcılığı işleri toplantı sonucu belli bir karar nisabıyla tevdi edilip gönüllülük esasına göre belli bazı kimseler tarafından üstlenildiğini, söz konusu raporda da belirtilmiş olduğu üzere Kat Mülkiyeti Kanunu 38. maddesinde "Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur." ifadesine yer verildiğini, bu nedenle kat malikleri ile yönetici kimseler arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinden ziyade TBK'nın 502. madde ve devamında düzenlenmiş vekalet akdine göre değerlendirilmesi gerektiğini, yönetici kat malikleri adına işveren vekili gibi hareket ettiğini beyanla davacı ... ile 07.01.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı ve yardımcılığı yapmış olan Ömer Altuncu ile ... arasındaki hukuki ilişkinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; sigortalılar .... ile ...'nin davacı yanında hizmet akdine istinaden çalıştığı 09.10.2018 tarihli ÖST-██████████ sayılı rapor ile belirlendiğini, davacı tarafın aksi yöndeki itirazlarının Kurum Komisyonca reddedildiğini, söz konusu idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerektiğini, bir kişinin fiili çalışması olmaksızın işyerinde bulunması ve faaliyet yürütmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın resmi nitelikteki müfettiş raporunun aksini eş değer delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ... Sitesi ile dava dışı .... ve.... arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; idari para cezasının kesinleşmesi halinde aynı konuda menfi tespit davası açılamayacağını, Mahkemece sadece tanık anlatımlarına göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kurum denetim raporuna istinaden yapılan işleme karşı davacının Kurum nezdinde itirazın reddedildiğini, bir kişinin fiili çalışması olmaksızın işyerinde bulunması ve faaliyet yürütmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müfettiş raporunun aksinin eşdeğer belgelerle ispatlanabileceğini, ilgili kişilerin hizmet akdi ile çalışmadıklarının ispatlanamadığını, tanıkların Yargıtayın aradığı kriterlere uymadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava dışı.... ve ...'nin davacı işveren nezdinde çalışmadıklarının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.1.Sigortalıların ve hak sahiplerinin sosyal sigorta sisteminin tanıdığı haklardan yararlanmaları, ilgili mevzuatın sürekli, düzenli ve eksiksiz uygulanmasına bağlıdır. Söz konusu uygulamaların sigortalılar, işverenler, hak sahipleri ve üçüncü kişiler yönünden denetlenmesi 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesinde düzenlenmiş olup Kurum müfettişleri ile yetki verilen memurlarına denetleme ve tespit edilen hususları tutanak altına alma görevi verilmiştir. Kurum müfettişi ve memurlar tarafından tutulan tutanakların sigortalı veya hak sahipleriyle ilgili tespitler içermeleri halinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 tarihli ve ███████-632 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, dava konusu işleme konu kişilerin çalışmalarının niteliği ve sigortalılıklarının tescil veya iptali sonucunu doğuracağından anılan kişilerin hak alanlarını ilgilendirdiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla ilgili sigortalı veya hak sahiplerinin tutanak ve işlem iptaline ilişkin davalarda taraf olmalarında hukuki yararları bulunmaktadır.2.Eldeki davada; davacı ... yönetimine ait işyerinde Kurum müfettişi tarafından yapılan denetimde.... ve ...'nin 07.01.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında ücret karşılığı çalıştırıldıkları, buna göre davacı işveren ile aralarındaki ilişkinin hizmet akdi unsurlarını haiz olması nedeniyle re'sen bildirge ve bordro tanzimi gerektiği hususları tespit edilerek tutanak altına alındığı anlaşılmış olup davacı tarafın, yönetim kurulu başkanlığı ve yardımcılığı yapmış olan .... ve ... ile aralarındaki hukuki ilişkinin tespiti talebi yönünden İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir3. Davaya konu uyuşmazlık dava dışı .... ve ... isimli sigortalıların çalışmalarının varlığı ve giderek bu çalışmaların niteliği noktasında toplanmakta olup Kurum teftişi sonrasında tanzim edilen raporla re'sen sigortalı tescili yapıldığından, anılan kişilerin eldeki davaya taraf olmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca sigortalılar.... ve ...'nin davaya katılımının sağlanması için davacı tarafa süre verilmesi, anılan sigortalıların gösterdikleri deliller de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden yargılamanın sürdürülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.